Uludere'yi ziyaret eden Rakel'den şok sözler
Rakel Dink, önceki gün Zaman eski Yazarı Bejan Matur ve dansçı Zeynep Tanbay ile birlikte Uludere’ye giderek, sınırdan içeri girerken terörist sanılarak operasyon düzenlenmesi sonucunda hayatını kaybeden kaçakçıların ailelerini ziyaret etmiş, köylülerin acılarını paylaşmıştı.
Dink’in bu ziyareti “Rakel Dink ve arkadaşları Bejan Matur ile Zeynep Tanbay’ın aynı duyarlılığı şehit aileleri için de gösterip göstermeyecekleri merak ediliyor. Üçlünün örneğin, teröristlerin Dağlıca’da bir karakola baskın yaparak, şehit ettiği 8 Mehmetçiğin ailelerini de ziyaret ederek, acılarını paylaşıp paylaşmayacağı sorgulanıyor” yorumlarını da beraberinde getirmişti.
Rakel Dink, bu duyarlılığı göstermediği gibi, terör örgütüne yakınlığı ile bilinen bir sözde haber ajansına şok açıklamalarda bulundu.
ASLEN SİLOPİLİ
Silopi'ye bağlı bir köyde dünyaya geldiğini ve aşiretlerinin Varto Ermeni Aşireti olarak bilindiğini belirten Rakel Dink, ailesinin daha sonra İstanbul’a göç ettiğini söyledi.
Rakel Dink, 24 Nisan 1915'ten 28 Aralık 2011'e bu topraklarda bir şeylerin değişmediğini, devletin suçluları bulup cezalandırmak yerine onları koruyup kolladığını ileri sürdü.
“BU DEVLET KATİL BİR BABA”
Türkiye'de devletin sürekli olarak "Devlet baba" olarak tanımlandığını belirten Dink, "Devlet sürekli olarak kendini baba olarak göstermeye çalıştı, ama bu devlet daha çok katil bir baba. Devlet ya bu yaşananlar karşısında özür dileyecek ya da katil olduğunu kabul edecek" dedi.
“YA TÜM HAKLARINI VERECEKSİN YA DA BÖLECEKSİN”
Geçmişte Ermenilerin de bu topraklarda büyük acılar yaşadığını, ancak acıları yarıştırma niyetlerinin olmadığını söyleyen Dink, şöyle devam etti: "Şimdi de korucularla aynı şeyi yapmak istiyorlar. Bir kardeşi korucu olarak devletten yana oluyor sen öteki olmuş oluyorsun. Sana karşı hem korucu olan kardeşin hem devlet saldırıyor ve seni ötekileştiriyor, ölüme de gönderiyor, eziyette ediyor haklarını da vermiyor. Şimdi Kürt iseniz ana dilinizde okutulmalısınız. Ya tüm haklarını vereceksin ya da böleceksin..."
“Bugünü yaşıyorsak aynı acıyı yaşıyoruz bunun farkında olalım doğruları görelim konuşurken geçmişimizin de farkında olarak konuşalım o zaman adalet bize daha yakın olur. Biz siz diye bakmamak lazım bu toprakların insanlarıyız ama öyle de derken Ermeniliğimi de ikrar edebileyim. Hıristiyan'ım diyebileyim, yaşayabileyim dinimin şartlarını, siz de aynı şekilde."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.