Dağı ve Çandar'ın ortak özellikleri
Çandar’ın da adının geçtiği Sakık mektubunu yayınladı diye Akit’e salya sümük saldıran Dağı, sansür uygulanmasını istediği Akit’i Başbakan Erdoğan’a şikayet etme küstahlığını da sergilemişti.
Dağı ile Çandar’ın öne çıkan ortak özelliği, PKK’ya bağışlarında gizli.
Zaman Yazarı Dağı, tıpkı Cengiz Çandar gibi PKK'yla masaya oturulmasından TSK'nın lağvedilmesi ve Öcalan'a ev hapsine varan "açılımcı görüşlere" destek vermesiyle biliniyor.
Dağı örneğin Zaman’daki bir yazısında, İslamcı çevrelerde de öne çıkmaya başlayan "açılım adımlarında yer yer hata yapıldığı, aşırıya kaçıldığı, bunun da terör örgütü ve yandaşlarını cesaretlendirdiği" görüşünü bir "oyun" olarak değerlendirerek, Hükümet'e "oyuna gelme" uyarısında bulunuyordu. (19.08.2011 / Zaman)
Dağı, şu görüşleri savunuyordu:
"Kandil 1990'larda da bombalandı, Kuzey Irak'a defalarca sınır ötesi operasyon yapıldı. Hatta daha fazlası yapıldı; köyler boşaltıldı, ormanlar yakıldı, DEP'liler cezaevine konuldu. Sonuç; sorun çözülmedi. Aksine tüm Türkiye sathına yayıldı.
Şimdi hükümetin elinde 'demokratik açılım ve kardeşlik projesi' var. Büyüyen, güçlenen, dünyada itibarı artan bir Türkiye var. 1990'lara istesek de dönemeyiz. 'Yeni Türkiye'de meşruiyet zemininden çıkan bir devlete kim razı olur?
PKK'yı devlet değil Kürtler bitirecek. Bunun yolu da 'demokratik açılım'dan geçiyor. O yüzden asıl 'mayın' açılım siyasetine karşı döşeniyor. AK Parti hükümeti ve 'milliyetçi-muhafazakar' aydınlar bu tuzağa düşmemeli."
İSRAİL’LE İYİ İLİŞKİLER GELİŞTİRİLMELİYMİŞ
Zaman Yazarı İhsan Dağı, bölücü terör örgütünün ardı ardına gerçekleştirdiği hain saldırılarla çok sayıda Mehmetçiği şehit ettiği bir dönemde bile "açılım yazısı" kaleme alarak, "İsrail'le işbirliğine varan iyi ilişkiler geliştirilmesi" tavsiyesinde bulunmuştu.
“MİLLİ ÇIKAR” KAVRAMINI Tİ’YE ALIYOR
Dağı 9 Eylül 2011 tarihli Zaman’daki yazısında "İsrail'e ne yapalım" başlığı altında, İsrail'e yaptırımları "bedel ödetici dış politika yönelişleri" olarak değerlendirirken, bunun "sıkıntılı olduğunu" savunuyor ve "milli çıkar" kavramını ti'ye alıyordu.
Zaman Yazarı'na göre, Hükümet, İsrail'e yaptırımı bırakıp, "açılım"a bakmalıydı.
Dağı şöyle diyordu: "Devletin sivil hayata müdahalesini artırması, müdahale için gerekçe ve meşruiyet üretmesi. Böyle bir hava içinde birdenbire iki ülke arasındaki yaklaşık dört milyar dolarlık ticaret, bunun yarattığı refah, istihdam ve gelir görülmez olur. Devlet, yurttaşlarının bu 'özel' durumuna bakmaz, istediği gibi onları bu imkânlardan 'mahrum' edebileceğini düşünür. Çünkü 'milli çıkarlar' bunu gerektiriyordur. Kimse de sormaz, bu işten hakikaten 'kaybedenler' millet denilen ve çıkarları savunulduğu iddia edilen topluluktan başka bir şey midir diye"
"İSRAİL'İ BIRAK, AÇILIM'A BAK"
Ardından "Oysa, geçenlerde yazdım; şu sıralar Türkiye'nin en çok ihtiyacı olan şey, barış ve istikrar" diyen Dağı, konuyu "açılım"a getirerek şöyle yazıyordu: "Daha 'iç'te yapılacak çok önemli projeler var; başta 'yeni, sivil ve demokratik anayasa', ardından da Kürt sorununun çözümü. Enerjisini bölgesel çatışma ve gerginliklerle harcayan bir Türkiye'nin bu projeleri gerçekleştirmesi söz konusu bile olmaz."
İhsan Dağı, yazısına şöyle devam ediyordu: "O yüzden AK Parti'nin baştan beri desteklediğim açılımlarının başında komşularla gerginlikleri asgariye indiren 'sıfır problem' politikası gelir. Etrafımızı düşmanlarla değil, işbirliği yapılabilecek ortaklarla çevrili gören bu yeni anlayışı dış politikada bir devrim, bir 'paradigma değişimi' olarak gördüm.
Çünkü bu perspektifle dış politika içeriyi otoriterleştirici değil, aksine işbirliği vurgusuyla 'demokratikleştirici' bir işlev görmeye başlamıştı. 'Çatışma ve güvenlik odaklı' bir dış politikadan 'barış ve işbirliği' odaklı bir anlayışa geçilerek demokratikleşme sürecine destek verilmişti. Cumhuriyet tarihinde bütün Dışişleri bakanlarının toplamından daha fazla 'işbirliği' sözü etti mevcut Bakan Ahmet Davutoğlu. Şimdi bundan dönüş olmaz. Dış politika hamaset yapmaya çok müsait bir alandır, doğru. Ama AK Parti bundan kaçındı, hâlâ da kaçınabilir."
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.