Veli Küçük biliyordu

Veli Küçük biliyordu
9 Ocak 1996 tarihinde Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, ToyotaSA Genel Müdürü Haluk Görgün ile sekreter Nilgün Hasefe’nin öldürülmesine yönelik başlatılan soruşturmada alınan ifadelerin, Ergenekon Terör Örgütü davasına bakan İstanbul 1

Akit; soruşturma kapsamında ifadesi alınan Jandarma istihbarat elemanı gizli tanık Kıskaç’ın, Sabancı suikastı hakkında yaptığı şok açıklamalara ulaştı. Gizli tanık Kıskaç, 7 Mayıs 2012 tarihinde verdiği ifadede Ergenekon davasının tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Veli Küçük hakkında çarpıcı bilgiler verdi.
Gizli tanık Kıskaç; Sabancı suikastının Veli Küçük’ün bilgisi dahilinde yapıldığını, suikasttan sonra da Sabancı Holding’de irtibata geçip Sabancı Center Güvenlik Müdürü emekli Tümgeneral Öner Pehlivanoğlu ile işleri yürüttüğünü açıkladı.
Gizli Tanık Kıskaç’ın, Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasına baktığı dönemde Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cihan Kansız’a verdiği ifadeler şöyle:
(...)
“Sabancı ailesine yönelik suikast yapılacağını dönemin Sivas Alay Komutanı Muzaffer Akçam’a söylediğimde ‘Bize dağdaki terörist, Sabancı’yı mı vururlar, Koç’u mu vururlar, kimi vururlarsa vursunlar, bizi ilgilendirmez’ diye söylemişti. 250 kişilik PKK’lı teröristin kaçmasına sebep olduklarından dolayı dönemin İmranlı İlçe Jandarma Komutanı olan Menderes Güçlü ve Muzaffer Akçam’la aram açıldı. (...) Cezaevindeyken 9 Ocak 1996 tarihinde televizyonda Sabancılara suikast yapıldığını öğrendim. Bu olaya çok üzüldüm, devletin yetkili birimlerine bildirmeme rağmen herhangi bir işlem yapılmamıştı. Muzaffer Akçam ile ilgili Genelkurmay’a bir kaç mektup yazdım. Benim ziyaretime geldi, bu olayı yine kendisine söyledim, ‘Beni Sivas ilgilendiriyor, vurmuşlarsa vurmuşlar’ diye söyledi. Muzaffer Akçam, yargılandığım mahkemeye benim jandarma ile çalıştığımı, Sabancı Suikastı olayında ve terör örgütlerine yönelik kendilerine bilgi verdiğimi anlatan yazı yazdı. Ben bu yazıları İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundum. Bunun yanında yanımdaki bütün arşivi de mahkemeye sundum.”

“ERGENEKON SABANCI AİLESİNİN İÇİNDEYDİ”

“Bu olayın Ergenekon örgütüyle çok ilgisi vardır. Çünkü Ergenekon örgütü Sabancı ailesinin içindeydi. Benden önce Veli Küçük’ün bu konuyla ilgili Sabancı ailesi ile görüştüğünü, konuştuğum şahıslardan öğrendim. Veli Küçük’ün en samimi olduğu kişi o dönemde Sabancı ailesinin Güvenlik Müdürü olan Öner Pehlivanoğlu’ydu. Yaptığımız toplantı sonrasında ben Öner Pehlivanoğlu’na bu binaya giren her kişiden haberi olacağını söyledim.”

