Farklı kesimler Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın iftarında buluştu
Siyaset, sanat, iş ve spor dünyasından farklı kesimlerin buluştuğu iftara vakfın Onursal Başkanı Fethullah Gülen Hocaefendi de bir mesaj gönderdi. Hocaefendi mesajında, "Ramazan'ın manevî iklimiyle farklı bir güzelliğe eriştiğine yürekten inandığım dostlar meclisinde aranızda bulunamamaktan dolayı müteessirim." ifadelerini kullandı.
İftarın ev sahipliğini yapan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil, yaptığı konuşmada, Ramazan ayının bir muhasebe, aynı zamanda da bir paylaşma ayı olduğunu ifade etti. Yeşil, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "İftar sofraları tarihinde bu kadar renkli ve farklı güzelliklere ev sahipliği yapmış mıdır? Bilemiyorum. Ancak sizlerin iştirakiyle her yıl düzenlediğimiz bu sofralar tarihe farklılığın ve renkliliğin bir harmonisi olarak geçmiştir ve geçmektedir. Bu sizlerin iştiraki ve katkılarıyla gerçekleşmektedir." Gecede Çelik'in, Peygamberimiz'in (sas) hicret yolunda saklandığı Sevr mağarasını ve girişteki örümcek ağı ile güvercini çizmesi salondan büyük alkış aldı.
İftar programına, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Onursal Başkanı Fethullah Gülen Hocaefendi de bir mesaj gönderdi. Hocaefendi, mesajında, "Bizler, inanç ve anlayışımız ne olursa olsun, kendine özgü bir 'insanca yaşama üslubu' geliştirmiş / geliştirebilmiş, 'herkesin konumuna saygılı olma ahlâkı'yla hayatı ve saadeti paylaşmayı öğrenebilmiş bir medeniyetin vârisleri konumundayız." dedi. Hadiselerin hızlı akış keyfiyetinin ve bazı modern telakkilerin doğru anlama ve anlaşılmayı önemli ölçüde zorlaştırdığını belirten Gülen, aynı zamanda üslup ve ahlakın aşınmasına da yol açtığını esefle müşahede ettiğini kaydetti.
Dünya sulhunun teminatının da bu güzel üslubu bir kere daha canlandırmak ve paylaşma ahlâkını yeniden ihya etmekten geçtiğine dikkat çeken Hocaefendi'nin mesajı şöyle devam etti: "Zira bu üslubu ve o ahlakı benimsemiş olan insanlar, başkalarıyla muamelelerinde Peygamberâne bir kalb taşır; herkesi sever, her şeyi kucaklar; başkalarının kusurlarını görmezlikten geldikleri anda, kendilerini en küçük hataları karşısında bile sorgulayabilirler; çevrelerindekilerin yanlışlarını sadece normal hallerde değil, öfkelendikleri zamanlarda da bağışlar ve en huysuz ruhlarla dahi geçinmesini bilirler. Üzerlerine kinle, nefretle gelenleri bile tebessümlerle ağırlar ve işe gönüllerinden başlayarak, her bucakta iyilik, güzellik fidelerinin boy atıp gelişmesine ortam hazırlarlar. Her zaman aşk, muhabbet, hürmet ve vefânın sıcak iklimine koşan, bu değerlerin yumuşatıcı tesirlerine itimât eden ve bu sırlı anahtarlarla en paslı kilitleri dahi açabileceğine inanan sevgi ve şefkat kahramanlarının bu insanca yaklaşımlarıyla geleceğe daha bir ümitle bakma imkanına kavuşacağımız kanaatindeyim." ZAMAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.