Kin Kapısı, Megalo İdeanın parçası!
Fener Rum Patrikhanesi Bursa Metropoliti ve Heybeliada Ruhban Okulu Başrahibi Elphidophoros Lambriniadis’in açıklamalarını Akit’e değerlendiren Kültür Eski Bakanı İsmail Kahraman, Patrikhane’nin Yunanistan’la beraber hareket ettiğini belirterek “Patrikhane’nin Kin Kapısı ile alakalı bu tutumu yıllardır devam ediyor. Osmanlı’dan beri gündemdedir bu. Ben, Patrikhane’nin bu tutumunu Megalo İdea’nın bir parçası ve ispatı şeklinde değerlendiriyorum. Taviz başka şeydir tolerans başka şey. Patrikhane sürekli taviz istiyor ama buna karşılık zihniyetlerinde hiçbir değişiklik olmadığını görüyoruz” dedi. Patrikhane’nin kirli oyunlarının Bizans’ı ihya maksadı taşıdığına işaret eden Kahraman “Bizim bu zihniyete karşılık milli tarih şuuruna sahip olmamız gerekiyor. Patrikhane’nin açıklamaları üzüntü vericidir. Bizans’ı ihya etmek için bir uğraş veriyorlar. Biz de milli tarihimizi ihya ederek bu tür projelerin önüne geçmeliyiz” diye konuştu.
DESTİCİ: BAŞRAHİP, YUNANİSTAN’DAKİ TÜRKLERE BAKSIN
Lambriniadis’in açıklamalarına bir tepki de Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’den geldi. Lambriniadis’in açıklamalarının talihsiz olduğunu belirten Destici “15 gün kadar önce Batı Trakya’daydım. Oradaki kardeşlerimiz ‘Türküm’ bile diyemiyorlar. Orada Türk ismine dahi rastlayamıyorsunuz. Yunanistan, seçilmiş müftülerimizi tanımıyor. Camilerin imarına müsaade etmiyorlar. Türkiye de bu durumu görerek mütekabiliyet esasına göre hareket etmelidir. Onların hakkı tanınmadan Türkiye’de adımların atılmasına mesafeli duruyoruz. Türkiye batıya şirin gözükmek adına bütün adımları atarken Batı Trakya’da bırakın cami yapılmasına restorasyona bile müsaade edilmiyor” ifadelerini kullandı.
HASIRCI: GEÇMİŞTEN BUGÜNE YUNAN’IN PLANI DEĞİŞMEDİ
Geçmişten bugüne Yunanistan’ın Türkiye ile alakalı planlarında bir değişiklik olmadığını kaydeden tarihçi-yazar Metin Hasırcı ise Türkiye’nin batının ve siyonistlerin oyunlarına karşı uyanık olması gerektiğini söyledi. Hasırcı, “Yunanistan’ın ruhban okulunu açmak için papazlarını devreye sokup pazarlık yaptığını görüyoruz. Fener Patrikhanesi’ni ülkeden dışarı atmayışımız bizim İslami siyasetimizin gereğidir. Patriklerin birkaç yerde olması ihtilafa düşmelerine vesile oluyor. Bu da Türkiye’nin istifade edebileceği bir durumdur. Biz İttihad-ı İslam’ı gerçekleştiremezken hristiyan dünyanın da ittifakını engelliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. “Patrik’in ekümenikliği tanınmamalıdır” diyen Hasırcı, şunları kaydetti: “Siyonizmi hiçbir hesabın dışında tutmamalıyız. Patrik Grigorius orada asıldığı için bir şeyhülislam, bir Diyanet İşleri başkanı yahut bir dini yetkili asılmadan o kapıyı açmayacaklarını söylüyorlar. Takındıkları bu durum da Megalo İdea’nın bir parçasıdır. Çar’ın ilk erkek torununu her daim Constantine adını veriyorlardı. Gayr-i müslimlerin bütün mantığı işgale göre hareket ediyor.”
Fahrettin Dede / Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.