İki farklı PKK sözü kandırmacası

İki farklı PKK sözü kandırmacası
PKK'nın Dağlıca saldırısının planlı, programlı, hesabı kitabı yapılmış bir saldırı olduğunu söyleyen Prof. Dr. İhsan Bal, iki farklı PKK diye birşeyin olmadığını söyledi.

Prof. Dr. İhsan Bal: Dağlıca saldırısı hesabı kitabı yapılmış ciddi bir saldırı. PKK bütün imkan ve kabiliyetlerini sahaya sürmüş durumda... PKK'daki "çatlak" da inandırıcı değil.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İhsan Bal, Dağlıca saldırısının şifrelerini anlattı. Saldırının planlı bir saldırı olduğunu kaydeden Bal, “iki farklı PKK” yaklaşımını redderek Karayılan ve Bahoz Erdal için “Aynı mahallenin farklı kimlikteki haydutları” ifadesini kullandı.

İşte İhsan Bal'ın analizi

HESABI KİTABI YAPILMIŞ, PLANLI PROGRAMLI BİR SALDIRI
“Dağlıca saldırısının birden çok nedeni var. Üç tür saldırıdan birincisi, yani planlı bir saldırı. Zorlayıcı ve fırsatçı bir saldırı değil. Başbakan'ın gezilerini hesap ederek, uluslararası konjonktürü hesap ederek ve bugün gelinen aşamadaki süreçler hesap edilerek yapılmış, kapsamlı saldırılardan. Katılan terörist sayısına baktığımız zaman ve yapılan hazırlıklara baktığımız zaman, sınırın geçişinde toplanan malzeme ve lojistik destek... Bütün bunların hepsi yan yana konulduğu vakit ciddi, hesabı kitabı yapılmış kapsamlı bir saldırıdan bahsediyoruz. Süreç analizlerine dayalı bir saldırı olduğunu söyleyebiliriz.

AYNI MAHALLENİN HAYDUTLARI
Fatih Altaylı'nın “Türkiye Bahoz'u neden vuramaz” yazısıyla ilgili soru üzerine Bal, şunları söyledi:

“Bunun için ciddi bir irade gerekli ama sorunun daha arka planında öne çıkartılması gereken başlık şudur: PKK aslında monolog bir örgüttür. Yani çok sesli, birden fazla PKK olduğu kanısında değilim. Belki tek liderli bir örgütün fazla suflörü var. Bunlar içinde farklı rollere soyunanlar var. Karayılan daha uzlaşmacı rolü üstlenmiş gözüküyor. Bahoz öbür taraftan 'şahin' gösteriliyor. Aynı mahallenin farklı kimlikteki haydutlarından söz ediyoruz. Bunlar pek tabii ki tek tek yakalanabilir. Bu irade ve bu bakış açısını geliştirmesi gerekiyor Türkiye'nin. Tükiye'nin elinde bu imkanların olduğu kanısındayım. Bu iradenin ne kadar öne çıkarıldığı ile ilgili kuşkularım var. Karayılan: Yeni DAĞLICA İstiyorum

Kuşkularımın temelinde şu var. Örgüte yönelik bu operasyonlar yapıldığında örgüt daha büyük eylemler yapar. Bir kısım insanlar arasında böyle bir kaygı var. Kaygınız bu alanda yoğunlaşırsa, şunu bilmemiz gerekir ki PKK bütün imkan ve kabiliyetlerini sahaya sürmüş durumdadır. En büyük eylemler nelerdir, gözden geçirelim. Allah korusun, büyük bir alışveriş merkezinde bomba patlatmak... Bunu yapmak için ard arda teşebbüsleri var. C4'ler şehir merkezlerinde cephanelik olarak yakalanıyor. Çok önemli kişilere suikast olabilir; akademisyenler, uzmanlar, devlet adamları... Buna yönelik çabaları sahaya sürmüş durumda.

Büyük karakol baskınları... Karayılan, Avni (Özgürel) Bey'e 'Yapmayacağız' demiş. Bunlar tamamen uydurmaca, kandırmaca ve bir gazetecinin de buna nasıl kandığına aklım almıyor. Bunların gerçeklikle ilgisi yok. Bu örgüt bütün kabiliyetini sahaya sürmüş durumdadır. Bu örgütün yönetimiyle ilgili olsun, çeşitli çevreleriyle ilgili olsun Türkiye'nin imkan ve kabiliyetleri vardır. Bu iradenin ortaya konulması gerektiği kanısındayım. Fatih Altaylı'nın 'Neden olmuyor' sorusu... Zorlandığımız nokta risk analizinden kaynaklanıyor.

