O da GATA’ya sığındı
Dalga dalga büyüyen 28 Şubat operasyonları ve 27 Nisan bildirisiyle ilgili soruşturma başlatılması, eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı paniğe sevketti. Büyükanıt’ın, Akit’in 16 Mayıs tarihli “Şerefsizlik belgelendi” başlıklı sürmanşetinden sonra soluğu GATA Kardiyoloji Bölümü’nde aldığı öğrenildi.
Hastanede yatarak tedavi görmesi gerekmeyen Balyoz davası sanığı Emekli Orgeneral Ergin Saygun’u 1 yıl boyunca GATA’da tutan Tabip Tuğamiral Bekir Sıtkı Cebeci’yle temasa geçen Büyükanıt, ‘GATAkulli’ yöntemiyle yargıdan kaçmaya çalışıyor.
Akit’e mektup gönderen Şemdin Sakık, “Andıç” konusunda cuntanın talimatlarını yerine getiren Büyükanıt’ın kendisini yalan ifade vermeye zorladığını belirtmişti.
‘YÜKSEK TANSİYON’DAN
GATA’YA YATACAK!
Daha düne kadar göğsünü gere gere “27 Nisan bildirisini ben hazırladım” diyen Org. Yaşar Büyükanıt’ı hesap verme korkusu sardığı ortaya çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamuoyunda “e-muhtıra” olarak bilinen 27 Nisan 2007’de Genelkurmay sitesine konulan bildiriyle ilgili soruşturma başlatması ve PKK’nın eski iki numarası Şemdin Sakık’ın ifadelerine eklemeler yapılarak oluşturulan ‘Andıç’ın perde arkasını Akit’e anlatmasının ardından Büyükanıt’ın, GATA’ya kapağı atmak için bir dizi girişimlerde bulunduğu öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre, Büyükanıt, savcıların karşısına çıkmamak için hükümeti devirme planları yapan cuntacıların “koruyucu meleği” GATA Kardiyoloji Servis Şefi Tabip Tuğamiral Bekir Sıtkı Cebeci’den yardım istedi. Cezaevine girmekten korkan Büyükanıt, Cebeci’den kendisini “ağır hasta” olarak göstermesini rica etti. Bu “usulsüz” talebe olumlu karşılık veren Cebeci’nin, eski Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ı ‘yüksek tansiyon teşhisiyle’ aylarca hastanede yatırmayı planlandığı öne sürülüyor.
DARBECİ GENERALLER
ONA KOŞUYOR!
Yatmasını gerektirecek bir hastalığı olmamasına rağmen Yaşar Paşa’yı GATA’ya yatırması, Tabip Tuğa. Cebeci’nin ilk vukuatı olmayacak. Cebeci’nin Ergenekon ve Balyoz sanığı generalleri usulsüz bir şekilde GATA’da tuttuğu da deşifre olmuştu. Riskli bir durumu olmamasına rağmen Balyoz sanığı Emekli Orgeneral Ergin Saygun, 13 ay boyunca Cebeci’nin gözetiminde GATA’da kalmıştı. GATAkulli oyununun bozulmasından sonra Saygun, Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti. Cebeci’in, Saygun’u yattığı odada sık sık ziyaret ettiği ve emirlerini harfiyen yerine getirdiği iddia edilmişti.
Yine uzun süre GATA’da ‘ikamet eden’ Ergenekon’un kilit sanıklarından emekli Tuğgeneral Levent Ersöz için Cebeci’nin, hastanede kalış süresini uzatmak amacıyla kalp hastası olmamasına rağmen EKO, anjiyo gibi tetkikler yaptırdığı ileri sürülmüştü.
Bekir Sıtkı Cebeci’nin ilgilendiği bir diğer ‘Ergenekon hastası’ da Emekli Albay Hasan Atilla Uğur olmuştu. Uğur’un hiçbir kalp hastalığı olmamasına karşın aylarca hastanede kaldığı belirlenmişti.
BÜYÜKANIT’IN GATA’YA
SIĞINMASININ İKİ SEBEBİ
Org. Yaşar Büyükanıt’ın GATAkulli yöntemini denemesine iki önemli gelişme neden oldu. Bunlar; e-muhtıra konusunda savcıların harekete geçmesi ve Sakık’ın Akit’e gönderdiği mektup.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yapılan suç duyuruları üzerine 27 Nisan bildirisiyle ilgili soruşturma başlatmıştı. Özel yetkili savcıların, dönemin Genelkurmay Başkanı olan Büyükanıt’ı ifadeye çağırması bekleniyor. Büyükanıt, soruşturmaya konu olan bildiriyi Genelkurmay sitesine kendisinin koyduğunu söylemişti. Yine Meclis bünyesinde kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu da e-muhtırayı incelemeye almıştı.
AKİT’E GELEN MEKTUP BÜYÜKANIT’I İŞARET ETTİ
Ayrıca Ankara merkezli yürütülen 28 Şubat soruşturmasında, eski PKK yöneticisi Şemdin Sakık’ın ifadesi diye servis edilen “Andıç” olayı önemli bir yer tutuyordu. Kaldığı Diyarbakır Cezaevi’nden Akit’e bir mektup gönderen Sakık, Andıç konusunda dönemin Diyarbakır 7. Kolordu Komutanı Yaşar Büyükanıt ve “iyi çocuk” dediği Astsubay Ali Kaya’yı işaret etmişti. Sakık, bizzat sorgusuna katılan Büyükanıt’ın, kendisini Akit ve bazı gazetecilere “PKK’yla işbirliği içerisinde” şeklinde iftira atmaya zorladığını anlatmıştı.
Büyükanıt’ın Karargah’taki cunta ekibinden gelen talimatlar doğrultusunda hareket ettiğine dikkat çeken Sakık, “Andıç’ın Diyarbakır’daki pratik uygulamasını Yaşar Büyükanıt hayata geçiriyordu, bizzat ilgileniyordu. Ama fikir ondan çıkmıyordu. Zira ilk sorgu sürecinde kendisi de sorguya katıldığı halde böylesi sorular yöneltememişti. O, Ankara’dan gelen talimatları uyguluyordu” demişti.
EROL METİN / Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.