'Terörle mücadelede destek görmedik'

'Terörle mücadelede destek görmedik'
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, TGRTHaber'e değerlendirmelerde bulundu.

Yeni anayasa çalışmaları kapsamında muhalefet partileri ile biraraya gelen Türkiye Büyük MilletMeclisi Cemil Çiçek, TGRTHaber'e önemli açıklamalarda bulunuyor.

Batuhan Yaşar'ın sorularını cevaplayan Çiçek 'Tüm dünyadaçocukları kullanı terör örgütü. Hiç insafları yoktur. Şeit olanlar yüreğimiz yanıyor. Bakınız Avrupa'da PKK'nın terör örgütü kabul edilmesi 2002'dir ilk eylemi ise 1984'tür. O zamandan 2002'ye kadar bir hayır kurumu gibi işlem gördü. Bunun terör örgütü olduğunu Avrupa 18 yıl sonra mı anladı hayır.

TERÖR KONUSUNDA HİÇBİR DESTEK GÖRMEDİK

Şimdi yayın desteği var. ROJ TV sözde kapandı. Ben Adalet Bakanı idim ROJ TV davasını 10 yıl sürdürdüler. Bu bir mücadeledir. Türkiye Cumhuriyeti devleti ve millet olarak biz belirli bir örgütle değil onun arkasındaki politikalarla uğraşıyoruz. Bir çok güç var bunların arkasında.

Biz en evvel kendi gücümüze güvenmemiz gerekir. Terörle mücadele konusunda başkasının yaptığı desteğin hiçbir anlamı yok, kayda değer bir destek de vermediler. Terörle mücadele konusunda Türkiye yalnız bırakıldı. Şuana gelinceye kadar kaç tane terörist iade edildi? Hiç iade edilmedi. Para kaynakları aynendevam ediyor, eleman desteği, basın yayın desteği devam ediyor. O zaman bize nedestek vermiş oluyorlar?

Doğrusunu isterseniz Türkiye başka bir ülke olsaydı. Bu işe bu kadar dayanamazdı. Türkiye'nin çok şükür, içerde karışıklık olmadı ki Türkiye bu mücadeleyi götürüyor. Zaman zaman zaiyatımız da olmuyor değil ama Türkiye bu mücadelesini de vermek zorundadır. Türkiye bunları biliyor. 1 Hafta evveli hatırlayabilse Türkiye bunların neden olduğunu görürler. TSK, verilen yetki çerçevesinde görevini yerine getirmeye çalışıyor. Coğrafyanın zorluğu ortada. Kimsenin alnında yazmıyor sade vatandaş mı terörist mi? Kuzey Irak'ın o bölgesinde sivil vatandaş yaşamıyor, terör bölgesi orası. Birileri kaçakçılık yapıyorsa terörün izni olmadan haracını vermeden yapamaz. ihlassondakika O nedenle biraz soğukkanlı değerlendirmek lazım. Biz biraz tepkisel değerlendirmeler yapıyor, boş yere birbirimizi suçluyoruz. En evvel soğukkanlı olmak, bilgi kirliliğine dayalı tuzaklara düşmemek lazım.

Kandil'e girelim, hepsini alt üst edelim diyenler Kandil Dağı ile Elma Dağı'nı karıştırıyor. O coğrafya bilinmeden, yarın aynı lafı söyleyenler başka sıkıntı çıktığında neden oraya gittik derler. O işin içinde olanlar herşeyi değerlendirmeye gayret ediyor.

DÜN MUHALEFET İLE GÖRÜŞTÜNÜZ

Türkiye'nin meselesini Türkiye'nin insanları çözecek. Başkasından katkı beklemek beyhudedir. olursa olur. Ama siz kendi tecrübenize bakarak bu sorunu çözeceksiniz. Bu Türkiye'nin sorunudur. Hükümetleri aşan bir sorundur. Bu işler başladığından bu yana kaç hükümet geldi. Koalisyon geldi, sağ geldi sol geldi neticede hala terör konusu var. O zaman herkesin biraraya gelip bu konuda bir bilgisi varsa, katkısı olacaksa bu işi konuşarak bir noktaya gelinebilir. Onun için ben iki genel başkan görüşmesini bu manada önemsedim. Bu konuyu herkesle konuşup birbirimizle konuşmazsak olmaz. Neden konuşmayacağız.

