Sezer'den Ergenekon'a 'psikolojik destek'
Ergenekon soruşturmasının Cumhuriyet tarihinin en önemli soruşturması olduğunu kaydeden Zihni Çakır, “Bu soruşturmanın en az iki şok dalgaya daha gebe olduğunu söylemek asla abesle iştigal olmaz. Bugün, soruşturma ve operasyonları kamuoyu oluşturarak küçümsemek ve sindirmek isteyen medya mensuplarının, bu ihtilal tüccarlarından nemalanmadığını söyleyemeyeceğimize göre, soruşturmaya konu örgütlenmelerin yapılanma şeklinde önemli bir ayağı medyanın oluşturduğu kendi belgelerinde sabit olduğuna göre, varın adını siz koyun. Bunlara ihtilal tüccarlarının medya tacirleri demek doğru bir tanım olmaz mı?” diye sordu.
“AT GÖZLÜĞÜ TAKMIŞ SÖZDE AYDINLAR”
İşte Zihni Çakır’ın, Ankara 1 Nolu L Tipi Cezaevi’nden Vakit’e gönderdiği mektup:
“Haber bültenlerine baktıkça nasıl bir arı kovanına çomak soktuğumu daha iyi anlıyor ve burada bulunuşumun ve alnıma sürülen lekenin nasıl bir sürecin ürünü olduğunu daha net idrak edebiliyorum. Sakın buradan gerçekleşen gözaltıların sürpriz olduğu anlaşılmasın. Demem o ki; hâlâ bir ayağı aksak olan Ergenekon Operasyonu çerçevesinde gerçekleşen 4. dalga ‘şok gözaltılar’ sonrasında, ekranlarda arz-ı endam eden at gözlüğü takmış sözde gazetecilerin menfi tespitleri ve soruşturma savcılarını hedef alan söylemleri karşısında beni bu kirli etiketle hangi iradenin buraya tıktığı daha iyi anlaşılıyor. Türkiye’de yargıya hakim kesimlerle bu gazeteci (!) tayfasının aynı referansa sahip olduğunu düşünürseniz demek istediğim daha net anlaşılacaktır.”
“İHTİLAL TÜCCARI” BUNLAR
“Şimdi birileri, yapılan son operasyonla birlikte benim özel tanımımla ‘bu ihtilal tüccarlarına’ sahip çıkıp soruşturma savcılarını baskı altına almaya ve hamaset dolu hukuk terminolojisi söylemleriyle yıldırmaya çalışıyor ya, buna kahrediyorum burada. Onların bu hırçın tavırlarından, Ergenekon Soruşturması’nın Cumhuriyet tarihinin en önemli soruşturması olduğunu da görebiliyorum. Ve hatta bu soruşturmanın en az iki şok dalgaya daha gebe olduğunu söylemek asla abesle iştigal olmaz. Bugün, soruşturma ve operasyonları kamuoyu oluşturarak küçümsemek ve sindirmek isteyen medya mensuplarının, bu ihtilal tüccarlarından nemalanmadığını söyleyemeyeceğimize göre, soruşturmaya konu örgütlenmelerin yapılanma şeklinde önemli bir ayağı medyanın oluşturduğu kendi belgelerinde sabit olduğuna göre, varın adını siz koyun. Bunlara ihtilal tüccarlarının medya tacirleri demek doğru bir tanım olmaz mı?”
“POSTALLI VE CÜBBELİ OLİGARŞİ”
“Türk kamuoyu, Ergenekon örgütlenmesinin, kompartıman tarzı bir yapılanma ile milli iradenin, dönemsel çıkarlar çerçevesinde planlanan eylemlerle, postallı oligarşi ya da cüppeli oligarşi vesayetine girmesi için hizmet ettiğini bilmeli. Seküler bir laiklik, nihilist bir Kemalizm ideolojisini, totaliter bir rejim ve anti parlamenter bir düzen tesis etmek için, kimi zaman silahlı güçle kimi zamansa yargı erkiyle bir olup kullanmaktan geri durmadığını idrak etmeli. Kamuoyu bu statükodan nemalanan ihtilal tacirleri ile bunların ağababası ihtilal tüccarlarının her çabasına, toplumsal tabanlara yayılma amaçlı her eylemlerine karşı uyanık olmalı. Manevi değerlerin ideolojik söylem olarak kullanlıp manevi sembollerin kitlesel eylemi tetikleyen araç olarak kullanılacağı olası göstermelik hareketlenmelere asla destek vermemeli.”
“SEZER VE BAYKAL, ERGENEKON’A PSİKOLOJİK DESTEK VERİYOR”
“Savcılara gelince; bugüne kadar yürütülen operasyon dalgalarında gösterilen cesaret ve kararlılığın, operasyonlarda sergilenen evrensel hukuk kurallarına riayet ilkesinin devamlılık göstermesi elzemdir. Bunun yanında soruşturmaya konu örgütlenmenin 1999 yılında başlayan yeniden yapılanma sürecinde etkin olan emekli ordu mensupları ile bunların bağlantısı olan muvazzaflar üzerinde de aynı kararlılık sergilenmelidir. 1999’dan sonraki yeniden yapılanma sürecinde aktif rol alıp toplantılara iştirak ederek bugünkü aşamalara gelinmesine neden olan STK temsilcilerine de dokunulmalıdır. Bizim soruşturmalara dayalı ve bağımsız araştırmalarımızda elde ettiğimiz bulguların sonucunda bilerek ya da bilmeyerek Ahmet Necdet Sezer’in, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın ve birçok ana muhalefet milletvekilinin bu örgüt mensubu olmakla suçlanan şahıslara psikolojik v.s. destek verdiğini gözlemlediğimizi, aynı verilerin soruşturma savcılarında da bulunduğunu ifade etmek istiyorum.”
Zihni Çakır, Ergenekon Terör Örgütü konusunda kaleme aldığı kitaplarıyla örgütü deşifre etmişti.
Kenan Kıran / Cevdet Kılıçlar - Vakit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.