Başbakan Erdoğan Sakarya'dan MHP ve BDP'ye yüklendi

Başbakan Erdoğan Sakarya'dan MHP ve BDP'ye yüklendi
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'da düzenlenen AK Parti İl Kongresi'nde partililere hitap etti.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'da düzenlenen AK Parti İl Kongresi'nde partililere hitaben yaptığı konuşmada şunları kaydetti;

En son 12 Haziran 2011 seçimlerinde Sakarya bu kez yüzde 62 oy oranı ile AK Parti dedi. Adeta şaha kalktı, bu başarınızdan dolayı sizleri tek tek tebrik ediyorum. Bize, Sakarya'ya, Türkiye'ye bu sevinci yaşattığınız için her birinizi yürekten kutluyorum. Sakarya, bir sevgi coğrafyasıdır, Sakarya bir kardeşlik coğrafyasıdır, Sakarya Türkiye'nin gıpta ile baktığı, örnek aldığı bir hoşgörü, kaynaşma, kucaklaşma şehridir. Sakarya Anadolu'nun saf çocuğudur, Sakarya'da Türkler var, Türkmenler var, Kürtler var, Abazlar var, Gürcüler var, Arnavutlar var. Sakarya bütün renkleriyle, bütün farklılılarıyla şu ay yıldızlı bayrağımızın beraber olmuş kardeş bir şehridir. Sakarya'dan ihlassondakika bakıyorsunuz İdris amcam çıkıyor 'ben Laz'ım, gelinim Kürt, gelinimin annesi Boşnak' diyor, Sakarya böyle bir yer, akşam ezan okunuyor ailenin tüm fertleri bir sofranın etrafında aynı yemeği kaşıklamaya başlıyorlar. İşte burada ki kaynaşma, kucaklaşma Türkiye'nin özüdür, özetidir. Kim, hangi etnek kökene mensup olursa olsun, kim hangi dili konuşursa konuşsun, hangi inanca sahip olursa olsun işte burada Sakarya bir tek millet olarak kaynaşmış, kucaklaşmış olarak dayanışma içinde bir araya geliyor. Şurada Orhan Camii'nde cemaat birbirinin diline, rengine, geldiği yere bakmadan yanyana, omuz omuza saf tutuyor, aynı namazı kılıyor. Fatiha'lar bir, İhlas bir, işte Sakarya'yı güçlü kılan bu.

Bizim kültürümüzde, bizim medeniyetimizde, devlet geleneğimizde hiç bir zaman ötekileştirmek olmadı, horlamak olmadı, ayrımcılık, ret, inkar, asümilasyon olmadı. Osmanlı döneminde Fas'tan Tebriz'e kadar, Basra'dan Saraybosna'ya kadar herkes dilediği gibi inandı, dilediği gibi konuştu. Biz böyle bir ecdadın torunuyuz ve Osmanlı'nın bu anlayışını biz şimdi Türkiye'de egemen kılmak durumundayız. Bunu hallettiğimiz zaman zaten birşey kalmaz, şu Sakarya Nehri Fırat'ın, Dicle'nin de kardeşi oldu, Osmanlı'nın bâkiyesi üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti böyle bir karakter yapısı üzerinde gelişti. Ne yazık ki bir dönem Türkiye'de idareciler Avrupa'da ki faşizm rüzgarına ihlassondakika kapıldılar, halen kalıntıları var daha mücadelemiz devam ediyor. Daha bitmedi, temizlik devam ediyor. 1940'larda ret, inkar politikaları çok sert şekilde uygulanmaya başlandı. Bizim dönemimize kadar bu politikalar maalesef sürdü, biz bu poltikaları elimizin tersiyle ittik. Selçuklu nasıl idare ettiyse, Osmanlı nasıl idare ettiyse, onlar özgürlükleri nasıl en geniş mânada tesis ettiyse bizlerde aynısını yapıyoruz. Bizim başka örneklere bakmamıza gerek yok, bizim medeniyetimiz sadece bize değil dünyaya bile örnek teşkil edecek kadar zengin. Biz ne kadar özümüze dönersek, aslımıza yönelirsek, medeniyetimizin ruhuna ne kadar inersek mevcut sorunlarımızı o kadar kolay çözeriz ve çözüyoruz.