İspanya'da İngiltere'de iktidar muhalefet bu konuda ciddi birlik içerisinde olmuşlar. Yine siz biraraya gelmem diyen partilerle uzun süredir çalışıyorsunuz. Biz neticede her işe maydonoz olan bir makamda bulunmuyoruz. Bizim bir yetkimiz var. O yetkiyi biz anayasadan alıyoruz. Onu aşan başka birşey yaparsak itirazlar geliyor, sen kimsin yetkin ne oluyor tartışmaları çıkar. Meclis Başkanı her işe koşturan, her işi yapan gibi bir görevi yok Meclis Başkanı'nın. Anayasa kapsamında herkes yetkisini kullanacak.

Bunlar, sizin sorduğunuz konuların bir kısmı icraya yürütmeye yöneliktir. Yasama'nın görevi belli, Yürütme'nin belli Yargı'nın belli. Bazen iyi niyetle belki hüsnüzanla Meclis Başkanı şuna da el atsın buraya da el atsın deniyor bizim bir yetkimiz var onun dışına çıktığımızda başka problem çıkar ki Türkiye'nin başında yeterince problem var zaten. 4 Parti biraraya gelsin Meclis Başkanı şu işi yapsın derse o zaman olabilir. 4 Siyasi parti dedi ki yeni anayasaya ihtiyaç var ve bu iş için komisyon kurulup başkanı da TBMM Başkanı olsun dediği için şuan yapıyoruz. ihlassondakika Yoksa böyle bir yetkimiz yok. Onun için diyorum ki yeteri kadar Türkiye'nin tartıştığı konular var. Terör meselesinde bir insiyatif başlamış oldu. Sayın Kılıçdaroğlu dedi ki biraraya gelelim komisyon oluşturalım böylece birlikte çalışsınlar. 4 Partiden biri dedi ki net olarak ben yokum dedi.

Sayın Başbakan'ın başka bir teklifi oldu, ikimiz devam edelim dedi. Bu da kabul edilip edilmemesine bağlı bir husustur. Biraz beklemek lazım.

KCK TUTUKLAMALARI

Kim ne yaparsa yasalara uygun yapacak. Biz de zaman zaman mantık oyununa düşerek sonuçta başka yere doğru sürüklenir gideriz. Toplantı, yürüyüş yapmak bir haktır. Miting yapacaksınız nerede istediğiniz yerde yapamazsınız. Devlet daha önce belirlemiş Valilikler. Ankara'da Abdi İpekçi'de yaparsınız. Ama siz ben hayır gelip Meclis'in önünde yapacağım derseniz polis yapamazsınız der. Yasada böyle bir hüküm var. Ondan sonra da polisle çatışıyorlar, polis biber gazı kullandı bilmemne kullandı. Hırsızın hiç mi suçu yok? Esnafın camını çerçevesini indiriyorlar. Kimse demiyor ki kardeşim sen bir hakkı kullanıyorsun ama başkasına haksızlık yapıyorsun. Herkes niye şu oldu niye bu oldu. Bir uçtan bir uca savrulan toplum haline geldik. Türkiye'de herkes herşeyi yapacak ama yasalar çerçevesinde yapacak. Yasa yanlışsa eksikse birlikte değişitririz. Haklar ve özgürlükler olacak ama bunun karşısında sorumluluklar da olacak. Ben sorumluluk almam ama istediğimi yaparım derseniz o bir kaos meydana getirir. Örgütlerin kendisini masum gösterebilmek bakımından buldukları bir yalan da olabilir. Bu kadar hakim savcı da insafsız olamaz ki bir yerde sıkınıt varsa oturup bakmak lazım.

