Eroğlu'ndan felaketle ilgili çarpıcı açıklamalar
Türkiye’nin coğrafyasının taşkınlara ve erezyona çok uygun olduğunu belirten Eroğlu “Benim elimdeki verilere göre son 20 yılda 468 büyük taşkın olmuş, 448 vatandaşımız hayatını kaybetmiş. En büyük taşkınlardan birisi 1957 yılında Ankara’da meydana gelmiş ve 185 kişi hayatını kaybetmiş. 1998’de Trabzon Beşköy’de 50 vatandaşımız hayatını kaybetmiş. 2002’de Rize Güneysu’da 32 kişi hayatını kaybetmiş.” dedi.
SAMSUN’DA YAŞANAN FELAKET
Bakan Eroğlu, Samsun’da yaşanan olaya ilişkin ise Yılanlı Dere ve Mert Deresi’nin taşması sonucunda o bölgede bodrum katlarda ikamet eden vatandaşların hayatını kaybettiğini belirtti. Yılanlı ve Mert derelerinin bulunduğu bölgeye 1970 yılından 2003 yılına kadar Samsun’un çöplerinin döküldüğünü söyleyen Eroğlu, “Ben 2004 yılında DSİ Genel Müdürü olduğumda ve bu durumu gördüğümde ‘Ya bunu kaldırın ya da yok edin’ dedim. Ama bu mümkün olmadı. Ben böyle bir olay karşısında diken üstünde duruyordum. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı’yla görüşürek o bölgeye 50 metre çapında bent yapılmasını sağladık.” Şeklinde konuştu. Samsun’da felaketin meydana geldiği günde metrekareye 68 kilogram yağış düştüğünü belirten Eroğlu bu yağışın normal şartlar altında 2 ayda yağması gerektiğini belirtti.“Olayın yaşandığı gün bana bağlı olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü kırmızı alarm verdi” diyen Eroğlu, Polisin bütün bölgeyi gezip bodrum katlarda oturanların buraları terk etmelerini söylediğini anlattı. Bunun neticesinde TOKİ’ye ait binalarda bodrum katında oturanların selden etkilendiğini açıklayan Eroğlu uyarıları dikkate alan vatandaşların felaketten kurtulduğunu ileri sürdü. Derelerin bulunduğu vadide inceleme yaptıklarında dere yatağında çok sayıda bina bulunduğunu gödüklerini söyleyen Eroğlu bunların da yaşanan felaketin miktarını artırdığını söyledi. Eroğlu, TOKİ’nin olduğu bölgede daha önceden çarpık bir yapılaşma olduğunu belirterek “TOKİ o yapılaşmayı oradan kaldırarak depreme karşı dayanıklı hale getirdi ve felaketin büyümesini engelledi” dedi. TOKİ’nin evlerinde statik olarak bir şey olmadığını açıklayan Eroğlu “Orada sadece iki tane bodrum katını su basmış. Bunun dışında başka bir şey yok. TOKİ 2.5 milyon vatandaşımızı ev sahibi yaptı. Bunların hiçbirinde sorun olmadı. Bazen bazı afetler olur bunların önüne geçemezsiniz. Japonya’da büyük bir deprem olmadı mı? Rusya’da çok büyük bir sel olmadı mı? Bunun sebebi küresel ısınmadır.” Şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan’ın daha önceden yaptığı açıklamalarda dere yataklarının boşaltılmasının AK Parti’nin öncelikli konusu olduğunu vurguladığını söyleyen Eroğlu “Tüm Türkiye’de kentsel dönüşüm başladı. 1 milyon yeni konut yapacağız” dedi. Samsun’da yaşanan felaketle ilgili olarak TOKİ ile Bakanlık arasında bir polemik yaşanmadığını söyleyen Bakan Eroğlu, “ TOKİ’nin konuyu bilmeyen bir makine mühendisi açıklama yapmış, ‘Baraj yıkıldı bize de haber vermediler’ şeklinde. O kişi yanlış bir açıklama yapmış. Kastedilen çöp dağlarını korumak için yapılan benttir. O da yıkılmış değildir.” şeklinde konuştu. Hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü anlatan Eroğlu yaşanan olaydan yaklaşık olarak 1300 ile 1500 arasında binanın etkilendiğini açıkladı. Samsun’da bundan sonra yapılabileceklerle ilgili olarak konuşan Eroğlu, “Orada Büyükşehir Belediyesi evlerinde oturamayacak durumda olanlara gerekli kolaylığı gösterdi. Elektrik ve su borçları tehir edildi. Biz de bakanlık olarak orada ilave bentler yaparak, havzayı koruma altına alma yönünde karara vardık. Bir de o bölgede dere yatağında içinde olan evlerin yıkılması için çalışmalara başladık. Afetlerin önüne geçemezsiniz, sadece tedbir alıp can kaybını en aza indirebilirsiniz.” Diye konuştu. Samsun’da yaşanan felaketten gerekli dersleri çıkardıklarını ifade eden Bakan Eroğlu, “Zaten biz 2003 yılından itibaren sayın Başbakanımız’ın talimatı doğrultusunda dere yataklarını ıslah ediyoruz. 