İHAlar istihbarat açısından güvenilir değil
Yeğin, İHA’ların nasıl kullanıldığı değil kimler tarafından üretildiğinin daha önemli olduğuna dikkat çekerek, “Keşke biz kendimiz, ihtiyaçlarımız ve şartlarımıza göre üretsek. Fakat üretmediğimiz için teknolojik ve alt yapı olarak tam bir üretim konumunda olmadığımız için bir yönüyle mahkûmuz bunları kullanmaya” diye konuştu.
“BU İŞİN SİYASİ BOYUTU ÇOK ÖNEMLİ”
Heronların kendi ürettiğimiz bir cihaz olmadığından arızasında da dışa bağımlı olduğumuzu dile getiren Yeğin, “Heron, arızalandığı zaman biz bunu tamir edemedik. İsrail’le ilişkilerimiz kötü olduğu için onlar da tamir etmediler. İşin bir de siyasi boyutu ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
“YİNE İSRAİL LOBİSİ ÖN PLANDA”
Alternatif olarak ABD’den Predatör almayı denediğimizi ifade eden Yeğin, işin içine yine İsrail’in girdiğini söyledi. Yeğin şöyle devam etti:
“ABD’deki İsrail lobisi, Türkiye’ye Predatör satışını engellemek için uğraşıyor. İsrail yanlısı WSJ’nin haberi de Kongre’den Türkiye’ye bu uçakların satışına onay çıkmasını engellemeyi amaçlıyor. Kongre, Türkiye’ye böyle bir şey verilmemesi için her şeyi yaptı. Türkiye’nin sonuç itibariyle Washington’da bazı çevreler tarafından iyi gösterilmeme gibi bir boyutu var. Çünkü İsrail’le ilişkilerimiz iyi değil. Orada da güçlü bir İsrail lobisi olduğu için etkisi de büyük.”
“İSRAİL, TÜRKİYE’NİN PREDATÖR ALMASINI İSTEMİYOR”
İstihbarat delisi olarak anılan İsrail’in Türkiye’nin Amerika’dan Predatör almasını engellemeye çalıştığını aktaran Yeğin, şunları kaydetti: “Amerika’ya bakan boyutuyla İsrail yanlısı Wall Street Journal’ın, Uludere haberi bu işin bir parçasıydı. Türkiye’ye Predatör vermeyin verirseniz sivilleri öldürürler yaklaşımıyla Predatör satışını engelleyip, sadece Heron’a muhtaç bırakmak istemişlerdir. Amerika’da, Türkiye’ye bunun satılmaması için ellerinden gelen her şeyi yapan bir lobi söz konusu.”
“İSTİHBARATI KONTROL EDEMEYİZ”
Dışarıdan aldığımız İHA’ların istihbaratının kontrol edilemeyeceğine de değinen Yeğin, Türkiye’yi ilgilendiren istihbari bilgilerin İsrail ve Amerika’ya da gidiyor olabileceğini söyledi. Yeğin, İHA’ların teknolojik alt yapısının, üretilen ülkeler tarafından yapıldığını anlatarak şunları kaydetti: “İstihbaratın nereye gittiğini fark etmiyor olabiliriz. İstihbaratın sadece kendinize ulaştığını da zannediyor olabiliriz. Cihaza ayrı bir program yazmıştır. O program üzerinden Üreten ülkeler de bilgi alıyordur. Bir yönüyle bunu yapmaları mümkün. İsrail ve Amerika böyle bir fırsata sahip olursa bunu yapar. İHA’ların yazılımı da başka ülkelere ait olduğu için istihbarat elde etmesi kolaydır.”
DAHA İŞİN BAŞINDAYIZ AMA“ANKA” DEVRİM
ANKA’nın dışa bağımlılığı en azından kendi çalışmalarımızı başlatma ve ilerletme adına güzel bir örnek olduğunu söyleyen Yeğin, Türkiye’nin bu konuda daha işin başında olduğunu ancak işin içine girilmezse hep işin başında kalınacağı uyarılarında bulundu. Yeğin, kendi İHA’larımızı üretme konusunda daha çok çaba göstermemiz gerektiğine dikkat çekti.
Ender Sever / Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.