İstanbul Barosu’ndan resmen bölücülük

İstanbul Barosu’ndan resmen bölücülük
Ergenekon ve Balyoz darbe davalarını eleştirerek, sanıkları savunması sonucu darbeci baro olarak adlandırılan İstanbul Barosu, geçtiğimiz günlerde de PKK’nın şehir yapılanması olan KCK’ya yönelik operasyonlarda tutuklanan, elebaşı Abdullah Öcalan’ın 36 av

Adliyelerdeki kimi birimlere başörtülü avukatların girmesini yasaklamasıyla gündemde olan İstanbul Barosu’nun, Ergenekon ve Balyoz sanıklarının ardından alternatif devlet yapılanması KCK’ya yönelik operasyonlarda tutuklanan teröristbaşının avukatlarına da sahip çıkması “resmen bölücülük” olarak değerlendiriliyor.

PKK’LILAR MESLEKTAŞI, BAŞÖRTÜLÜLER DEĞİL

Baro, KCK davasının görüldüğü İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya katılarak, KCK sanığı Öcalan avukatlarına destek vermiş; Adliye çıkışında basın açıklaması yapan İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, KCK’lı avukatlar için “meslektaşlarım” diye söz etmişti.

ÇOĞU İSTANBUL BAROSU’NDAN

Kocasakal tutuklanan avukatların birçoğunun İstanbul Barosu üyesi olduğunu söyleyerek, “Savunma ve avukat, şu an Türkiye’de, tarihte hiç olmadığı kadar büyük bir baskı ve saldırı altındadır” demişti. Kocasakal, “Avukatlar ve barolar susturulmaya, ele geçirilmeye çalışılmaktadır. Toplumun hak arama özgürlüğünün güvencesi olan avukatın kendisi şu anda güvence altında değildir. Dolayısıyla baro başkanları ve birlik başkanımızla birlikte hiçbir ayrımda bulunmaksızın, avukata ve savunmaya yönelen her türlü saldırıya ve hukuksuzluğa karşı, onların yanında yer alıyoruz. Bu karanlık elbet aşılacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

PKK’LILARA SERBEST BAŞÖRTÜLÜLERE YASAK

Daha önce Staj Eğitim Merkezi’ne başörtülü girdiğini tespit ettiği stajyer avukatlara uyarı yazısı gönderen darbeci baro, yasağı şimdi de mahkeme dışına taşıdı. Adliyelerdeki bazı birimlere asılan uyarı yazılarında çarpıcı ifadelere yer verildi. İşte o uyarı yazısı: “Baro odaları, icra müdürlükleri, mahkeme kalemleri ile cumhuriyet savcılıkları nezdinde görevin kamusal niteliği sebebiyle keşif ve haciz mahallerinde de türban takılmaması gerekmektedir.”

“ÖZELLİKLERİ DARBEYİ SAVUNMAK, ÖZGÜRLÜKLERE GEM VURMAK”

Akit’e konuşan Antalya eski Cumhuriyet Savcısı Alaaddin Varol, İstanbul Barosu’nun bunu hep yaptığını hatırlatarak, “Bunların özelliği darbeyi savunmak, özgürlüklere gem vurmak. Bunun tam tersi olması lazım. Bunlar insan haklarını, özgürlükleri savunacağı yerde tam zıttı hareket ediyor. Bu çağda bu kafa, anlamakta güçlük çekiyorum” şeklinde konuştu.

BU BARO YÜZÜNDEN AVUKATLIK MESLEĞİ BİTMEKTE 

Konuyu Akit’e değerlendiren Trabzon Barosu Başkanı Mehmet Şentürk ise, darbeci baronun bu tavrını sert bir dille eleştirerek, “Başörtü konusunu artık aşmalıyız. Türkiye’nin daha önemli konuları var. İstanbul Barosu ne kadar gereksiz ne kadar önemsiz bir konu varsa, ona bulaşıyor. Bu tür işlerle uğraşmaktan asıl görevini icra edemiyor. Bu baro yüzünden avukatlık mesleği bitmek üzeredir. İstanbul Barosu önce bununla ilgilensin” dedi.

Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.