Suriye'de 4 ihtimal daha mı var?
Suriye'de çatışmalar gittikçe şiddetlenirken, çözüme ilişkin belirsizlik devam ediyor. Haluk Özdalga, Taraf'ta yayımlanan yazısında Suriye için 4 ihtimal sıralıyor;
1) Esed’in iktidardan gitmesi ve demokrasiyi hedef alan bir geçiş dönemi.
2) Rusya’nın da tercih ettiği yaklaşım. Esed’in veya mevcut rejimden bazı unsurların bir şekilde içinde olacağı siyasi bir çözüm ve geçiş sürecini kapsıyor.
3) Siyasi bir anlaşma sağlanamadan iç savaşın giderek artan acılara ve yıkıma sahne olacak şekilde uzun süre devam etmesi.
4) İç savaşı kendi lehine çeviremeyeceğini ve Şam’da iktidarı kaybedeceğini gören Esed'in, elindeki askerî güçlerle ve ağır silahlarla birlikte Akdeniz kıyılarında Alevilerin yaşadığı bölgeye sığınıp, Lazkiye merkezli bir Alevi devleti kurması.
İşte Haluk Özdalga'nın analizi:
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın son Moskova ziyaretinin en olumlu yönü, Rusya-Türkiye ilişkilerinin Suriye krizinden etkilenmemesi mutabakatı oldu. Ama dikkat çeken bir başka husus, Başbakan’ın “Suriye’nin bölünmesine kesinlikle karşıyız” açıklaması. Bu açıklama, Suriye için değişik ihtimaller bulunduğuna ve bunlardan birinin Suriye’nin parçalanması olduğuna işaret ediyor. Bu ihtimaller neler?
Birinci ihtimal, Esed’in iktidardan gitmesi ve demokrasiyi hedef alan bir geçiş dönemi. Türkiye büyük ölçüde bu ihtimali öngörüyor. Ama ne yazık ki gerçekleşme olasılığı yüksek değil. Çünkü Esed bir ölüm kalım savaşını tercih ediyor ve başta Rusya olmak üzere kararlı bir şekilde destekleyen dış güçler var. Amerika da asla askerî bir müdahaleyle bu ihtimali zorlamak niyetinde değil. Ayrıca Esed bir şekilde iktidardan gitse bile, demokrasiye geçiş kolay olmayabilir. Demokratik seçim tecrübesi ve siyasi partileri bulunan, Arap dünyasının belki de en etkili aydınlarına sahip, iktidardaki diktatörün nispeten barışçı bir şekilde çekildiği ve en önemlisi milli bir ordusu bulunan Mısır bile henüz başaramadı. Suriye’nin, hele kanlı bir hesaplaşmadan sonra ve otorite sağlayacak bir kurumun bulunmadığı bir durumda, bunu başarma ihtimali acaba ne olabilir?
İkinci ihtimal, Cenevre sürecinde Rusya’nın da tercih ettiği yaklaşım. Esed’in veya mevcut rejimden bazı unsurların bir şekilde içinde olacağı siyasi bir çözüm ve geçiş sürecini kapsıyor. Tartışmaya açık pek çok alt seçeneği içeriyor.
Lazkiye’de Bir Alevi Devleti
Üçüncü ihtimal, siyasi bir anlaşma sağlanamadan iç savaşın giderek artan acılara ve yıkıma sahne olacak şekilde uzun süre devam etmesi. Tıpkı Amerika’nın askerî otoritesine rağmen bir ara Irak’ta yaşandığı gibi, hatta muhtemelen daha kötüsü. Radikal terör örgütleri için geniş bir etkinlik alanı da doğmuş olacak. Türkiye, Batılı ülkeler ve Rusya dahil hiç kimsenin insani veya siyasi açıdan arzu edemeyeceği bir durum.
