Ahmet Sever ne yapmaya çalışıyor?

Ahmet Sever ne yapmaya çalışıyor?
Eski Milliyet mensubu ve İsmail Cem’in YTP’sinden milletvekili adayı olmuş bir isim olan Ahmet Sever, ne yapmaya çalışıyor?

Köşk’ün Basın Sözcüsü Ahmet Sever’in açıklamaları, başından bu yana Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan’ı yarıştırmaya çalışan liberal laikçiler için bulunmaz bir fırsat oldu. 

Sever’in açıklamaları bir anda Türkiye’nin en önemli gündem maddesi haline getiren bu çevreler, yayınlarıyla adeta Gül ile Erdoğan taraflarını kızıştırmaya, birbirlerine düşürmeye çalışıyor.

BU TARTIŞMA KİME YARAR?

*Erdoğan’ın siyasi yasağının kalkmasıyla, bu ismin Başbakan olması için Başbakanlık görevinden istifa etmiş Abdullah Gül’e mi?

*2007’de partisinin Cumhurbaşkanı adayını "Adayımız Abdullah Gül kardeşim" sözleriyle Abdullah Gül olarak açıklayan Recep Tayyip Erdoğan’a mı?

*Gül ile Erdoğan’ın birlikte kurduğu AK Parti’ye mi?

*İstikrarı konuşmaya başlayan Türkiye’ye mi?


GÖZLER AHMET SEVER’DE
Şimdi gözler, birbirlerine “kardeşim” diye hitap eden Gül ile Erdoğan arasında fitneye sebep olabilecek bu tehlikeli sürecin çıkış noktası olan Ahmet Sever’e ve açıklamalarına çevrildi.

AHMET SEVER’İN “HALKÇILIĞI”
Gözlerin çevrildiği isim olan Ahmet Sever’in siyasi geçmişi, basın sözcülüğünü yaptığı Abdullah Gül’ün çok uzağında bulunuyor. Eski bir gazeteci olan Sever, Milliyet’te görev aldı yıllarca, bu gazetenin yurt dışında temsilciliğini de yaptı bir dönem. Gül’ün de mağduru olduğu 28 Şubat sürecinde Milliyet gazetesinin oynadığı rol malum…

Ahmet Sever, 2000’li yılların başında da siyasete girdi. 2002’de İsmail Cem’in sol partiler DSP ve CHP’den kopanlarla kurduğu Yeni Türkiye Partisi’nden milletvekili adayı oldu. YTP’ye, gündemdeki röportajı verdiği Ruşen Çakır ile birlikte katıldı.

AYM TARTIŞMALARI SONLANDIRAN KARARI
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanı’nın görev süresiyle ilgili tartışmalara yaklaşık 1.5 ay önce son noktayı koymuştu. AYM’nin nihai kararına göre, Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresi 7 yıl ve Abdullah Gül 2. kez aday olabilir.

LÜZUMSUZ YERE ORTALIK GERİLDİ
AYM’nin bu kararıyla tartışmalar son bulmuşken, Ahmet Sever’in durup dururken neden böyle bir açıklama yapma gereği hissettiği merak konusu oldu.

Bu noktada önümüzde 2 şık bulunuyor:

1-Ahmet Sever, bu açıklamayı Abdullah Gül’ün bilgisi dahilinde yaptı. Gül, görev süresi ve yeniden adaylığı konusundaki tartışmalarla ilgili düşüncelerini Sever’in üzerinden açıklamış oldu, böylelikle AK Parti’ye mesaj verdi.

2-Ahmet Sever, tamamen kendi inisiyatifiyle böyle bir açıklamada bulundu. Sever o röportajında üstüne basa basa “Bu benim kişisel görüşüm” diyordu. Ahmet Sever ayrıca “belki bana kızacak bunu bu şekilde ifade ettim diye” ifadesini kullanıyordu.

Habervaktim.com olarak şu sorunun cevabını arıyoruz:

Lüzumsuz yere ortam gerilmiş, kader birliği yapmış ve birbirlerine “kardeşim” diye hitap eden iki isim Gül ile Erdoğan arasında fitne ateşi tutuşturma gayretinde olanlara fırsat verilmiş olunmadı mı? Bu bilinçli mi yapıldı, yoksa bu durum öngörülemedi mi?

AHMET SEVER’DEN HENÜZ CEVAP YOK
Konuyla ilgili görüşmek için Ahmet Sever’e ulaşmaya çalıştık. Cep telefonundan ulaşamayınca Köşk’teki sekreterine konuyu açarak, bu konuyla ilgili sorularımızı aktardık. Ancak Sever’den şu ana kadar dönüş olmadı.

SEVER’İN O AÇIKLAMALARI
“Bu süreçte sayın Cumhurbaşkanı’nı çok rahatsız eden gelişmeler oldu. Kendisi dışarıya yansıtmadı ama yeniden aday olmasını engellemeye yönelik bir yasak konulması kendisini gerçekten üzdü ve kırdı. Öyle ki Anayasa Mahkemesi bu yasağın anayasa aykırı olduğu yolunda karar almasına rağmen bazı kişiler buna bile karşı çıkıp mahkemenin kararını anayasaya aykırı ilan edebildiler. Cumhurbaşkanı, sayın Başbakan ile bir çatışma, çekişme görüntüsü vermemeye özen gösterdi, hâlâ gösteriyor. Ama aynı özeni partinin bazı önemli isimlerinin göstermemesi ve uluorta konuşmaları gerçekten hoş olmadı. Bu benim kişisel görüşüm: Anayasa Mahkemesi bu kararı vermiş, pekala aday da olabilir, niye olmasın? Sonuçta karar kendisinin, belki bana kızacak bunu bu şekilde ifade ettim diye ama şimdiden “oldu bitti, artık kenara çekilecek” havasının yayılması çok büyük haksızlık. Partinin kuruluşunda kilit rol oynamış, başbakanlık, sonra dışişleri bakanlığı ve başbakan yardımcılığı yapmış bir kişi hakkında bu kadar özensiz davranılması burukluk yaratıyor. Burada bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum: Bazı anketler yayınlanıyor. Örneğin bir gazetede “Kim cumhurbaşkanı olmalı?” diye bir anket yayınlandı; herkese oy çıkmış ama Abdullah Gül’e tek oy bile çıkmamış. Bu nasıl bir şeydir, anlamak mümkün değil. Bana çok manidar geliyor. Bir başka gazetede Mart ayındaki bir ankette sayın Cumhurbaşkanı birinci sırada çıkıyor, üç ay sonra tekrar bir anket yapıyorlar, her şey tepetaklak oluyor, aşağıya iniyor. Üç ayda ne oldu da bu dengeler böyle altüst oldu? Şu kadarını söyleyeyim: Bunlar hiç şık şeyler değil.”

Habervaktim.com ÖZEL

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.