Bizim sorunlarımızın çaresi dışarıda değil yine bizdedir, kendimize kendi medeniyet aynamızdan bakarak biz Allah'ın izniyle her badireyi arkamızda bırakırız, işte şimdi bu anlayışla okullarımızda çok çeşitli alanlarda seçmeli ders alanları oluşturuyoruz. Öğrenci yada veli isterse ortaokuldan itibaren Kur'an-ı Kerim öğrenebilecek, Peygamber efendimizin hayatını yani Siyerri Nebi öğrenebilecek, Temel Dini Bilgiler adı altında diğer Peygambelerin hayatı da öğrenilebilecek. Yaşayan dil ve lehçeleri de artık yürütmeliğe koyuyor böyle bir seçenekte koyuyoruz, sadece Kürtçe değil, yeterli sayıda öğrenci gelirse bir araya Çerkezce okullarda seçmeli ders olarak öğrenilebilecek, Lazca öğrenmek isteyenlere Lazca, buralarda bu okullarda öğretilecek. Ortaokul sürecinden itibaren öğretilecek.

Birileri şimdi spekülasyon yapıyor diyorlar ki; Neden zorunlu değil' bunlara hiç birşeyi beğendiremezsiniz, bugüne kadar Doğu'da, Güneydoğu'da ne kadar adım attıysak 'biz istedik yaptılar' diyorlar, ee bizden önce neden bunları yaptıramadınız? 30 senedir terör var, sizler Kürt kardeşlerime bugüne kadar hangi hakkı elde edip teslim ettiniz. Bir televizyon yayınını bile yapamıyorlardı, geldik 24 saat TRT 6'da yayına başladık mı? Başladık, bana dediler ki; Sadece şu olağanüstü hali kaldırın başka birşey istemiyoruz' daha iktidar olduk ayında olağanüstü hali kaldırdık. Ama şimdi bunu konuşan yok, varmı olağanüstü hal? Yok, biz herkeze dedik ki; Sen Kürtçe mi propagandanı yapacaksın? Yap, annesi hapishane de Kürtçe konuşamıyordu, biz getirdik. Daha neler var, propaganda ihlassondakika için bütün ilan, tabela reklamlarına Kürtçe reklamlar astılar, kimse hayır diyebildi mi? Yok, şimdi bu adımlar atıla atıla biryerlere geldik ve bütün bunları yapmanın yanında sosyo ekonomik olarak sadece Güneydoğu ve Doğu'ya 9 yılda 32 kattrilyon yatırım yaptık eski rakamla. Fakat, bunlar öyle garip insan ki terör örgütünün tam uşağı, biz Hakkari'ye, Yüksekova'ya havaalanı yapıyoruz arkadaşlarım temel atmaya gittiler, temel attırmamak için herşeyi yaptılar. Temeli attık, bu sefer iş makinaları yakıyorlar, onlar yakıyor, biz gönderiyoruz. Şırnak Havaalanı'nı da aynı şekilde provake etmek istediler ama buna rağmen biz bunu da yapıyoruz. Iğdır'ı da engellemek istediler fakat biz şimdi orayı da Temmuz, Ağustos gibi açıyoruz. Yıllar önce söyleseler Şırnak'a, Hakkari'ye havaalanı gidecek denseydi buna kim inanırdı?