“BU GÖRÜŞMELERDEN SONRA SABANCI SUİKASTINDAKİ GELİŞMELERİN RENGİ DEĞİŞMİŞTİR…”

“1997-1998 yılında Giresun Jandarma Alay Komutanı olan Veli Küçük Sabancı Center’la görüşmeye başladı. Sakıp ve Şevket Sabancı ile görüşüyordu. Bütün bunları yargılandığı mahkemede de beyan etmiştir. Bu tarihten itibaren Sabancı suikastındaki gelişmelerin rengi değişmiştir. Olayı faili olan Mustafa Duyar’ı öldüren Ahmet Yargüder olayın gerçekleştiği Uşak Cezaevi’nden alınarak Veli Küçük’ün bölgesi içerinde yer alan Trabzon Cezaevi’ne gönderilmiştir. Hatta Trabzon Cezaevi’ndeyken rahatsızlıklarını bahane ederek jandarma aracılığıyla İstanbul’a hastaneye sevk aldılar. Jandarma aracılığıyla İstanbul Akgün Otel’e getirildiler. Bu olayı JİTEM planlamıştı, ben de JİTEM’in içerisinde olduğum için bu olayları biliyordum. Veli Küçük’ün kontrolünde bu işler oldu. Akgün Otel’deyken Ahmet Yargüder firar etti. 10 gün sakladılar, sonra getirip yakalanmış gibi teslim ettiler. Benim tahminimce bu şahıslar konuşacaklardı, 10 gün içerisinde görüşerek pazarlık yaptılar ve ikna ettiler. Yine Ahmet Yargüder’in bağlı olduğu çete lideri Nuri ve Vedat Ergin kardeşler Uşak Cezaevi’nde yapmış oldukları isyanda kameralar önünde Veli Küçük’ü işaret ettiler. Bu olayları onun talimatları doğrultusunda yaptığını söylediler. O dönemde Veli Küçük çok kudretliydi. Ben bu olayları takip ediyordum fakat Öner Pehlivanoğlu beni holdingten uzaklaştırdı. Öner Pehlivanoğlu ile Veli Küçük’ün irtibatı araştırılırsa bu iş çözülür. Suikastın sorumlusu Fehriye Erdal olduğu kadar en az o dönem güvenlikten sorumlu müdür olan Öner Pehlivanoğlu’dur. Ben Sivas Cezaevi’ndeyken Sabancı ailesi ısrarla beni Kırklareli Cezaevi’ne aldırmak istiyordu. Çünkü Kırklareli Cezaevi’nde Özdemir Sabancı suikastının faili Mustafa Duyar bulunuyordu. Ben kabul etmedim, daha sonra aile Veli Küçük’le irtibata geçerek Mustafa Duyar’ı öldürmüş olabilirler. Ama Mustafa Duyar, suikast ile ilgili bildiklerini anlatmaması için Ergenekon örgütü tarafından öldürülmüş de olabilir.”

SABANCI SUİKASTININ VELİ KÜÇÜK’ÜN BİLGİSİ DAHİLİNDE YAPILDIĞI İDDİASI

“Sabancı suikastından sonra Muzaffer Akçam, Veli Küçük ve Öner Pehlivanoğlu samimi oldular. Bu konularda Avukat Hasan Cihat Erbaşov daha ayrıntılı bilgi verebilir.
Sabancı suikastının olacağını ben dönemin İlçe Jandarma Bölük Komutanı Menderes Güçlü ve Alay Komutanı Muzaffer Akçam’a söylemiştim. Menderes Güçlü, Veli Küçük’le sıkı irtibatlıdır hatta Veli Küçük’ün Giresun Jandarma Bölge Komutanı olduğu dönemde Giresun’a bağlı Şebinkarahisar ilçesinde Bölük Komutanlığı’na getirilmiştir. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ifadem sırasında Veli Küçük’ün kızı olan Avukat Zeynep Küçük, Menderes Güçlü’nün babasının en iyi adamı olduğunu beyan etmiştir. Benim bu olaylardan anladığım Sabancı suikastının Veli Küçük’ün bilgisi dahilinde yapıldığıdır. Suikasttan sonra da Sabancı Holding’de irtibata geçip Öner Pehlivanoğlu ile işleri yürütmüştür.”

Kenan Kıran / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.