ÖCALAN'A EV HAPSİ

Biz bunları konuştukça bunların değirmenine su taşımış oluruz. Biz birimiz birşey söyleriz onun üzerinden konuyu tekrar gündeme getirmiş oluruz. Bu işle birinci derece sorumlu olanlar bu iş yok derse ben o işin üzerine konuşmam. Laf sahibinden artar ürer, Bizim bunu yeniden artırmamızın anlamı yok. 4 Parti biraraya gelmediler. 4 Parti biraraya gelirse bu konu gündeme gelir. Şuanda gündemimized böyle birşey yok. Yürürlükteki mevzuat açısından bu da mümkün değil. Bana sormadan önce hukuka sormak lazım. Bugün mevzuatımızda ev hapsi var ama hangi şartlarda, ağırlaştırılmış müebbette buna imkan yoktur.

LEYLA ZANA'NIN ÇIKIŞI

Bir taraftan Türkiye fikir özgürlüğü denmiyor mu. Bunu tenkit edenler de bunu talep etmiyor mu? O zaman herkes fikrini söyleyecektir. Beğenen olur beğenmeyen olur. O da çok sıkıntı çekti bu süreçte. Onları kamuoyu ile paylaşmış olabilir. Onun ötesine taşırsanız onun bir anlamı olmaz. Herkes benimki gibi düşünsün, bana destek versin derse bu yalakalık olur. Herkes eteğinde ne taş varsa döksün, kafasında nasıl bir fikir varsa söylesin. Bunlarda bir mahsur yok.

CEZAEVLERİNDEKİ YANGINLAR

Evvela bu Urfa'daki savcılık bir soruşturma yapıyor, idare de yapıyor. Ayrıca Meclis'ten de İnsan Hakları Komisyonu oraya gitti. Bunu değerlendirmeden önce bu soruşturmaların neticelenmesi lazım. Aksi takdirde birşeyler söylediğimizde bu suçlamalara gidiyor. Eskiden 100 gün ceza alan 40 gün yatıyordu. Ayrıca bir de af çıkıyordu sık sık. 48 adet af çıktı şuana kadar. Bu tür şeyler cezaların caydırıcılığını ortadan kaldırdı. Artık 100 gün ceza alan 66 gün yatacak. Bundan dolayı da cezaevlerinde artış meydana getirdi. Onu görmek lazım. Herkes şikayet ediyordu filancayı öldürdü 4 yıl yattı çıktı ne ala memleket diyenler bugün şimdi bunu söyllüyorlar. Denmedi ki babamı öldüren, filancayı yağmalayan adam 1-2 yıl yatıp çıkıyor diyen de bizim toplumumuz. Sonra kolay kolay çıkmasın dendi şimdi aynı toplum buna isyan ediyor. Onun için bu cezaevlerindeki yoğunluğu arttırdı. Tutuklamalara bakarsanız toplu işlenen suçlar, örgütlü suçlarda Türkiye'de bir yığılma var. Eskiden bireysel işlenen suçlar bugün örgütlü hale geldi. Bir iyiye gidiş var ama buna nazaran özellikle teröre bağlantılı olan suçlarda artış var.

Bir husus da bir bölgedeki cezaevinde boşluk var öbürkinde fazlalık var. Oradaki fazlalığı buraya getirdiğinizde nasıl gelip gidecekler ailesi var falan filan. Onun için bu tür engellerle de yönetim karşılaşıyor. Böyle bir dengesizlik de söz konusu. Diyelim ki Şırnak Cezaevindeki mahkumları Sivas'a naklettiğinizde oradan buraya ziyarete nasıl gelecekler. Tutuklu oradan mahkemeye nasıl getirilip götürülecek iyi bakmak lazım. Vali'nin açıklamalarına bakarsak zaten bu siyasi suçluların kaldığı bir yer değil. Bunlar adli mahkumların olduğu bir cezaevi. Ben de gittiğimde Af yok mu baba diye bağırırdı.

