Televizyon kanalları yine bildiğini okuyor
Son olarak iki yıl önce; 21 ilde, toplam 2 bin 570 kişiden oluşan bir örneklem grubuyla gerçekleştirilen araştırmada, televizyon izleyicilerini en fazla rahatsız eden görüntüler, pek çok kanalda halen ısrarla yayınlanmaya devam ediyor. Ankete katılan denekler açısından yayınlarda rahatsız olunan görüntüler araştırıldığında, sıralama yüzde 69,3 ile “şiddet görüntüleri”, yüzde 63;2 ile “müstehcen görüntüler” ve yüzde 59,3 ile de “tecavüz mağdurlarının görüntüleri” şeklinde ortaya çıktı. Yine, televizyonlarda öncelikli olarak yayınlanması istenmeyen program türleri sıralaması yüzde 63 ile “kadın kuşak/izdivaç programları”, yüzde 50,3 ile “magazin programları” ve yüzde 22,7 ile “spor programları” oldu.
RTÜK’ün araştırmasında dini programlara ilişkin değerlendirmeler yer aldı. Buna göre, dini program izleyenlerin en çok tercih ettiği kanallar yüzde 39,3 ile Samanyolu TV, yüzde 23,1 ile Kanal 7 ve yüzde 18,8 ile de Star TV oldu. Ankete katılanlar haberler ve yerli dizilerin ardından en fazla dini programları izlediklerini de beyan ettiler. Televizyonlarda öncelikli olarak yayınlanması istenen program türleri sıralaması ise yüzde 48,5 ile “haberler”, yüzde 40,9 ile “yerli diziler” ve yüzde 26,4 ile de “dini programlar” şeklinde oldu.
“TV, HAYATIMIZI OLUMSUZ ETKİLİYOR”
Televizyon izleme eğilimleri araştırması yapılırken, deneklere, bazı kanaat cümleleri verilerek, bunlara katılıp katılmama durumları da sorgulandı. İlk grupta verilen kanaat cümleleri televizyon izleyenlerin davranışlarına ilişkin olup, bu grupta yer alan “Ev ve çocukları ile yeterince ilgilenemiyorlar” ifadesine katılma düzeyi yüzde 73,3 olarak gerçekleşti. Yine, “Geç uyuyorlar” ifadesine katılma düzeyi yüzde 80,8; “Yeterince kitap okuyamıyorlar” ifadesine katılma düzeyi yüzde 81,6; “Çevre ile etkileşimleri azalıyor” ifadesine katılma düzeyi yüzde 75,3; “Yayınlarda yer alan bazı kahramanlar gibi davranıyorlar” ifadesine katılma düzeyi de yüzde 75 olarak belirlendi. Araştırmada şöyle denildi: “Kanaat cümlelerine katılım oranları incelendiğinde, ankete katılan deneklerin yüzde 80 oranından fazla olarak ‘geç uyuma ve yeterince kitap okuyamama’ ifadelerine vurgu yaptıkları gözlenmektedir. Televizyon izleme alışkanlığı sebebiyle oluştuğu düşünülen davranışlara ilişkin olarak verilen kanaat cümlelerine bakıldığında, ‘Toplumda şiddeti artırıyor’ ifadesine katılım oranı yüzde 79,6; ‘İnsanları televizyona bağımlı hale getiriyor’ ifadesine katılım oranı yüzde 83,7 olmaktadır.”
Araştırmada, reklamlara ilişkin olarak ise deneklerin yüzde 60,3’ünün “Reklamları gördüğümde hemen kanal değiştiririm” cevabını verdiği belirlendi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun televizyon yayınlarının zararlı etkilerinden çocukları korumak amacıyla oluşturduğu “Akıllı İşaretler Sembol Sisteminin” uygulanması konusunda ise deneklerin yüzde 85,6’sı uygulamayı olumlu bulduğunu beyan etti.
BU YILIN VERİLERİ DE SORUNU TEYİT EDİYOR
Yayıncı kuruluşların bu verilere itibar etmediğini, 2012 yılının ilk üç ayında en fazla şikayetin dizilerdeki açık saçıklık, alkol tüketimi ve tecavüz mağdurlarının yer almasına yönelik olması da ortaya koyuyor. TV yayınlarına yönelik 27 bin şikayet kaydedilirken, şikayet gerekçesinde ilk sırada genel ahlaka aykırılık yer aldı. Şikayetler arasında reklam kategorisinde ise kadınların cinsel obje olarak kullanılması da ilk sıraya yerleşti. Dramatik diziler hakkındaki bildirimlerde ise “eğitime aykırı ve zararlı yayın”, “kadına yönelik baskı ve istismar”, “çocuk ve gençlere baskı ve şiddet”, “kumar ve bağımlılık yapıcı madde kullanımına özendirici yayın” kriterleri öne çıktı.
Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.