2012 yılını dere yataklarını ıslah yılı ilan ettik. Önümüzdeki yılla birlikte 813 dereyi ıslah edeceğiz. 2 milyon dekar araziyi taşkınlardan koruduk. Bu yıldan sonra 3 milyon dekar araziyi korumuş olacağız.” Diyerek yaptıkları çalışmaları anlattI
“Sayın Başbakanımız bu konuda iki kez genelge yayınladı. ‘Dere kenarına yapılacak yapılarda DSİ’den görüş alınacaktır’ şeklinde bundan sonra dere yataklarına yapılacak köprü, menfez gibi yapılarda DSİ’nin bilgisine başvurulacak diyen Eroğlu, dere yataklarına yapılan binalar ve kum-çakıl ocaklarının da derelerin taşmasına neden olduğunu ifade etti. Bu tür sel baskınlarına maruz kalma riski küresel ısınma nedeniyle artıyor diyen Eroğlu “3 ayda yağacak yağış 24 saatte yağabiliyor” dedi. Tüm Türkiye’de ağaçlandırma çalışmalarına ağırlık verdiklerini söyleyen Eroğlu “Ağaçlandırma çalışması yaptığımız alanlarda taşkınların yaşanmadığını gördük. Biz bu konuda seferberlik başlattık.” Dedi.
İSTANBUL’DAKİ SON DURUM
İstanbul’da yapılan çalışmalara da değinen Eroğlu “Ayamama’daki ve Silivri’deki taşkından sonra şöyle bir karar aldık. Şehir içindeki alanları İSKİ yapsın kırsal alanlardaki ise DSİ yapsın yolunda karar aldık. Şu anda gördüğünüz gibi İstanbul’da çalışmalar devam ediyor. Eroğlu Ayamama Deresi’nin ıslahı konusunda çalışmalarının sonlanmak üzere olduğunu söyledi.
HES ELEŞTİRİLERİNE YANIT VERDİ
HES’lerle ilgili eleştirilere de yanıt veren Eroğlu, “HES’ler Türkiye’nin doğal kaynağı. Türkiye’de 165 milyar kilovat saat elektrik kapasitesi var. Biz bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tabi Bu enerji pastasından pay alan bazı çevreler bundan rahatsız oldu ve HES’lerle ilgili birilerini kışkırtmaya çalışıyorlar” dedi. Biz enerjimizin yüzde 70’ini dışarıdan ithal ediyoruz diyen Eroğlu, “Kendi kaynağımız dururken neden dışarıya para verelim. Ayrıca bu barajlar o bölgeye hayat veriyor. Türkiye’de barajların yapılması iklim nedeniyle bir zarurettir. Yazın derelerin çoğu kurur, kışın akan suyu biriktirip yazın kullanıyoruz. Burada baraj yapınca bundan elektrik üretmek de en doğal sonuçtur.” Şeklinde konuştu. Solaklı Vadisi’ne yapılan HES’i örnek gösteren Bakan Eroğlu, “Of civarındaki vatandaşlar Solaklı Vadisi için orada bizim çay bahçemiz kuruyacak, suyu parayla satın alacağız gibi şeyler söylüyorlardı. Bunlar söz konusu değil, konuyu bilmediklerinden yanlış yorumlar yaptılar. Derede canlı hayat sona erecek diyorlar ama bu konuda kontroller yapıyoruz. Mesela Solaklı Vadisi HES’ten önce çorak bir haldeyken, şimdi yemyeşil bir hale geldi. Hatta oraya gidenler ikinci bir Uzungöl oldu diyorlar. Burayı gören vatandaşlar bizim oralarada yapın diyorlar.” Dedi.
Başbakan Erdoğan’ın Veysel Eroğlu’nu arayarak “Ergene’nin hali nedir?” diye sormasına ise Eroğlu “Ergene ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor” diyerek yanıt verdi.
ORMAN YANGINI İLE MÜCADELE
Orman yangınları ile ilgili çalışmalarını da anlatan Eroğlu “Orman yangınıyla ilgili çok ileri bir teknolojimiz var bunlar aracılığıyla mücadelemizi sürdürüyoruz. Akdeniz ülkeleri içinde en başarılı ülke Türkiye’dir bundan da gurur duyuyoruz. Ama vatandaşlarımızın da dikkatli olması lazım. Çünkü çıkan yangınların yüzde 75’i vatandaşlarımızın dikkatsizliği nedeniyle oluşmakta. İnşallah yangınsız bir sezon geçiririz.” Şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.