Ucu kendisine dokunacak diye mi korkuyor?
CHP Genel Maclisi’nde konuşan Baykal Şunları söyledi:
Baykal: Derin kuşku var
"Türkiye bugün maalesef böyle bir manzara ile karşı karşıyadır. Siyaset ve hukuk bir cadı kazanının içine çekiliyor. Yaşanmakta olan gerginliği zirveye çeken temel olay son günlerde bir soruyşturma vesilesiyle yaygın, kapsamlı, toplu gözaltına alma olaymarının ortaya çıkmış olmasıdır. Bu tablo bir hukuki soruşturmanın gereği olarak yapılmış olsaydı hepimizin bunu saygı ile karşılaması söz konusu olurdu. Ama bir derin kuşku var. Bu süreç bir siyasi hesaplaşma süreci. Siyaset kendi zemini üzerinde bazen çatışma yaşar, bunları doğal karşılamak mümkündür ama siyasi hesaplaşmanın, intikamın arenası haline gelinmesi sadece siyaseti değil, adaleti, hukuku ve devleti de sarsmıştır. Bu kaygı giderek yaygınlaşmaktadır. Ve bu kaygının haklı nedenleri var."
Danıştay saldırısı bireyselmiş
"Başbakanın yaşanan olaylarla ilgili takındığı tavır.. Danıştay cinayetinden sonra hiçbir incelemeyi gerekli saymadan, bu olayın bir komplo olduğu iddiasını ortaya atmıştır. Bunu sorumsuz bir siyasi değerlendirme değil, bir siyasi zihniyetin ifade tarzıdır. Bu inancını o zaman ortaya koydu. Bu vahim bir tablo. Bunu yaparsanız adaletin sağlıklı işlemesi söz konumsu olamaz. Olayın müstakil bir cinayet olduğu karara bağlandı. Ama bu karar bir rahatsızlık yarattı. Ne yani bir vatandaş tek başına böyle bir cinayet işleyemez mi?"
Operasyonlar siyasi temelli iddiası
"Ümraniye’de yakalanan bombalar bunu çeşitli bağlantılarıyla büyük bir hesaplaşmanın dayanak noktası haline getirebilecekleri bir konu olduğu anlayışı egemen oldu onlara. Sistematik bir yayın yapmaya başladılar. Sanki kimse bilmiyor ama onlar biliyor. 2008 Ocak ayından itibaren bu soruşturma yeni bir hız kazandı ve 28 Ocak'ta başbakan kararlı bir süreci başlattıklarını söyledi. Hukuk devletinde karanlık odalar yoktur. Ayak direyenler var, bunlar da cımbızla ayıklanacaktır, kararlıyız dedi. Dikkatinizi çekiyorum; bunlar iktidara gelmeden önce bizim yaptığımız tespitler dedi. Bu işi çözeceğiz dedi ve bunlar iktidara gelmeden yaptığımız tespitler dedi. O gayretin yeni aşamasına geldik. Savcının tespitleri değil, başbakanın iktidara gelmeden önce tespit ettiği istikamette yol aldığını gösteriyor. Bütün bunlar nasıl bir siyasi temel teşhisle ele alındığını gösteriyor."
Yargıyı laubali olmakla suçladı
"Bu gelinen noktada şimdi bile Başbakan diyor ki olayın sonuna geldik. Sana ne. Sen savcının basın sözcüsü müsün? Yakında iddianame yayınlanacakmış. Geldiğimiz noktada hala iddianame yok. Bize 2 bin 500 sayfa iddianame olduğu söyleniyor. Sayfası belli ama iddianame ortada yok. Bir süre önce AP'den bir karar tasarısı çıktı, diyor ki Ergenekon davası bir an önce sonuçlanmalıdır. AP gibi ciddi bir organın Türkiye'deki bir davayı derhal sonuçlandırın noktasına gelmesi nasıl bir durum. Hiç bir siyasi davada yargı mekanizması bu kadar laubali ilişkiler içinde olmamıştır."
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.