CMK 250. MADDESİ

Bu mahkemeler örgütlü suçlara bakıyor. Kalmamasını herkes arzu eder böyle mahkemelere ihtiyaç kalmamasına. Keşke bu tip davalar olmasa da bu tip mahkemeler olmasa diyeceksiniz. Ama Türkiye'de bu tip suçlar yoğun olarak var bunu görmek gerekecektir. Bu iş uygulamadan mı kaynaklanıyor yapıdan mı kaynaklanıyor. Buna bakmak lazım. Varlığında şikayet etmek kolaydır ama yokluğundaki sıkıntıları iyi görmek lazımdır. Şahıslardan kaynaklanan problemleri kuruma mal etmek de doğru değil. Herkes çok farklı noktalardan değerlendirmeler yapıyor. Yanı başımızda Yargıtay var. Şu kadar da dairesi var. Her mahkemeye bakan dairesi ayrıdır. Şimdi, diyelim ki bir örgüt. İsim verip reklam yapmayalım. Bir örgütle ilgili dava geldi. O mahkeme ilk defa bilgi sahibi olacak hakimle bilgili hakimin bakması farklıdır. Sadece göz hastalığında 18 dal var. Şimdi Aile mahkemeleri, ticaret mahkemeler oluştu, ayrıca tüketici mahkemeleri oldu. Şike falan olduktan sonra spor olayına bakan başka bir mahkeme de olsun dendi. Yargıda bir ihtisaslaşma var. Bunu yok kabul ettiğinizde ortaya çıkacak problemi iyi öngörmek lazım. 250 ile ilgili 2004-2005'ten bu yana yargılamalar yapılıyor. Ne zaman çıktı belli davalar sonrasında çıkmaya başladı. Kalkar ya da kalkmaz henüz Meclise gelmiş birşey yok. Bunlar kalktığında ortaya çıkacak problemleri iyi hesap ettiysek problem yoktur.

CUMHURBAŞKANLIĞI ADAY SÜRESİ

Ben mümkün olduğunca hukuk çerçevesinde bakabilirim bu olaya ama neticede bir yargı kararı var ve bu yargı kararına da uymak zorundasınız. Meseleye ben öyle bakarım. Geri kalanı doğrudur yanlıştır ayrı bir olay. Düşüncelerimi de söylersem yeni tartışma başlatır gerek yok. Türkiye'nin acil gündemi de bu değil. Bir Cumhurbaşkanı sorunu yok Türkiye'nin. Mahkeme de karar verdi ihlassondakika 2014'yılında yapılacak seçim diye. Bunun 5 yıl olduğuna ilişkin ciddi makale yazan hukukçular da oldu. Yargıya gitti yargı doğru veya yanlış bir karar verdi. Artık bunu tartışmanın hiçbir anlamı yok. İkinci kez aday bile olabilir dendi. Olur dendikten sonra biz bunun nesini tartışacağız.

367 kararı hukukun katliydi ama uyduk. 411 kararı ciddi ölçüde eleştirdik ama uyduk. Öbürü, hukuki değerlendirme olmaz siyasi değerlendirme olur onun da ucu açıktır. Bu görüş bildirirken acaba başka bir politikayı mı uygulamak istiyorsunuz ona göre. Onun için bu tartışmaların bir faydası yok. Faydalı işleri tartışalım. Daha süresi gelmemiş, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı sorunu yok. Kaldı ki 2014 yılındaki bir konuyu bugünden tartışırsak eskiye dönmüş oluruz. Ne faydası olacak olsa olsa bir tartışma varsa bende buna bir yerden katılmış olur veya tartışmaya yeni bir boyut kazandırmış olurum. Mahkeme 7 yıldır tekrar aday olabilir dedi.Gerisini konuşmanın bir anlamı yok.

BU MECLİS BİR ANAYASA YAPABİLECEK Mİ?

Yapmak mecburiyetindedir. Bu türlü tartışmalarla toplumu yararız. Bugün bir çok siyasi gerginliğin temelinde bu anayasa yatıyor. Onun için bu yeni anayasayı yapmak zorundayız ki bir daha bu siyasi havayı yakalayamaz Türkiye. Yapamazsa siyasete güven kaybı olur. Yeni bir anayasa yapmak mecburiyetindeyiz. Kaldı ki bu sadece bizi ilgilendiren bir konu da değil. Türkiye'nin dış itibari bakımından da en önemli konu haline geldi. Hem şikayet edeceksin hem de yapmayacaksın bunun izahı yapılamaz. 30 Yıldır toplum bu anayasanın kötü olduğunu tartıştı. Onun için böyle bir fırsat varken hepimiz belki en mükemmelini yapamayız ama sivil bir anayasa yapabilecek durumda olduğunu siyasetin ispat etmesi gerekmektedir.


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.