Kürtajın ardında misyonerler var

Kürtajın ardında misyonerler var
!Başbakan Erdoğan’ın “3 çocuk çağrısı” ve kürtaja yönelik eleştirileri karşısında ortalığı ayağa kaldıran zihniyet, yıllardır Türkiye’de “nüfus planlaması” adı altında milleti adeta kıs

Bu çalışmalarda aktif rol alan kuruluşlardan olan SEV, ÇEV ve ÇYDD gibi vakıf ve derneklerin Ergenekon operasyonları ile netleşen “misyonerlik faaliyetleri”, tezgahı ortaya koyuyor. MİT raporları bu yapılanmaların misyonerlik faaliyetlerini ortaya koymuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “3 çocuk çağrısı” ve kürtaja yönelik eleştirileri karşısında ortalığı ayağa kaldıran zihniyet, yıllardır Türkiye’de “nüfus planlaması” adı altında milleti adeta kısırlaştırmaya çalışıyor. Bu çalışmalarda aktif rol alan kuruluşlardan olan SEV, ÇEV ve ÇYDD gibi vakıf ve derneklerin Ergenekon operasyonları ile netleşen “misyonerlik faaliyetleri”, tezgahı ortaya koyuyor.

SEV VE YAŞAR YAŞER

Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın Başkanı olan Yaşar Yaşer, uzun yıllardır Türkiye’de “doğum karşıtı” faaliyetlerde bulunuyor, kürtajı ve sezaryeni savunuyordu. Yaşer’in, Hıristiyanlığın bir kolu olan Protestanlığın Türkiye’de yayılması için faaliyet gösteren Dünya Kiliseler Birliği’nin Türkiye Temsilcisi olduğu belirtiliyor. Bu iddia bizzat MİT raporunda geçiyor.

ÇEV VE GÜLSEVEN YAŞER

Eşi Gülseven Yaşer de, kısa bir süre öncesine kadar başkanlığını yaptığı Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) eliyle, “çağdaş bir yaşam idame ettirme” adı altında feminizm propagandası yaparak, Türk aile yapısını kökten sarsacak bir kadın ve aile modeli ortaya koyuyordu.

24 NİSAN 2001 TARİHLİ MİT RAPORU

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın bir süre önce Başbakanlığa sunduğu ve Türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerini anlatan bir raporda, Gülseven Yaşer ile başında bulunduğu ÇEV’in de adı yer alıyor. Milli İstihbarat Teşkilatı İstihbarat Başkanı Cemal Uzgören imzasıyla 24 Nisan 2001 tarihinde Başbakanlığa gönderilen iki sayfalık yazıya göre, Hıristiyanlığın bir kolu olan Protestanlığın Türkiye’de yayılması için faaliyet gösteren Dünya Kiliseler Birliği’nin ülkemizdeki temsilcisi durumundaki Amerikan Bord Heyeti, bu faaliyetini Sağlık ve Eğitim Vakfı eliyle yürütüyor.

ÇYDD VE TÜRKAN SAYLAN

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kurucu başkanı Türkan Saylan da ÇEV ile birlikte hareket ediyordu.

VE ERGENEKON

2009’da Ergenekon soruşturması, 2001 tarihli MİT raporunda “Protestan misyonerliği yaptıkları” iddia edilen ÇYDD ve ÇEV’e kadar uzandı. ÇYDD Başkanı Türkan Saylan gözaltına alındıktan kısa bir süre sonra hayata gözlerini yumarken, ilerleyen haftalarda ÇEV Başkanı Gülseren Yaşer hakkında da mahkemece yakalama kararı çıkarıldı.

YAŞER HALEN KAÇAK

Ancak Gülseven Yaşer, iddianame hazırlık aşamasında iken “tedavi için gittiği” ABD’den dönmüş değil ve bugün halen firari durumda. Yaşer son bir yıldır da kırmızı bültenle aranıyor ancak aylardır yakalanabilmiş değil.

KIZLARI HIRİSTİYAN OLDU

ÇEV’in firari eski başkanı Gülseven Yaşer’in kızı din değiştirmişti. Misyonerlik faaliyetleri ve Kiliseler Birliği’nden yardım aldığı yönünde hakkında suçlamalar bulunan ÇEV eski genel başkanı Gülseven Yaşer’in kızı Siminsu Uçak’ın (Baytok) din değiştirerek Hıristiyanlığı seçtiği öğrenildi. Nüfus müdürlüğüne giden Siminsu Uçak’ın, 10 Kasım 2006’da nüfustaki “Müslüman” kaydını sildirdiği belirtilmişti.

HAKLARINDAKİ İDDİALAR

Bu vakıfların bir taraftan terör örgütü mensuplarına burs verdikleri, diğer taraftan ise TSK içindeki genç subayları fuhuşa çekme gayretinde bulundukları iddia ediliyor. Ergenekon iddianamesinde ÇEV ve ÇYDD ile ilgili olarak Ergenekon üyeliği, misyonerlik, fişleme, PKK’lılara burs, kızları pazarlama gibi birçok iddia yer alıyor.

“KIZ VE ERKEĞİN AYNI EVDE KALMALARI SAĞLANDI”

ÇEV’de ele geçirilen bir raporda, öğrencilerin dini yaşamdan uzaklaşmalarının sağlanması yönünde telkinlerde bulunulduğu görülürken, iddianamede, doğu ve güneydoğu illerinden gelen öğrencilerin Batı illerinde açılan evlere yerleştirildikleri ve bu evlerde kız-erkek birlikte kalmalarının sağlandığı vurgulanıyor.

“ÇAĞDAŞ KIZLAR” DİYEREK, PAZARLADILAR

Ergenekon iddianamesine giren ÇYDD ve ÇEV’den çıkan dokümanlarda, “Kız ve erkek öğrencilerin birlikte kalacakları konutlar sağlanmasına özen gösterilecek. Faaliyetlerimizi engelleyebilecek dinsel-şoven-kültürel dogmaların giderilmesine yönelik olarak eğitimlerde doğal cinsellik ön plana çıkarılacak. Askerî okullara yakın çevrede oluşturulan kız evlerine en uygun kızlar aktarılacak. Kızlara her türlü fedakârlık yapmaları için yönlendirmede bulunulacak” deniliyor.

“İNANÇLI İNSANLARA KARŞI TAHAMMÜLSÜZLER”

Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Genel Başkanı A. Ecevit Öksüz, bu gibi ard niyetli derneklerin faaliyetlerinin milletimizin değerleri ve inançları ile bağdaşmadığını vurgulayarak, “Bunlar sadece milletin inanç değerleri ile değil, aynı zamanda insani değerlerle de çatışan kuruluşlardır. Bunların amaçları milletin hayrına değildir. En önemli özellikleri ise inançlı insanlara karşı tahammülsüzlükleridir. Türkiye’de misyonerlik faaliyetlerinin de yaygınlaşmasına katkı sağlıyorlar. Çünkü insanları inançlarından uzaklaştırırsanız inanmak gibi bir ihtiyacı olmaz. Boşta kalan bu insanları farklı inançlara yönlendirmek kolaydır” dedi.x

Muhammed Erdoğan / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.