Başbakan Erdoğan Çanakkale'de

Başbakan Erdoğan Çanakkale'de
Başbakan Erdoğan Çanakkale'de düzenlenen toplu açılış töreninde katılımcılara hitap etti.

Başbakan Erdoğan Çanakkale'de düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada şunları kaydetti; Bugün yine havalimanının uçakların daha kolay inmesini sağlayacak İELS binasını hizmete açıyoruz, inşallah pisti de uzatmak suretiyle her uçağın rahatlıkla inebileceği bir hale Çanakkale Havaalanı'nı getiriyoruz. Kepez'de bir çok aileyi konut sahibi yaptık, şüphesiz en önemli başlıklarımızdan biri DSİ tarafından inşaa edilen sulama projesi, bu tesisler Bayramiç ve Ezine ilçeleri ile merkeze bağlı 23 köyümüzün arazisini suya kavuşturuyor. Çanakkale Boğazı, Marmara Boğazı ve Ege Denizi'nde yol alacak 5 gemiyi bugün resmen hizmete alıyoruz, Gelibolu yarım adası tarihi milli parkının açılışını yapıyoruz. Ayvacık, Yenice ve Biga belediyelerimiz tarafından yapılan çeşitli alt yapı yatırımlarının açılışını yapıyoruz. Ayvacık belediyemize yapılan sulak ve çim saha helikopter tesisimizi hizmete açıyoruz. Bir çok tesisin açılışını bugün burada gerçekleştiriyoruz.

Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi

Çanakkaleye kazandırdığımız bu eser farklı kazanımlarıyla sadece milletimize değil insanlığa hizmet verecektir, bu eser sadece Gelibolu için değil, Çanakkale için değil ülkemiz için çok önemli gençliğimiz 'ben neymişim' diyecek burayı gördüğünde. Öncelikle bugün birkez daha Çanakkale şehitlerimizin aziz hatıraları önünde tüm Çanakkale şehitlerimize Allah'tan rahmet, özellikle gazilerimize de sağlıklı ömürler niyaz ediyorum, mekanları cennet olsun diyorum. Her sene bulunmak için hassasiyet gösterdiğimiz Çanakkale şehitlerimizi anma törenine katılamamıştım yoğun programım nedeniyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Bizim, hiç abartısız söylüyorum dünyanın hemen hemen tamamına yayılmış şehitliklerimiz var, Avusturya, Sibirya, Güney Kore'den Avusturya'ya kadar küçük, büyük çok sayıda kabristanlar da şehitlerimiz var.

Sadece Yemen, Mısır, Bosna Hersek, Kırım değil Anadolu, Trakya topraklarının adeta her karışında da şehitliklerimiz var. Bütün bu şehitliklerimizi tek tek buluyor, aziz hatıralarına uyacak şekilde gelip geçenin ibret alıp bir fatiha okuması için oraları düzenliyoruz. Sarıkamış'ta bunu yaptık, ancak Çanakkale şehitlerinin bizim nezdimizde, milletimizin nezdinde çok ama çok müstesna bir yeri var. 1915'te dünyanın en güçlü orduları, en güçlü donanmaları işte burada silahın, mayınların, güllelerin ötesinde sarsılmaz bir iman karşısında paramparça oldular. Dünyanın bu konuda araştırma yapan hemen tüm tarihçileri Çanakkale'de mehmetçiğin imanıyla kazandığı zaferin çok güçlü olduğunu ifade ediyorlar. Çanakkale'de ki şehitliklerin şahideleri, mezar taşları, oradaki isimler, orada ki yer adları aslında herşeyi anlatmaya yetiyor. Çok geniş bir coğrafyadan Üsküp'ten, Bakü'den, Ankara'dan, Malatya'dan, Antalya'dan, İstanbul'dan, Diyarbakır'dan gelen mehmetler burada bizim millet olma fermanımızı da yazdılar. Onlar, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır' dediler. Onun için bizim bayrağımızın farklılığı var, rengini şehdinin kanından alan, hilaliyle bağımsızlığını ortaya koyan, yıldızıyla şehitlerini ifade eden bir bayrak. İşte bunun için hep tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet dedik ve yolumuza böyle devam edeceğiz.

"ÇANAKKALE CUMHURİYET'E GİDEN YOLUN..."

Çanakkale Cumhuriyet'e giden yolun adeta başlangıç yolu oldu, Çanakkale dinine, diline bakmaksızın bu topraklar üzerinde yaşayan herkesi bir yaptı, Çanakkale'yi anlamak Türkiye'yi anlamaktır. Çanakkale'de ki birliği, kardeşliği anlamak Türkiye'nin yoğrulduğu kardeşliği anlamaktır. Biz burada zafer kazandığımızda inanın Pakistan en az bizim kadar, milletimiz kadar sevindi. İşte son Pakistan ziyaretimde Pakistanlı dostlar bize bunları söyledi, 'Biz Türkleri ve Türkiye'yi çok seviyoruz' dediler, biz burada zafer kazandığımızda Arjantin'de ki Müslümanlar en az bizim kadar sevindi. Bizim bugün de işte bu ruh halini, işte bu dayanışmayı, bu kardeşliği görmemiz, hissetmemiz gerekiyor. Burada, yanıbaşımızda Türk, Kürt, Zaza, Arap, Çerkez, Laz daha bir çok etnik köken aynı mezar taşının altında yatıyor, mezar taşlarında Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Roman yazmıyor, 'ruhuna El-Fatiha' yazıyor. Mezar taşının tepesinde de 'Hûv-el Baki' diyor, 'Sadece Allah Baki'dir ve Kalıcıdır' yani, birde tespit edildiyse isimleri yazılıyor, bizim hepimizind edeleri burada, kendi toprakları için can verdiler, biz burada tek bir millet olduğumuzu tüm dünyaya ilan ettik. Biz bu şehitliklerde ki kemiklerin sızlamasına izin vermedik, vermeyeceğiz. Zaten şehitler ölü değildir, onlar canlıdır, onlar şuanda bizi izliyor, onlar şuanda bizim aramıza sokulmak istenen nifak girişimlerini izliyorlar, biz onların hatıralarına halel getirmeyeceğiz.

Şehit kabirlerine ulaşımı kolaylaştırmak için yaklaşık 77 kilometre yol inşaa ettik, levha kirliliğine son verdik, burada yatan 63 bin şehidimizin isimlerini şahidelere yazdık. Burada onların hatırasına denk düşen bir şehitliği oluşturmuş olduk, şehitliğin ve abidenin düzenlemesini büyük bir hassasiyetle gerçekleştirdik. Burayı şehitlerimizin ruhunu şad edecek bir hale getirdik. Bu yıl Nisan ayında Avustralya başbakanı bayan Gillard buraya geldi dedik ki; 2015 yüzüncü yıl olacak bu yıla Avustralya, Yeni Zelanda, Türkiye hep birlikte hazırlanalım' dedik ve şimdi kararını verdik beraber yürüteceğiz bu çalışmaları. Bugün açılışını yaptığımız Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi'ni kesinlikle gezin diyorum, dünyanın en modern tarih müzelerinden birini Çanakkale'ye kazandırdık' diyerek konuşmasını sonlandırdı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.