Nihayet dördüncü ihtimal, Suriye’nin parçalanması. İç savaşı kendi lehine çeviremeyeceğini ve Şam’da iktidarı kaybedeceğini gören Esed, elindeki askerî güçlerle ve ağır silahlarla birlikte Akdeniz kıyılarında Alevilerin yaşadığı bölgeye sığınıp, Lazkiye merkezli bir Alevi devleti kurabilir. Suriye’nin Hıristiyanları da ağırlıklı olarak bu bölgede yaşıyor ve çoğunluktaki Alevilerin yönetimi altında yaşamayı tercih edebilirler. Bu durumda, Kuzey Suriye Kürtleri de Kuzey Irak özerk bölgesiyle birleşip toplam nüfusu yaklaşık 7 milyon olan bağımsız bir Kürt devleti kurabilirler.
Parçalanma ihtimalini gösteren işaretler de var. Esed’in giderek zor duruma düşmesine rağmen, realist siyasetiyle tanınan Putin, sonuna kadar onu terk etmeme eğilimi içinde. Şam’da iktidarı kaybetse bile, Esed’in Lazkiye’de iktidar olacağını ve bu gelişmenin stratejik açıdan Rusya’nın hayli işine yarayacağını hesaplıyor olması kuvvetle muhtemel. Bir başka işaret, Esed rejimini destekleyen (PKK güdümündeki) ve rejim karşıtı Suriyeli Kürt grupların, kısa süre önce, üstelik Barzani’nin arabuluculuğunda uzlaşması. Bu uzlaşmanın yukarıdaki ihtimalle ilişkili olduğu açık. Nihayet bir başka işaret, Esed’in elindeki bazı etkili silahları depolardan çıkardığı ve Alevi bölgesine doğru kaydırdığına ilişkin haberler.
Parçalanma Lübnan’ı Böler
Rusya’dan sonra Amerika’nın da bu seçeneği uygun bulması zor olmayabilir. Her şeyden önce, parçalanmadan muhtemelen en kazançlı çıkacak olan İsrail, Amerika’nın Ortadoğu siyasetini belirleyen en etkili ülke. Çünkü Suriye’nin üçe bölünmesi, İsrail’in önemli bir düşmanının zayıflaması ve Golan Tepeleri’nin iadesi konusunun tamamen kapanması anlamına gelecek.
Suriye’nin; Alevi, Kürt ve Sünni parçalara bölünmesi Türkiye için ciddi sıkıntılar yaratacaktır. Ayrıca Suriye’nin bütün komşuları ve bölge, kuşaklar boyu sürecek korkunç mezhep çatışmalarına batabilir. İlk kurban muhtemelen Lübnan olacak ve Hizbullah kuzeydeki Sünni Lübnan’dan kopacaktır. Gelişmeler Irak’ın çözülmesini da hızlandıracaktır. Irak Şiileri, Bağdat’ı Sünnilerden arındıracak bir temizliği dahi deneyebilirler. Ağırlıklı olarak Musul ve Bağdat arasındaki alanda ve Anbar eyaletine toplanacak Iraklı Sünniler bir taraftan Batıdaki Suriyeli Sünnilerle yakınlaşma içine girerken, Güneydeki sınır komşusu Suudi Arabistan’ın ve Vahabiliğin etkisi, Suriye ve Irak Sünni bölgelerinde ayrıntıları şimdiden öngörülemeyecek şekillerde yükselişe geçebilir.
Nihayet İsrail’e yarayacak bir başka gelişme, Suriye ve Lübnan’da yaşayan Filistinlilerle ilgili olabilir. İç savaştan kaçıp güvenli yer arayacak bu sürgünleri İsrail herhalde kabul etmeyecektir. Gidebilecekleri en kolay ve uygun yer Ürdün’dür. Nüfus yapısı alt üst olacak Ürdün fiilen bir Filistin devletine dönüşebilir ve İsrail’in en büyük sorunu böylece hayli kolaylaşmış olur.
Bütün bunlar, Suriye krizi bağlamında Türkiye’nin bugüne kadar birinci ihtimal dışında pek üstünde durmadığı başka yaklaşımları, mesela ikinci ihtimalin bazı alt seçeneklerini de dikkate almasını gerektirebilir. Ayrıca Amerikan yönetiminin zaman içinde bu seçeneklere daha sıcak bakabileceği de göz önünde bulundurulmalı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.