'Okullarda maden suyu içilsin'
‘Okul Sütü’ projesinin ardından maden suyu üreticileri de sağlıklı nesiller için okullarda maden suyu dağıtılmasını istiyor. Çocukların gelişiminde önemli bir yeri olan kalsiyumun sütten sonra sadece maden suyunda bulunması, maden suyu üreticilerini harekete geçirdi. Beypazarı Maden Suyu Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Ercan, okullar için ‘az gazlı’ özel üretim yapmaya hazır olduklarını belirterek, “Önemli olan çocuklarımızın mineralli su içmesidir. Zaten kalsiyum sadece sütte ve maden suyunda bulunuyor” dedi.
Okullarda maden suyu dağıtılmasını tamamen sosyal sorumluluk projesi kapsamında değerlendirdiklerini vurgulayan Ercan, “Maden suyu çocuk gelişimi için çok önemli. Böyle bir proje gerçekleştirilirse bu bizim için büyük bir gurur olur” diye konuştu.
Türkiye’de maden suyu tüketiminin Avrupa’nın çok gerisinde olduğunu da vurgulayan Ercan, sağlıklı nesiller için yerin en derin katmanlarından çıkan şifalı suyun Türkiye’de de tüketiminin artırılması gerektiğini kaydetti. Beypazarı Maden Suyu olarak bunun mücadelesini verdiklerini ifade eden Ercan, “maden suyu tüketimini ülkemizde de bir kültür haline getirmemiz gerekiyor. Bu konuda Türkiye’nin başta siyasetciler olmak üzere sivil toplum örgütleri, öğretmenler, doktorlar, yerel yöneticiler ve ailelerinde bize yardımcı olmaları gerekiyor. Çünkü bahsettiğimiz şey insanoğlunun olmazsa olmaz içeceği olan suyun kalsiyum ve mineral bakımından zengin ve zenginliği kadar da faydalı ve doğal bir içecek olması. Sadece yenilen fazla yemeklerden sonra değil hayatımızın her anında maden suyu elimizin altında olmalı. Bunun için okullarda maden suyu dağıtılması bu kültürün oluşmasında büyük bir katkı sağlayacaktır” açıklamasında bulundu.
17 ÜLKEYE MADEN SUYU İHRACATI
Maden suyu sektöründe Türkiye’nin gözde kuruluşlarından biri haline gelen Beypazarı Maden Suyu, son yaptığı yatırımla saatte 300 bin şişe dolum kapasitesine ulaştı. Bu üretim kapasitesi ile Beypazarı, iç pazardaki ağırlığını artırırken ihracata yönelik çalışmalarına da hız vermiş durumda. Amerika’dan Orta Asya’ya, Afrika’dan Ortadoğu’ya 17 ülkeye ihracat yapan Beypazarı, ülke sayısını önümüzdeki yıllarda daha da artırmayı hedefliyor.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hareketlenen sektörü yerinde görmek için Beypazarı Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Ercan’ı üretim tesislerinde ziyaret ettik. İşine âşık, yatırım ve üretimden zevk alan Ercan’ın en önemli özelliği, hayatının her anını maden suyunun faydalarını anlatmakla geçiriyor. En büyük arzusu ise Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de maden suyunun bir ‘kültür’ haline gelmesi. Buradaki gayesi daha fazla para kazanmaktan ziyade Allah’ın bahşettiği zengin mineralli sudan herkesin nasibini alması istiyor.
-Beypazarı Maden Suyu, yaptığı yatırımlarla dikkat çekiyor. Yatırım ve üretimde son durum nedir?
Malumunuz Türkiye’de 27 tane ruhsatlı maden suyu tesisi var. Beypazarı, yıllık üretimiyle, yüksek debisiyle ve en son teknolojisi ile Türkiye’nin lider firmasıdır. Yaptığımız en son yatırımla saatte 300 bin adet şişe dolum kapasitesine ulaştık. Yani bir saatte 300 bin kişi bizi tercih ediyor. Böyle bir yatırımı ülkemize kazandırmamızdan dolayı son derece mutluyuz.
-Sektörün lideri olmak nasıl bir duygu?
Bu başarı kolay olmadı. 55 yıldır pedal çeviriyoruz. Bu iş bisiklete binmek gibidir. Pedalı durdurduğunuz an düşersiniz. Onun için sürekli hız yapmak zorundasınız. Biz lider olduk diye kendimizi inzivaya çekmedik. Lider olmak çok zordu ama lider olarak kalabilmek ondan daha zor, bunun bilincindeyiz.
Saatte 300 bin kişi Beypazarı içiyor
-Saatte 300 bin şişe, bir günde 7 milyon 200 bin şişe demek. Üretim kapasitesine bakarak ülkemizde maden suyu tüketimi iyi durumda diyebilir miyiz?
Tüketim konusunda bu rakamlar sizi aldatmasın. Yurtdışına baktığımızda kişi başı yıllık 180-200 litre maden suyu tüketilirken Türkiye’de bu rakam maalesef 10-12 litre mertebesinde bulunuyor. Bu rakamlara meyve aromalılar da dâhil.
