www.zinasucolsun.com
Zina boşanmaya gerekçe olarak ilk sırada gösterilirken, onun hemen ardından, geçimsizlik ve aile içi şiddet geliyor. Buna rağmen zinaya karşı herhangi bir önlem alınmış değil. Kürtajın da başlıca sebeplerinden biri olan zina, adeta kanserli bir hücre gibi toplumu içten içe kemiriyor. Daha da vahim olanı zinanın suç sayılmamasının ardından, zina davalarının şiddetli geçimsizlik adı altında açılıyor olması. Bu durum zinadan yıkılan yuvaların sayısının daha fazla olduğunu gösteriyor.
Kürtaj tartışmaları bambaşka bir gerçeğin daha ortaya çıkmasına neden oldu. Türkiye'de boşanma oranları her geçen gün artarken, boşanmaların başlıca sebeplerinden birinin zina olduğu ortaya çıktı. Türkiye genelinde 2001 yılında yüzde 22 olan boşanma oranı, 2011'de yüzde 24.2'ye yükseldi. Bu oran ilerleyen yıllarda daha artacağa benziyor. Boşanma oranının artmasının temelinde zina var. Bu durum tepkilere neden oluyor.
Sırf AB'ye benzemek için
Türkiye'nin ahlâki durumunun AB'ye benzetilmeye çalışıldığını belirten, Adalet Gönüllüleri Derneği (ADALETDER) Genel Başkanı Av. Emre Yurtalan "AB uyum yasaları çerçevesinde zina suç olmaktan çıkarılmıştı. Türkiye'nin ahlâki durumunu AB ile benzeştirmeye çalıştılar. Avrupa'nın ahlâki kokuşmuşluğunu Türkiye'de de uygulamaya çalışıyorlar. Zina suç olmaktan çıkarmadan önce toplumu belli bir eğitimden geçirerek bilinçlendirmek gerekiyor. Bu gerekli alt yapıları oluşturmadan tepeden inme kurallarla yapılan bu tür değişiklikler topluma zarardan başka bir fayda sağlamaz." değerlendirmesinde bulundu.
Bu ne büyük çelişki?
"Hem zinayı suç saymıyorsunuz hem de zina yaptığından dolayı boşanmayı onaylayıp tazminata bağlıyorsunuz. Bu ne büyük çelişki?" diyerek tepki gösteren Yurtalan sözlerine şöyle devam etti: "Toplumun genelinde zinanın serbest olması kabul görmüyor. Buna rağmen hâlâ suç sayılmamasını doğru bulmuyorum. Son zamanlarda artan boşanmaların en büyük sebeplerinden biri zina. Yani zinanın suç olmaması aile kurumunu yıkıyor. Bu konularda yasalarımızda büyük bir çelişki mevcut durumda. Boşanma davalarının çoğunda erkek tazminata mahkûm ediliyor. Hem zinayı suç saymıyorsunuz hem de zina yaptığından dolayı boşanmayı onaylayıp tazminata bağlıyorsunuz. Bu ne büyük çelişki?"
AK Parti politik kaygı içindedir
Zina yeniden suç sayılması için kampanya başlatan Sadet Partisi Gençlik Kolları ise son olarak www.zinasucolsun.com sitesini kurarak zinanın yeniden suç sayılması için imza toplamaya başladı. Saadet Partisi Gençlik Kolları Başkanı Fatih Aydın başlattıkları kampanya hakkında bilgi verdi. Aydın: "www.zinasucolsun.com adlı internet sitesini kurmamızın en önemli amacı tepkisiz Müslümanlarında tepkilerini ortaya koymalarını sağlamaktır. Zina, toplumun temelini sarsan en büyük tehlikedir ve buna paralel olarak ise eşcinsellik yaygınlaşmaktadır. Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in 'Allah indinde, zinadan büyük günah yoktur' ve 'Sizin için en çok korktuğum şey, zinadır.' hadislerinde dikkat çektiği üzere zina, dinimizde ve İslam hukukunda en ağır suçlardandır. Toplumların yerleşik kuralları olan ahlak kurallarında da ağır suçlardan biri olarak görülmektedir. Ahlak mefhumunu tarumar eden ve nesillerin güvenliğini tehdit eden bu suç için derhal önlemler alınmalıdır. İmza kampanyamızın sonucunda tüm imzaları TBMM'ye sunacağız" dedi.
Zina aile yapısını yıkıyor
Zinanın boşanmaları tetiklediğine dikkat çeken Aydın: "Zina ve kürtaj toplumumuzun özelde de ailenin temellerine konulmuş büyük bir dinamittir. Yapılan çalışmamızda hiçbir muhafazakâr grubun bu durumu kabul etmemesine karşın muhafazakâr diye kendini dillendiren AKP'nin zinayı AB ile uyum çerçevesinde nasıl kabul ettiğini halen anlamış değiliz.
Bu bir yanılgıdır, bu bir neslin, bir milletin yok edilme temayülleridir. Bizim inanç değerlerimize ve kültürel kodlarımıza göre kürtaj yapılması ortak bir icma ile doktorların ortaya koymuş olduğu zaruretin dışında kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir. Başbakan Erdoğan'ın kullanmış olduğu 'Cinayet' tabirini bu durum için destekliyoruz ve onaylıyoruz. Ancak 10 yıldır iktidarda olan, aileye ve dindarlığa önem verdiğini, toplumu doğru okuduğunu iddia eden AKP hükümetini kınıyorum" dedi.
Ahlaki değerlerin yüceltilmeli
"Zina eşe karşı işlenmiş bir suçtur" diyen Başkent Kadın Platformu Başkanı Berrin Sönmez; "Zinaya sebep olanın erkek mi kadın mı? gibi ayrımlar yapılmadan değerlendirmeye alınmalıdır. Kur'an erkeğinde kadınında iffetli olmasını emrediyor. Zina eşe karşı işlenmiş bir suçtur. Bu sebeple kadın ve erkeğin ahlâki değerleri yüceltilmeli ve toplumumuzda kadın güçlendirilmelidir. Zina gibi ahlâk dışı durumları ortadan kaldırmanın en önemli yolu iffettin önemini anlatmak ve ahlâki değerlerin yüceltmektir" dedi.
Durum olduğundan daha vahim
Birçok boşanma davasının asıl sebebi de zina. Fakat zinanın ispatlanmasındaki zorluk, adeta bu suça çanak tutuyor. Yargıtay kararlarına göre zinanın ispatlanması için tanık beyanı, telefon görüşme kayıtları, internet veya e-posta yazışmaları, otellerin konuk kayıtları, fotoğraflar ya da video görüntüleri gibi somut delillerin bulunması gerekiyor. Eğer zinaya ilişkin somut delil yoksa zina sebebiyle açılan dava reddediliyor. Çok sayıda mağdurun bu ve benzer kanıtları bir araya getirmesi oldukça zor. Bu nedenle eşinin zina yaptığından emin olan ancak bunu ispatlayacak delili olmayan kişiler zina sebebiyle boşanma davası açmak yerine bir başka nedene dayanarak boşanma davası açıyor. Bu durum zinadan dolayı açılan boşanma oranlarının daha fazla olduğunu gösteriyor.
MİLLİGAZETE
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.