Yollar yapılıyor, dağlar açılıyor Ferhat gibi, biz Ferhat'ız sizler Şirin. Ferhat dağı delecek, elinde bir kerpiç onunla vuruyor diyorlar ki; Sen ne yapıyorsun? Şirin'e ulacağım' diyor, bununla ulaşılırmı' diyorlar, Ferhat diyor ki; Çoğu gitti, azı kaldı' şimdi göreve geldiğimizde dünyanın 26. büyük ekonomisiydik ama şimdi 17. büyük ekonomisi olduk. 2023'te inşallah ilk 10 ekonomi içine gireceğiz. Ve, insanımıza verdiğimiz değerin inşallah bu yaşam içerisinde göstergesini göreceğiz fakat milliyetçilik adına bu ülkede böyle garip şeyler oluyor. Örneğin bir reddi miras oluyor, Osmanlı, Selçuklu ruhunu çiğneyenler var ortada. Şimdi MHP lideri Bahçeli çıkıyor, yöneticileri çıkıyor yeni uygulamayı farklı yerlere çekmeye çalışıyorlar, siz güya milliyetçi değilmisiniz, reddi mirasmı yapıyorsunuz? Atalarınızı yok mu sayıyorsunuz? Bu nasıl milliyetçilik, nasıl Türkiye vizyonu, Bahçeli ve arkadaşları zahmet ederek ihlassondakika Osmanlı, Selçuklu tarihini merak ederse o günün en modern haklarını bugün olduğu gibi görürler. Resmi Gazete Türkçe'nin yanında Ermeni'ce ve Rum'ca da basılıyordu o dönemde, hiç Türkçe bilmeyen ama kendi halkının dilini konuşan memurlar bulunuyordu. Mahkeme kayıtlarının bazıları Arapça tutuluyordu, İstanbul'da, Anadolu'da Türkçe konuşuluyordu. Osmanlı Devleti 600 yıl boyunca işte bu töleransla, bu haklarla ayakta kaldı. Kimse kusura bakmasın, millyetçiyim diye ortaya çıkanlar gitsin kendi milletinin tarihini öğrensiler, reddi miras yapanlar milliyetçi olamazlar. Bunların milliyetçiliği, önünü kestikleri adamın sağcı mı, solcu mu olduğunu öğrenmek için 'Fatiha'yı oku' der sonra yanında ki adama 'doğru okudu mu?' diye sorarlar. Asıl milliyetçilik kabalık değil, tıpkı bu millet gibi zerafettir.

Atalarımızın güzel bir sözü var 'Nadan ile sohbet zordur bilene, çünkü nadan ne gelirse söyler diline' bunların durumu bu. Bunlar dillerine en gelirse onları söylüyorlar, bu tavırlarına da milliyetçi diye isim koyuyorlar. Siyasetin amacı problem çözmektir, siyaset problemi çözerek, uzlaşarak çözmektir. Konuşmaya dahi yanaşmayan birinin konuşacak birşeyi yoktur, sayın Bahçeli'den ben 3 kez randevu istedim, hiç bir randevuma cevap vermedi. CHP'nin önceki yönetiminden yine terörle mücadele konusunda randevular istedik, 'gelir kahve içer giderler' dediler. Ben buradan MHP'nin yöneticilerine sesleniyorum, tabanına değil. Onlar gerçekten samimi insanlar ama ben o kardeşlerime sesleniyorum bakın, sizin bu yöneticileriniz, peşinde gittiğiniz insanlar onlara sorun, ihlassondakika Orta Asya setlerine ne kadar gittiniz? Diye, biz Moğolistan Karakurum'a kadar gittim bizzat eşimle beraber, tarlaya indik uçakla. Sayın Bahçeli'ye sorsak Orhun Anıtları nerede? Diye, bilmez. Sayın Bahçeli sende bir git, gör oraları yahu bu iktidar nerelere uzanmış. Balkanlar'a gidiyorsun AK Parti var, Fatih Sultan Mehmet'in kendi adına yaptırdığı camide AK Parti'yi görüyorsun, Prizen'de bizi görüyorsun. 'Durmak yok, yola devam' dedik, nerede ecdadımız varsa oraya da gittik. Milletin meselelerini kendi meselesi gibi görüp çözüm göstermeyenler milliyetçi olamaz.

