Amerika'da Kazıklanan Yazar!
Ricky Martin'li Evita'yı izledim
Geçen hafta, hazır New York'a gitmişken bir de müzikal izleyeyim dedim.
Times Square'de kaldığım Mariott Hotel'in üçüncü katındaki Marquis Tiyatrosu'nda Ricky Martin'in de rol aldığı Evita müzikali oynuyordu.
Bilet gişesine gidip "Bilet var mı" diye sordum. Bir gün sonraya bilet aramama rağmen 145 dolara balkonun dördüncü katında bir Broadway müzikaline yer bulmaktan mutlu oldum.
Broadway New York için önemli bir turist çekicilik alanı. Amerikalılar müzikaller aracılığı ile hem ülkelerine turist çekiyorlar hem de bu işten çok iyi para kazanıyorlar. Her gece tam 39 ayrı müzikal sahne alıyor Broadway'de.
Salonlar ortalama 1000 kişilik ve de tüm müzikallerin biletleri aylar önceden satılıyor.
Düşünün, her gece ortalama 150 dolardan 39 bin biletin satıldığını, bu gecede 6 milyon dolar demek. Yani yılda 2 milyar dolarlık bir sektörden söz ediyoruz.
Bu yüzden de yapımcılar müzikal sahneye koyarken hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor, Ricky Martin'e bile sahnelerinde yer veriyorlar.
Bir gün sonra gişeye tekrar biletimi almaya gittiğimde, gişedeki görevli içinde biletimin bulunduğu bir zarf uzattı. Zarfın içine baktığımda biletin üzerinde 92 dolar yazdığını gördüm.
Hemen görevliye "Ne iş ben 145 dolar verdim" dedim. Görevli hiç heyecan yapmadan "Bileti bulmak için aracıya komisyon ödediklerini" anlattı.
"Ama 53 doların belgesi yok" dedim. Adam ellerini açıp "Yapacak bir şey yok" gibilerinden bir hareket yaptı. Ben de daha fazla üstelemedim.
Kazıklandığımı hissettim
Amerika'da okudum, son yirmi beş yıl içinde defalarca değişik eyaletlere gittim ama ABD'de ilk kez kazıklandığımı hissediyor, ilk defa da birinin açık hesap, faturasız çalıştığını görüyordum.
İçimden "gelirler idaresine şikayet etsem mi acaba" diye geçirdim. ABD vergi kaçakçılığına karşı toleransı olmayan ülkelerin başında geliyor. Vergi kaçırırken yakalanacağına öl daha iyi! Hâlâ da şikâyet konusunda kararsızım. Her an ilgili kuruma bir mail gönderebilirim.
Evita müzikali son üç yıldır Londra'da sahneleniyordu. Daha önce 1977'de ilk sahnelenen oyunun yeni versiyonu diyebiliriz Ricky Martinli Evita'ya.
Diğer oyuncular ise Elena Roger ve Tony ödüllü Michael Cerveis idi. Açıkçası beklediğimden daha iyi bir müzikal buldum karşımda. İri adaleli kolları, bıyıklı yeni tipi ile Che rolündeki Ricky Martin güzel şarkılar seslendirdi.
Ancak oyunda anlatıcı rolünde olmasına rağmen fazla bir ağırlığı yoktu. Koreografi, dekor ve giysiler ise çok hoştu. Evita rolünde Elena Roger ise döktürüyordu.
Peron rolündeki Michael Cerveris'in yorumunu ise beğenmedim. Peron'dan çok Nazi subayını canlandıran bir havası vardı.
Müzikalden sonra hayatıma katılan bir şey oldu mu? Tabii ki hayır. İki saatlik bir görsel şölen izleyip "İnsanlar ne işler yapıyorlar, ne güzel oyunlar sahneye koyuyorlar" duygusuna biraz sahip oldum sonra da tüm deneyimi unuttum gitti.
Yalan söylemeyeyim. Oyunun bir yerinde Evita'nın giydiği milyona varan Swarowski taşlardan yapılmış kıyafet hâlâ aklımda ve de hâlâ müthiş bir ürün yerleştirme olduğunu düşünüyorum.
Bir de oyunu izlerken "Yeni çıkarılacak tiyatroda özelleştirme yasası bizim de böyle güzel müzikaller sahneye koyup ülkemize turist çekmemize yardımcı olabilir mi" diye düşünmeden edemedim.
Gerçekten ne oldu bu yasaya? Hâlâ birileri üzerinde çalışıyor mu? Yoksa biri bizim üzerimizde mi çalıştı? Hu hu... Sesimi duyan var mı?
Ali Atıf Bir - Bugün
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.