“PKK'DA ÇATLAK YOK”
Terör örgütünde ayrışma olduğu, hatta bölünmenin meydana gelebileceği yorumlarına katılmadığını belirten Bal, şunları söyledi:

“Ben işin doğrusu örgütte bir çatlak olduğunu düşünmüyorum. Beni ikna edecek kanıt yok. Şahsi analizlerim, PKK, terörü amaç haline, bir kimlik haline getirmiştir. Bu kısır döngüye dönüşmüştür. Terörle çözebileceğini düşündüğü şeyler bile çözüm yoluna girdiğinde şiddete başka gerekçelerle başvurduklarını görüyoruz.

Karayılan'ın sözleri çarşaf çarşaf yayınlanıyor. Silvan yol kazası ise, bir terör örgütünün yetkili kişisi ortaya çıkar ve 'Bu saldırıları katiyen üstlenmiyoruz. Bunları dışlıyoruz' der. Yoksa hem saldırının nimetlerinden yaralanacaksınız hem dar alan stratejisi uygulayacaksınız. Ne mesaj verdi örgüt? 'Ben her şeye hakimim, benim elimin ayağımın kırıldığını düşünmeyin. Ey Kürtler, size haddinizi bildiririm. Türkiye'de demokrasi gelişti, parlamentoda varız Sayın Zana, sakın ha! Kendinize bir çekidüzen verin. Kürt aydınları siz çok ileri geri konuşuyorsunuz' gibi onlarca mesajı alanda vermeye çalıştı.

Ama aynı Karayılan'ın ve bir başka PKK'lı yetkilinin şu cümlesini bir başka gazetede okuyabiliriz:

'O saldırı yerel unsurlarımızın savunma amaçlı yaptıkları bir taktiksel eylemdi' Bunların iler tutar yanı yok. Kendimizi kandırmamamız gerekiyor. Terör örgütleri devletlerin hatalarıyla büyürler, kendi yanlışlarıyla ölürler. Bu örgüt kafa karıştırma dönemini yaklaşık üç dört senedir yapıyor. Karayılan bu röportajı vermeden az önce Pınarbaşı'nda intihar eylemcilerini gördük. Ankara, İstanbul gibi hedefe gelip çok daha büyük bir eylemi gerçekleştirselerdi... Ülkenin altı cephanelik... Bir PKK vardır; monoligtir, ideolojisi yamalı bohçadır. Birçok şeyden ödünç almış vaziyettedir. Uluslararası konjonktür onu sıkıştırıyor. Barzani sıkıştırıyor. Türkiye'nin geldiği nokta sıkıştırıyor. Yanlış aktörlerle işbirliğini artırdı, marjinallerle artırdı. Türkiye'de her şeyden önemlisi Kürtler durumdan rahatsız. PKK bütün bunların yanında bir kafa karışıklığı süreci yaratarak, karşıtlıklar yaratarak 'barışçılar-şahinciler' gibi. Böyle şeyler yok. Bunu bilmemiz, süreci de buna göre okumamız gerekiyor. Demokrasi ve siyaset içinde bu sorunu çözmek isteyenler var, bir de bu ülkenin önüne engeller koymak isteyen, şiddetle, bu süreci kendi gündemiyle dikte ettirmeye çalışan, şiddet hastaları var. Bunu tedavi etmek için bir süreç başlatmak gerekiyor.”

“PKK'NIN KAPASİTESİ BU KADAR”
PKK'nın bundan sonra ne yapabileceğine yönelik soruya da Bal, şu yanıtı verdi:

“Örgütün 100 eylem kapasitesi varsa bunun 99.5'u sahaya sürülmüştür. Örgütün yapabileceği budur. Belki de yedekte tuttuğu tek eylem Öcalan'ın idamı gibi bir durumda devreye girecektir. Bahoz Erdal br figürdür, bunu çok ön plana çıkartmaya gerek yoktur. Karayılan'ın önünde, Cemil Bayık'ın önünde değildir. Öcalan tarafından yönetilen bir örgüttür. Süreci doğru yönetirsek daha az insan zaiyatıyla bir uzlaşı ortamı yaratabiliriz. Ben buraya doğru gitme irademizi daha güçlü görüyorum.”

habertürk

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.