'Bakana taş, milletvekili kardeşine kurşun!'
Uludere'de 34 insanımızın ölmesinin savunulacak bir tarafı olmadığını belirtip, olayın arka planı hakkında da bazı ipuçları veren bir açıklama idi.
Şöyle diyordu, İçişleri Bakanı Naim Şahin o açıklamasında: "Orada 34 insanımız ki; çoğu yaşı küçük insanlar, gençlerimiz, bunlar; bu olayın sadece figüranlarıdır. Esas filmin büyüğüne bakmak lazım. Filmin senaristi var, filmin baş oyuncuları var. Orada biz figüranlara takılıp kalıyoruz. Büyük film, bölücü terör örgütünün yönettiği kaçakçılık olayıdır. Bu gençler de oraya götürülmüşlerdir, kaçakçılık yaptırılmışlardır..."
Ali Bayramoğlu isimli sözde demokrat sosyalist, bu cümleleri alıp çarpıtarak, şöyle yorumluyordu, bakanı hedef yaptığı YeniŞafak'taki yazısında:
"Bu açıklamaları nasıl ele almalı?
Bakanın yeni incileri olarak mı yoksa, 'bunlar PKK kaçakçısıydı, imha ederek devlet doğru iş yapmıştır, özüre ne gerek var...' şeklinde bilinçsiz bir itiraf olarak mı?
Yanıt sizin...
Beni kaplayan ise sadece 'dehşet duygusu...'
Bakanın sözlerinin bir ilerisi şudur zira:
Onlar zaten Kürt'tü…"
Bakan Şahin'in sözlerinde, "Onlar Kürt'tü. Ölümü hak etmişlerdi" şeklinde bir ifadeye yönelik küçücük bir ima var mı?
Yok.
Öyle ise, böyle bir imayı, neye dayalı olarak yapıyordu Bayramoğlu?
Terörle mücadele konumundaki bir kamu görevlisine böyle bir haksız nitelemeyi, hangi hakla yapabiliyordu, Yenişafak yazarı?
Terörle Mücadele Kanunu'nun 6. maddesi bakın ne diyor:
"Madde 6 - ... terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklayanlar veya yayınlayanlar veya bu yolla kişileri hedef gösterenler ... cezalandırılır."
Terörle mücadelede görev yapan bir kamu görevlisinin, "İnsanların kürt olmaları, öldürülme sebebi için yeterlidir" diyebilecek bir kafa yapısında olduğu iftirasını yapmak, onu terör örgütlerine hedef göstermek değil midir?
28 yıldır, binlerce cinayete imza atan PKK adlı örgüt, tam da bu konunun istismarını yapmıyor mu zaten?..
Ve nitekim, önceki akşam, Hakkari'yi ziyaret eden İçişleri Bakanı Naim Şahin'e yapılan taşlı saldırı, bu hedef göstermenin sonucudur..
Ali Bayramoğlu'nun ve Taraf gazetesinin İçişleri Bakanı'na yönelik iftira içerikli saldırıları ve hakaretleri sonrasında, örgütün bir eylemidir; o taşlama girişimi..
Ki; taşlama girişiminde bulunanlar, zaten PKK lehine gösteriler de yapmışlar..
Allah'tan, o saldırıda bakana yönelik bir zarar oluşmamış.
Ancak, aynı hedef gösterme ekseninde, yine aynı ekip tarafından suçlanan, kürtlere yönelik zulüm uyguladığı iftirası yapılan AKParti'nin milletvekillerinden birisinin; Şırnak milletvekilinin kardeşi, önceki akşam Lice'de öldürüldü. Koruması yaralandı.
İşte size, dört dörtlük bir "hedef gösterme" eylemi..
Sadece "hedef gösterme" ile de kalmamış..
"Hedef gösterme"nin amacı olan kamu görevlilerine veya kişilere yönelik "saldırı" da, iki ayrı olayda da gerçekleşmiş..
Kanunun önlemeyi amaçladığı örgüt eylemlerini tahrik ve yönlendirme girişimlerinin, dört dörtlük ihlali sözkonusu..
İşte bu noktada, şimdi görev savcılara düşüyor.
Ali Bayramoğlu ve onun çevresindekilerin, özellikle de Taraf gazetesindeki hedef gösterme mahiyetindeki yayınlarının soruşturulup, kamu davalarının açılması gerekir.
Bu ülkede, 50 bin insanın canına mal olan bir terör örgütünün varlığı ortada iken, örgütün ekmeğine yağ sürecek mahiyetteki isnatlarla, kamu görevlilerine söylemedikleri sözleri isnat etmek, "söyleyebilecekleri"ni ima etmek, çok net bir "hedef gösterme suçu" örneğidir.
Ve ne yazık ki, AK Partili bir bakan bu tahrikler yüzünden taşlanma girişimine maruz kalmış, bir milletvekilinin kardeşi de öldürülmüştür.
Bazı arkadaşlar diyebilirler ki, "Bayramoğlu eleştiri hakkını kullanmıştır."
Bu nasıl eleştiri?
Bayram namazını, kürt vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Hakkari'de kılıp, "Biz kardeşiz" mesajı veren bir bakana, "Bu bakan, 'nerde Kürt varsa, öldürülmeli' diyebilecek kadar kürt düşmanıdır" iması yapılıyor..
Bu bir eleştiri değil; çok açık bir hedef göstermedir..
Son günlerdeki kendi lehlerine estirmek istedikleri "hedef gösteriliyoruz" yaygarası da, suçlarını bastırma amaçlı operasyondan başka bir şey değildir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.