Başbuğ sıkışınca milli iradeyi hatırladı
Akit gazetesine konuşan Her Yerde Adalet Platformu Başkanı Avukat Özkan Öztürk, Başbuğ’un mahkeme heyetine ilettiği talebi tutarsızlık olarak gördüğünü söyledi. Başbuğ’un hukuken böyle bir istekte bulunma hakkının olduğunu belirten Öztürk, ancak bunun siyaseten eleştirilebileceğini kaydederek, “Daha düne kadar halkın oylarıyla seçilmiş iktidarı yok sayan ve onları yok etmek için her türlü çalışmaları yapan bir şahsın, bugün zorda kaldığında milletin temsilcilerinden yardım beklemesi kabul edilebilecek bir durum değildir. Şu an itibariyle köşeye sıkışmış, yargı süreci içerisinde sanık sandalyesinde oturmuş olan bu şahsın, bunlar benim Başbakanım, bunlar benim Cumhurbaşkanım diyerek, bu kişilerin ifadelerine başvuralım demesi son derece trajik ve komik” dedi.
“MİLLİ İRADEYİ KABUL ETTİ”
Org. Başbuğ’un bu tavrının düşmanlık beslediği milli irade temsilcilerini kabul etme anlamına geldiğini vurgulayan Öztürk, şöyle konuştu: “Darbe sürecinde, olağanüstü dönemlerde bu ülke yönetilirken milli iradeyi ayaklar altına alan bu vesayetçi anlayışın, sıkıştığı zaman milli iradenin temsilcilerine tanık olarak başvurması demek milli iradeyi zımnen de olsa kabul ediyorum anlamına geliyor. Tanıklıkla ilgili mahkemeye verilen dilekçe, vesayetçi anlayışın zorda kaldığı zaman meselelere oportünistçe yaklaştığının göstergesidir. Keşke bunların hiçbiri olmasaydı. Bu ülkede darbeler olmasaydı ve milli iradenin temsilcileri iyi veya kötü ülkeyi yönetmiş olsalardı. O zaman hem ekonomik anlamda hem de siyasal anlamda ülke bugün bu meseleleri tartışmamış olurdu. Çünkü darbelerin ülkeye ağır maliyeti ortada.”
Erol Metin / Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.