-Tüketimin düşüklüğünü neye bağlıyorsunuz?
Maden suyu tüketimi doğrudan eğitim ve kültürle alakalı bir durum. Yurt dışına gittiğimizde imrenerek bakıyorum. İnanın restauranta gittiğinizde su dahi istemenize gerek yok hemen masanıza mineralli su geliyor. Ama ülkemizde yemeği çok yediğimizde, sığınamayacak duruma geldiğimizde maden suyu aklımıza geliyor. Aslında maden suyu içmenin yeri, yaşı ve zamanı yoktur. Maden suyu her zaman elimizin altında olmalı. Her zaman gözümüzün önünde durmalıdır.
-Yaz aylarında tüketim doğal olarak artıyordur.
Doğru söylüyorsunuz. Maalesef ülkemizde maden suyu içme alışkanlığı termometreye ve çok yenilen yemeklere bağlı. Özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları sektörün zirve yaptığı aylardır. Geri kalan aylarda düşüş oluyor ama ileriki yıllarda bu sorunu aşacağımıza inanıyorum.
-Sektörün geleceğinden umutlu musunuz?
Umutlu olmak zorundayız. Çünkü gelecek nesillerin sağlıklı olabilmesi için ne yapıp ne edip maden suyu tüketimini artırmamız gerekiyor. Neden bizler de Avrupalılar gibi sağlıklı, dinç, enerjik olmayalım. Allah’ın verdiği bu nimeti içerek daha zinde kalmak herkesin hakkı. Son yıllarda doğal ürünlere karşı bir yöneliş var. İşte bu yöneliş bizi umutlandırıyor.
-İhracat rakamları hakkında bilgi verir misiniz?
Tabi ki öncelikli pazarımız, iç pazar. Bütün il, ilçe, köy, mezralarda bulunur hale geldik. İhracatta önem verdiğimiz bir konu. Şu anda 17 ülkeye ihracatımız söz konusu. ABD’ye, Suudi Arabistan’a, Irak’a Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, Türkî Cumhuriyetlere, Suriye’ye gönderiyoruz. İhracat yaptığımız ülke sayısını önümüzdeki yıllarda daha da artıracağımızı düşünüyorum. Tabi ki buralara girmek hiç de kolay değil. Ama biz kalitemize ve sunmuş olduğumuz maden suyunun lezzetine güveniyoruz.
Maden suyu, sağlık küpü
-Hayatımızın her anında neden maden suyu içmeliyiz?
Çünkü su ve maden suyu hayatımızın vazgeçilmezidir. Maden suyu yerin en derin katmanlarından çıkan şifalı sulardır. Sudan tek bir farkı var mineral yüklü olması. Özellikle Beypazarı Maden Suyu’nun içerisinde yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, demir ve flor bulunmaktadır. Magnezyum, kalbimizin en iyi destekçisidir. Günde en az iki şişe maden suyu içenlerde ani kalp spazmı görülmüyor. Kalsiyum ise kemik gelişiminde ön planda olan ve özellikle bebeklerin gelişiminde son derece faydalıdır.
Maden suyunun faydalarını saymakla bitiremeyiz. Demir olmadan yaşayamayız. Flor, diş minemizin sağlam kalmasını, beyaz kalmasını ve çürümesini engeller. Potasyum, son derece önemli bir elementtir. Ayrıcı maden suyunun diğer bir özelliği de doğal tonik oluşudur. Birçok bayan bilir. Akşam makyaj temizliğinden sonra yüzlerini maden suyu ile yıkar ve kendi halinde kurumaya bırakırlarsa uzun yıllar sivilce, akne ve kırışıklık olmayacaktır. Beypazarı Maden Suyu aynı zamanda doğal diyet ilacıdır.
Beypazarı diyeti ile zayıflayın
Nasıl yani?
Evet, kilo sorunu olanlar vereceğim 2 aylık kürü uygulasınlar, kesinlikle fazla kilolarından kurtulacaklardır. Önce bir defa kilo verme konusunda niyetli ve kararlı olmaları gerekiyor. Sabah aç karnına bir şişe maden suyu içiyoruz. Gazlı içemiyorsak bardağa koyup biraz bekledikten sonra da içebiliriz. Hiçbir sıkıntı yok. Çünkü önemli olan gaz değil mineralleridir. Öğle-akşam yemekleri öncesi ve sonrası da birer şişe, son olarak başımızı yastığa koyarken de bir şişe içiyoruz. Yani günde toplam 6 şişe Beypazarı Maden Suyu’nu tüketiyoruz. Öğün ve aralarda yiyeceklerimize dikkat eder, kırmızı etten uzak durursak 2 ay sonra istediğimiz kiloya kavuşmak için hiçbir engel yok. 2 ayın sonunda 6 şişe olan maden suyu tüketimini 2 şişeye düşürebiliriz. Ancak bunu ömür boyu içmemiz gerekiyor. Çünkü dışarıdan alamadığımız mineralleri maden suyundan alacağız.
