Otobüs CHP'den protesto öğrencilerden

Otobüs CHP'den protesto öğrencilerden
Üniversiteli gençler, gidip muhalefet partisinden, otobüs istiyorlar.

Önce, Metro iddianamesine giren diyalogdan bir bölüm aktarayım: "Tarık C.: Ya bu Süheyl Batum arıyor. Bihlun (Tamaylıgil) arıyor, otobüs istiyorlar. Erzurum'a gençleri göndereceklermiş. Murat A.: Kaç kişi?

Tarık C.: Bir otobüs. Süheyl Batum, genel merkez, Kemal Kılıçdaroğlu işte hepsi aradı sırayla.
Murat A.: Ha yarın mı?

Tarık C.: Yarınmış herhalde. Başbakan bazı üniversite öğrenci derneklerinin temsilcileriyle görüşecekmiş, bunlar da görüşmedikleri üniversite temsilcileri, illa gideceğiz diyorlar. 2 gündür başımın etini yediler. Ben kaçmaya çalışıyorum. Şimdi bombardıman telefonları geldi. Ankara'dan olanı, seni Ankara'yla halletmiş de.

Murat A.: Aa bakayım Erzurum'a otobüs var mı. Bakayım da sana sabah söyleyeyim.

Tarık C.: Tamam ağabeyciğim."

Bu diyaloğu okuduktan sonra, gelin de inanın..

Gelin de üniversiteli gençlerin, kendiliklerinden hükümeti protesto ettiklerine inanın.

Gelin, üniversiteli gençlerin sorunlarının gerçekten, açılan pankartlarda yazılı olan konular olduğuna inanın.

Üniversiteli gençler, gidip muhalefet partisinden, otobüs istiyorlar.

Muhalefet partisi de, (belki paralı, belki parasız) bir şirketten otobüs talebinde bulunuyor.

Hani partinin alt kademesinden insanlar bu konu ile ilgilenseler, "Ne olmuş yani? Gençler topluca Erzurum'a gitmenin yollarını bilmiyorlarmış. CHP'nin bu işlerden anlayan profesyonel çalışanları, katip düzeyinde, sekreter düzeyinde elemanları, gençlere yardımcı olmuşlar" diyeceğim.

Ama yok.

Genel başkanından tutun genel sekreterine, grup başkanvekiline kadar hepsi, "Aman bir otobüs. Aman bir otobüs" diye, yalvar yakar olmuşlar, Metro Turizm şirketine.

Ki bu parti; tüm halka ait olması gereken Türkiye İş Bankası'ndaki hisselerin üzerine oturup, ordan nemalanan katrilyonluk bir parti!

Üç kuruşluk otobüsü de, bedavaya getirmeye kalkıyorlar..

İşin bu yanı bir tarafa..

Görüyorduk orda burda. "Harçlara hayır. Parasız üniversite" pankartlarını..

O pankartları açanlar, Başbakan'ın "Üniversite harçlarını kaldırıyoruz" açıklamasına, tek bir etkinlikle teşekkür ettiler mi?

"Parasız üniversite", o kadar önemli idiyse..

Elde edildiğinde de, bir gösteri ile, bir pankart ile teşekkür edilmesi gerekmez miydi?

Gerekirdi tabii.

Niyetin; gerçekten "parasız üniversite" olduğunu ispat için.. Niyetin; sırf muhalefet etmek, karışıklık çıkartmak olmadığını ispat için..

Eleştiri yaparken ne kadar cevval idiyseler, teşekkür ederken de o kadar cevval olunmalıydı..

Ama yüzlerce gösteri ile "Harçlara hayır" dendiğini gördünüz de, bir tek pankartla bile, "Harçların kaldırılması kararından dolayı hükümete teşekkür ediyoruz" denildiğini görmediniz.

Çünkü niyet "sorunları dile getirmek" değildi.

Niyet, "iktidara muhalefet etmek"ti.

Aslında üniversitelilerin eylemlerini tanımlarken, "İktidara muhalefet etmek" de, tek başına yeterli bir tespit değil.

Çünkü "iktidara muhalefet etmek" ayıp değil, günah değil, suç değil..

Yeter ki amaç; "farklı bir iktidara, körü körüne boyun eğme" olmasın. Siyasi iktidarın yanlış yaptığı şeyin eleştirilmesi, "Bu iktidar gitsin, yerine bizimki gelsin. Varsın bizim desteklediğimiz iktidar yanlış iş yapsın. Hiç önemli değil" amacına matuf olmasın.

İşte bugünkü hükümete karşı yapılanlar bu..

Onun içindir ki, üniversiteli gençlere polisin uyguladığı şiddete, bazen bir insan olarak içimiz cız etse de, gösterilerin arka planını bildiğimizden, sırf tuzağa düşmemek için yüksek sesli itirazda bulunmuyoruz.

Niyet samimi olsa..

Canımız kurban.

Gerçekten istenilen, "parasız üniversite" olsa, canımız kurban.

Gerçekten istenilen, "özgür üniversite" olsa, emriniz başımız üstüne..

Ama görüyorsunuz işte..

Gidiliyor CHP'ye..

"Sen bize otobüs ayarla. Biz de, üniversiteli gençler olarak gidelim, Başbakan'ı zor durumda bırakacak bir protesto yapalım!" teklifinde bulunuluyor.

O parti de, "Böyle bir şey şık olmaz. Siz eylemi üniversiteli gençler olarak yapacağınıza göre, Erzurum'a gidişiniz de, kendi imkanlarınızla olmalı" diyemiyor.

Görüyorsunuz işte.. Türkiye'de hiçbir şey, dışarıdan göründüğü gibi değil.

"Üniversiteli öğrenciler" sandığınız kişiler, "CHP otobüsü" ile gösteri alanına getirilen gençler..

CHP otobüsü ile, alanlara taşınan "paralı göstericiler!.."

Ali Karahasanoğlu/Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum