Erdoğan yurda döndü

Erdoğan yurda döndü
Meksika'dan yurda dönen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Esenboğa Havalimanı'nda soruları cevaplıyor.

Başbakan Erdoğan yaptığı açıklamada 'Dünyanın en güçlü iş dünyasının temsilcileri ile biraraya geldik. Bu çerçevede iş dünyasının önemli, sorunlarını bu temsilcilerle görüşme fırsatımız oldu. Bizler Uluslararası Ekonomik İşbirliği alanında başlıca platform haline gelen g-20'deki çalışmaların bugüne kadar olumlu sonuçlar verdiğine inanıyoruz. G-8'in yerine G-20'nin ikrame edilmesinin önemi ortaya çıkmış oluyor.

Daha büyük felaketlerin önlenmesi de mümkün oluyor. Önümüzde önemli zirveler var. Bunların şuanda artık gündeme gelmek suretiyle neler olabilir neler gelecek zirvelerde görüşülebilir bunların değerlendirmesi yapıldı, eylem planı hazırlandı. Küresel ekonomik krizin etkileri gözden geçirildi. Tek burada rahatlatan bir süreç diyeceğim o da Yunanistan seçimi neticesinde hükümetin kurulması olayı özellikle AB üyesi ülkeleri rahatlatmış durumda. Ve Avro ile ilgili farklı tartışmalar gündeme gelecekti, hükümetin kurulmuş olması daha rahat karar vermeyi ve bu belki bir umudun ertelenmesi olarak da değerlendirilebilir veyahut da bu ertelenme ile birlikte Yunanistan'da yeni bir dönem olur mu onu bilemem onu da yeni hükümet performansı ile ortaya koyacaktır. ihlassondakika Küresel ekonomi son bir kaç yıldan bu yana çok çeşitli sınamalardan geçiyor. Zirvede sergilenen olumlu tavrın, istikrarın büyümeye önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. Bizler gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler olarak aynı sistemin parçalarıyız. Türkiye 2015 yılındaki zirvenin ev sahipliğini yapacağı için güçlü desteğimizi devam ettireceğiz. Meksika'daki zirvede özel görüşmelerimiz oldu. Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmelerim oldu, Çin Devlet Başkanı ile görüşmem oldu, ABD BAşkanı Obama ile görüşmemiz oldu, yine Almanya Şansölyesi Merkel ile görüşmemiz oldu, diğer liderlerle görüşmeler gerçekleştirdik. Görüşmelerimizin odağında daha çok Suriye ve Ortadoğu'daki gelişmeler yer aldı. Bunları değerlendirme fırsatı bulduk. Ardından Brezilya'ya geçtik.

Onayladığımız sonuç belgesini ciddi bir gelişme olarak görüyorum. Uzlaşmamız Rio+20 konferansının gelişmesi olmuştur. 1992'den bu yana burada bu toplantıya Rio+20 denmesi oradan geliyor. Rio artık 20 yıl sonra yapılması nedeniyle önem arzetti ve katılım da yüksekti. Türkiye olarak ileriye dönük bir bakış açısıyla yenilikleri destekledik. Eşitcilik, sosyal güvenliği, kız çocuklarının eğitimi olmak üzere her seviyede eğitimi öne çıkardık. Herkese sağlık, su, enerji alanlarında yeterli hizmetlerin yapılmasını teşvik ettik, hlsndkk çevrenin korunmasını savunduk. Türkiye olarak biz de bu konferansa geniş bir heyetle aktif katılım sağladık. Bakanlıklarımız heyetleri ile orada yer aldılar çalışmalara iştirak ettiler. Bu iki yan etkinlik te konuşmalarım oldu. İstanbul'da 2010'da en az gelişmiş ülkeler zirvesini yaptık ve tüm konuşmacıların İstanbul Zirvesi'ne atıflarda bulunması olumlu temel teşkil ettiğini de ortaya koyuyor. Bizim de 2020'ye kadar yapacağımız yaptırımlarımızın bunları olumlu istikamette söylüyorum bunları da orada hedef olarak ortaya koymamız diğer ülkeleri de teşvik ettiğimizi düşünüyorum.

Bir sabah kahvaltısı yaptık uzun süren bir kahvaltıydı. Bu uzun süreli kahvaltı aynı zamanda bir çalışma kahvaltısıydı, burada Brezilya Türkiye ilişkileri,Suriye'ye yönelik konuları görüştük. Bakanlarımız Brezilya Türkiye arasında neler yapabiliriz, bunları görüşmek üzere bazı adımlar attılar ve muhatapları ile buna yönelik görüşmeler yapıldı. Toplu konutlarla ilgili görüşmeler yaptık. Bizim Toplu konuttaki durumumuzu inceledikleri için müşterek bir çalışma yapabileceğimizi söylediler. Farklı ülkelerden Avusturalya Başbakanı olmak üzere onlarla da görüşmelerimiz oldu. Bütün bu görüşmelerin yanında bu yapılan görüşmelerin inanıyorum ki Türkiye'nin bu ülkeler nezdindeki durumunu görme bakımından önem arz ediyordu. Ama toplumsal uzlaşma barış noktasında Türkiye'den beklentiler çok çok fazla. Biz de üzerimize düşeni her an yapmaya devam edeceğiz. KArarlılığımız aynen devam edecektir. Biz yurt dışında iken 8 şehidimizin haberini aldık. Bu şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Oradan bir mesajımız oldu. Yine 2 polisimizin 1 sivil vatandaşımızın yaralandığı Diyarbakır olayında da yaralılarımıza Allah'tan şifalar diliyorum. Bu noktada özellikle teröre yönelik mücadelemizin bugüne kadar olan kararlılığımız ne ise aynı kararlılıkla süreceğini belirtmek istiyorum.

SİLAHLAR BIRAKILIRSA OPERASYONLAR BİTER

Bu işin tek çözüm noktası var terörün silah bırakmasıdır. Terör örgütü silah bırakmadığı sürece bizim güvenlik güçlerimizin operasyonları durdurması gibi bir durum asla söz konusu olamaz. Siyasi unsurlarının ifade ettiği silahın bırakılması, operasyonlarının durdurulması eğer dürüstse bunlar, kendi iradelerini onların iradelerinin üzerinde kullanabiliyorlarsa o zaman silahların bırakılması ve güvenlik güçlerinin operasyon diye derdi yok. Gerekli gördüğü yerde yapar güvenlik gücü. Dertsiz başını neden derde soksun. GÜvenlik gücü güvenliği sağlamak içindir. Ülkemizin her karesinde yaşayan tüm insanımıza güvenlik temini için refah için huzur için var. Bu keyfi bir olay değildir. Böyle bir huzurun sağlanmasına yönelik bir görevdir. Silahlar bırakıldığı anda, operasyonlar da biter.Bunu da bu şekilde tekrar ifade etmiş olayım.

Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağı, Malatya'dan havalandıktan sonra Akdeniz üzerinde kayboldu. Pilotlarla iletişim kesildi, bölgede arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Arama çalışmaları neticesinde pilotların yerlerinin belirlendiği ve kurtarma ekiplerinin çalışmalarına devam ettiği belirtildi. Uçağın kesin düşüş nedeniyle ilgili açıklama ise yapılmadı.

UÇAK SURİYE TARAFINDAN MI DÜŞÜRÜLDÜ?

"Uçağın düştüğünden haberim var." diyen Erdoğan Suriye'nin Türkiye'den özür dilediğini söyledi. Uçağın düştüğü andan itibaren arama çalışmaları başladı diyen Erdoğan, İstanbul'a indikten sonra Ankara'ya geçti.

Konuyla ilgili konuşan Fatih Altaylı "Bir Türk F-16 uçağı Suriye sınırında Akdeniz üzerinde, Suriye'ye yakın bir yerde, sularında Suriye hava savunma sistemi tarafından düşürüldü ve pilotlarda Suriye tarafından esir alındı" diye ajanslardan duymuştuk. Başbakan bu bilgileri teyit etmedi, 'Pilotların Suriye'nin elinde olduğuna dair bizim bir bilgimiz yok' dedi. 'Olduğunu da zannetmiyoruz. Şu an hem deniz hem hava kuvvetleri şu anda Doğu Akdeniz'de arama kurtarma çalışmaları yapıyorlar ve çok şükür ki pilotlarımız hayatta sadece bir uçak kaybımız var' dedi.

KANDİL'E GİRME ŞARTLARI GÜNDEME GELECEK Mİ BUGÜN?

Arkadaşlar şimdi size detay vermeyeceğim. Şimdi bu detayları görüşeceğimiz bir toplantıya gidiyorum. Bu görüşmeleri yapalım, detaylarını görüşelim sizlere çok daha sağlıklı ve sıhhatli açıklamaları yaparız. Kandil'i de Türkiye'deki Kandil'i de konuşuruz. Ama şu bir gerçek şehitlerimiz oldu ama şehidimizin arkasından başta Genelkurmay olmak üzere herkes bölgede yerini aldı veteröristlere karşı orada yapılan operasyonlarda da görüldüğü gibi 31 tane teröristi inlerinde yakalayıp gereğini yaptılar. Yapanın yanında bunlar kar kalmayacak, bedrelini muhakkak ödeyecekler. Onun için de ya silahı bırakacaklar ya silahı bırakacaklar. Kendilerine başka yerler bulmuşlarsa gidebilirler. Kandil'Dekiler zaten başka bir ülkedeler. Bu konuda Kuzey Irak'ta bu tablodan rahatsız. Barzani'nin de yaptığı bir açıklama var. Biz, arkadaşlar böyle birşeye karar verdiğimizde çok da izin alma gibi bir durum söz konusu değil. Bu ülke NATO'nun üyesidir. Ülkemize bir saldırı olduğu anda gereken cevap anında verilir. Onu sen düşün artık, adres ara biraz.

SALDIRININ ZAMANLAMASI İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMENİZ NE OLACAK? SİZİN DIŞ TEMASLARINIZA DENK GELMESİ, LEYLA ZANA'NIN AÇIKLAMALARINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Bunlar sizin için meraklı konular gibi görülebilir ama biz bu tür şeylere alıştırıldık. Bizim görevimiz almamız gereken önlemler ve atılması gereken adımlardır. Bizim hiçbir zaman yurt dışı seyahatlerimiz ertelenemez. Anında görüldüğü gibi cevapları verilmiştir saldırganlara. Bundan sonra da bizim çıkışlarımızda deneyeceklerse yine cevaplarını alacaklardır. Bizim temennimiz artık bu iş bitirilsin. Ülkemin belli bölgelerinde rahatsızlık çok daha fazla. Ama geneline baktığınızda oralarda da bu rahatsızlığı görmek mümkün. Şehidimiz yeri geliyor bakıyorsunuz Kayserili, yeri geliyor Rizeli, yeri geliyor İzmir'den Edirne'den her yerden bir şehidimiz çıkıyor. Oralarda da analarımız ağlatılıyor. Biz analarımızın bacılarımızın ağlamasını istemediğimiz için yapıyoruz bu mücadeleyi ama aynı zamanda HAkkari'li bir vatandaşımızın da evladı hayatını kaybediyor şehit oluyor. Yapanlar hedeflerinin ne olduğunun farkında değiller. Bu hedef sadece bu milleti huzursuz etmektir. Bu milletin huzursuzluğuna da bizler müsade etmeyeceğiz.

PİLOTLAR REHİN ALINDI MI?

Hayır hayır şuana kadar bize ulaşan böyle bir bilgi yok. Yapacağımız toplantıdan sonra bunlar ortaya çıkar' dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.