Sığınmacı raporundan ne çıktı?

Sığınmacı raporundan ne çıktı?
Kırklareli Sığınma ve Barındırma Kampı Raporu açıklandı: Kamptaki sığınmacıların hukuki problemlerini çözmeleri ve statülerinin belli olması için gerekli hukuki desteğe acilen ihtiyaç var.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi, Kırklareli Sığınma ve Barındırma Kampı Raporu’nu açıkladı.

11 Haziran’daki olaylarda 1 kişi ölmüştü

Türkiye’yi transit ülke olarak kullanmak isteyen gerekse yasadışı yollarla yerleşmeye çalışırken yakalananlardan, uluslararası veya iç mevzuata göre mülteci statüsü verilmesi mümkün olmayan ve bu nedenle ülkelerine iade edilmeyi bekleyenler ile yasal statüleri kesinleşmemiş olanların, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan barınma kamplarında tutulduğunun hatırlatıldığı raporda 11 Hazinan’da yaşanan ve 1 kişinin ölümü ile sonuçlanan olaylar mercek altına alındı.

Farklı değerlendirmeler yapılmıştı

11 Haziran 2008 tarihinde, Türkiye’nin en büyük barınma kamplarından biri olan Kırklareli Gaziosmanpaşa Yabancı Kabul ve Barındırma Merkezi’nin, bir kişinin ölümü ile neticelenen bir olayla ülke gündemine gelmesinin ardından, insan hakları örgütleri, medya ve resmi kurumlar olayla ilgili farklı değerlendirmede bulunmuşlardı.

MAZLUMDER Değerlendirme raporu hazırladı
Olayın ardından konunun ayrıntılarını araştırmak üzere kampa giden MAZLUMDER, sığınmacılar, kamp yöneticileri ve mülki amirlerle konuyu görüşerek “Kırklareli Gaziosmanpaşa Yabancı Kabul Ve Barındırma Merkezinde Yaşanan Olayların Ve Kampın Genel Değerlendirme Raporu”nu hazırladı.

Raporda hangi öneriler var?

“Bu nitelikte bir kampta birçok milliyet, dil ve kültürden insanın barınabileceği gerçeği düşünüldüğünde böyle bir kampta görev alan personelin belli niteliklere sahip olması gerekmektedir” denilen raporda şu önerilere yer verildi:

Kampın modern standartlar dâhilinde yeniden dizaynı ile ihtiyaçlara cevap verecek, insan yaşamına uygun hale getirilmelidir.

Devletin öncülüğünde barolar ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla burada bulunan insanların hukuki problemlerin çözümü için danışmanlık hizmeti verebilecek birimler oluşturulmalı, adli yardım hizmetlerine ulaşma imkânları sağlanmalıdır.

Özellikle dil bilen ve buranın gereklerine uygun yeterli uzman personel istihdamı sağlanmalıdır.

Temel eğitim alma yaşındaki çocukların eğitim ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli koşullar oluşturulmalıdır.

Devlet bu insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için bir fon oluşturmalı, bu konuda gönüllü olan sivil toplum kuruluşları ile irtibata geçerek bu ihtiyaçların onlar tarafından karşılanması konusundaki engelleri ortadan kaldırmalıdır.

Kampta kalan ailelerin yaşamalarının temini için gerekirse kamp içerisinde bir arada kalabileceği ayrı bir alan oluşturulmalıdır.

Yemekler sağlıklı beslenme koşullarına uygun hale getirilmeli, menüler, hasta, yaşlı ve çocukların durumları gözetilerek hazırlanmalıdır.

Maddi imkânsızlık veya idari gerekler neticesinde aileleri ve yakınlarıyla ile iletişim kuramayan kamp sakinlerinin aileleri ve yakınları ile iletişim kurmalarına olanak sağlanmalıdır.

Kamplarda muhakkak sosyal hizmet uzmanı görevlilerin olması gerekir.

Tutulanlara, sığınmacılık ve mültecilik koşulları hakkında anlayacakları dilde bilgilendirilmelidirler.

Sığınmacı durumunda olan kişilerin tüm başvuru ve itirazları neticelenmeden asla sınır dışı edilmemelidir. Aksi halde kişilerin yaşamı tehlikeye girer, hukuki açıdan non-refoulement prensibi çiğnenmiş olur.

Sığınmacılar ile yapılan görüşmeler neticesinde kampın Türkiye’deki diğer kamplara göre hiç iç açıcı olmadıkları acilen iyileştirme yolunda adımlar atılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Engin Kaşdaş-habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.