Sigara içenlere bir tavsiyeniz var mı?
Hatırlattığınız iyi oldu. Maden suyunun en büyük özelliklerinden bir tanesi de sigarının panzehiri oluşudur. Sigara içenlere bırakmalarını tavsiye ederim ancak bırakamıyorlarsa mutlaka maden suyu içmelerini tavsiye ederim.
-Malumunuz süt üretimine destek vermek için okul sütü projesi ile ilköğretim okullarında süt dağıtılmaya başlandı. Sağlıklı nesiller açısından maden suyunu süt ile aynı eşdeğerde görüyorsunuz. Bu noktada hükümetten bir beklentiniz var mı?
Büyük bir yaramıza parmak bastınız. Bizden isteniyor ancak hiçbir şey verilmiyor. Bulunduğumuz alan kendi tapulu arazimiz olmasına rağmen, yeraltından çıkan her şey devletin. Biz devletten burayı kiralıyoruz. Jeotermal Yasasına göre cironun yüzde 1’ni İl Özel İdaresi’ne veriyoruz. Bu yüzde 1, karın yüzde 30’u demek. Onun için biz burada cirodan değil kardan alınmasını istiyoruz.
-Bu anlamda beklentiniz nedir?
Bu sektörün daha iyi noktalara gelmesini istiyorsak devletin desteğini almamız gerekiyor. Nasıl süt üreticisi arkadaşlarımız devletin desteğini aldı ve okullarda süt dağıtımına başlandıysa bizler de buna talibiz.
-Ancak maden suyu gazlı içecekler sınıfına girmiyor mu?
Aslında gazlı içecek grubuna girmiyor. Karbondioksit gazı şişenin içinde olduğu için bunun da adı gazlı içeceğe giriyor. Ancak söylediğim gibi maden suyunu illa gazlı içmek zorunda değilsiniz. Kapağını açıp bardağa koyup biraz beklediğinizde gazı kaçar ama mineraller şişede kalır. Önemli olan mineralli su içmektir. Zaten kalsiyum sadece sütte ve maden suyunda bulunuyor.
Yani okullar için gazı alınmış özel maden suyu üretebilir misiniz?
Tabi ki. Okullar için özel üretim yapmaya her zaman hazırız. Gazsız doğal maden suyu sunarız. Bu da bizim için büyük gurur olur. Maden suyu çocuk gelişimi için çok önemli. Bunun için sevgili çocuklarımıza, geleceğimize destekte bulunmuş oluruz diye düşünüyorum. Onun için her türlü yardıma, desteğe açığız.
Beypazarı Maden Suyu olarak sosyal sorumluluk çerçevesinde projeleriniz var mı?
Öncelikle maden suyunu insanlara ulaştırmak ve bu anlamda bir kültür oluşması için mücadele vermek bize göre en büyük sosyal sorumluluk. Ancak yine de bu anlamda hayata geçirdiğimiz projelerimiz var. Özellikle eğitim alanında bir okul yaptırıyoruz. 24 derslikli Hatice-Cemil Ercan Anadolu Öğretmen Lisesi önümüzdeki eğitim öğretim yılında inşallah hizmete açılacak. Bunlar tabi bize gurur veriyor. İmkânı olan tüm kardeşlerimize de eğitime destek vermelerini önemle rica ediyorum.
Beypazarı’nın Hacı Cemil Amcası
Röportaja gittiğimizde üretim tesislerinin bulunduğu açık alanda insan grupları ile karşılaştık. Önce çalışanlar molada diyerek bu gruplar fazla dikkatimizi çekmemişti. Ancak üretim tesislerinden ayrılırken karşılaştığımız Niyazi beyin babası yani Beypazarı Maden Suları’nın kurucusu Hacı Cemil Ercan, alanda bulunan insanların çalışanlar değil ziyaretçiler olduğunu belirtti. Bunu da övünerek anlatan Hacı Cemil amca, “Beypazarı’na gelenlerin burada bir şişe maden suyu hakkı vardır. Onu içmeden gitmezler” dedi. Röportaj vesilesiyle kendisini tanıma fırsatı bulduğumuz Hacı Cemil amcanın, ilerlemiş yaşına ve tekerlekli sandalyesine rağmen her gün işletmeye gelip gittiğini öğrendik. Bu durum bizi biraz şaşırtsa da aslında ortada şaşılacak bir durum yoktu. Çünkü 1957 yılında elektriği, yolu olmayan bir alanda tohumunu attığı firmanın bugün geldiği nokta oğlundan daha çok onu gururlandırıyor. Türkiye’nin farklı yerlerinden gelmiş tırların maden suyu yüklemek için sırada beklemesi, hiç eksik kalmayan ziyaretçilere maden suyunun ikram edilmesi kendisini buraya çekiyor.
Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.