Türkiye'de statükoyu savunan parti maalesef birtane değil birde BDP var. Ortaya fikir koymak, söz söylemek yerine şiddeti bir araç olarak görüyor. Şiddet ve siyaset asla ve asla yan yana gelemezler. Siyasetin olduğu yerde şiddet olmaz, olamaz. Siyaset ancak ve ancak şiddeti tamamen dışlamakla mümkün olur, bunlar şiddeti dışlayamıyorlar çünkü tehdit altındalar. Bunlar ortaya kendileri bir irade koymak yerine iradelerini terör örgütü yöneticilerine teslim ediyorlar. Gidin Hakkari'ye işte belediye onlarda, caddelerde pislikten geçemezsiniz. Biz, onların şiddete dayalı yaklaşımlarına rağmen Yüksekova'da 150 yataklı modern bir hastane yaptık, Hakkari merkezde yine aynı şekilde. Ayrım yok bizde, Batı'da ne varsa Doğu'da, Güneydoğu'da da aynısı olacak dedik. Biz ne şiddetin ne de başka kurumların Kürt kardeşlerimiz üzerinde vesayet kurmasına asla müsaade etmeyiz. Biz bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da kardeşliği savunacağız. Bu topraklar üzerinde bir olarak, beraber olarak kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz. Biz bu vatanı, bu toprakları yolda bulmadık, bizim bu toprakların her zerresinde atalarımızın kanı var, canı var. Bağımsızlık mücadelemiz onların kanları üzerinde şekillendi, bu bayrak durup dururken şekillenmedi. Hilal bağımsızlık mücadelemizin ifadesi, yıldız şehitlerimizi ifade ediyor, böyle bir bayrak. Biz devletimizin içinde devlet kurulmasına müsaade etmeyiz, buna müsaade edildiği anda Türkiye geçmişte ki sıkıntıları yaşamaya başlar.

Biz göreve geldik, iktidarda MHP, DSP, ANAP vardı. IMF'den borç almışlar 23,5 milyar dolar, böyle devraldık ve başladık ödemeye, ödedik, ödedik ve bu arada da IMF ile anlaşma yapmadık. Şuanda bizim IMF'ye kalan borcumuz 1, 7 milyar dolar. Sayın Bahçeli, 23,5 milyar dolar siz borçlandınız şuanda da 1, 7 milyar dolara bunu indiren biziz. Merkez Bankası'nın döviz rezervi 27 milyar dolardı, şuanda bu rakam 91 milyar dolar oldu. Buralara yan gelip yatarak olmadı bu işler, çalışarak oldu ve inşallah yıl sonu itibariyle ihlassondakika Merkez Bankamızın döviz rezervini 100 milyar dolara ulaştıracağız, hedef bu. Kamu borç stoku şimdi yüzde 39 oldu, eskiden bu yüzde 74'tü. Devletin borçlanma faizi, yüzde 63'tü, şuanda borçlanma faizi yüzde 8,5, 9 oldu. Bitmedi, milli gelir 230 milyar dolardı, şimdi ise bu rakam 772 milyar dolar oldu. İhracatımız 36 milyar dolardı, şimdi 135 milyar dolar oldu. Bugün, işsizlik açıklandı Elhamdülillah tek haneliye indi, 9,9 oldu ve bütçe fazla verdi hamdolsun 4,5 milyar dolar. İşte AK Parti iktidarı böyle yürüyor, bunların yürüdüğü gibi değil, bunlar felç ettiler ülkeyi. Evelallah bunları anlatıyorum ki sizde bunları anlatın, çünkü 2014 seçimlerinde inşallah Sakarya yüzde 62'nin üzerinde bir patlama yapacak ben buna inanıyorum. Sakarya'da bugün 19 ayrı eserin açılışını yapacağız, bunların hizmete alınmasıyla birlikte Sakarya daha çok zenginleşiyor. 2014'ten sonra artık belde belediyeleri kalmayacak sadece ilçe belediyeleri ve Büyükşehir tüm mülki sınırların artık imarıyla, altyapısıyla, üst yapısıyla uğraşmak durumunda kalacak. Aynen İstanbul, Kocaeli gibi bir çalışma buralara da gelecek, 60 milyon liralık bir yatırımla kazandırılan şehirlerarası otobüs terminalini hayırlı olsun diyoruz' diyerek konuşmasını sonlandırdı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.