Mirzabeyoğlu için imza kampanyası
28 Şubat darbecilerinin brifingleriyle beslenen dönemin yargısı tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Salih Mirzabeyoğlu’nun yeniden yargılanması için imza kampanyası başlatıldı. “imza.la/salihmirzabeyoglunaozgurluk” ve “www.salihmirzabeyoglunaozgurluk.com” adlı internet siteleri üzerinden başlatılan kampanyaya aralarında akademisyen, yazar, düşünür ve sanatçıların da olduğu çok sayıda kişi ve STK destek veriyor.
İMZALAR CUMHURBAŞKANLIĞI, TBMM VE BAŞBAKANLIĞA GÖNDERİLECEK
STK’lar, hiçbir somut delil bulunamamasına rağmen “lidersiz örgüt olmaz” mantığıyla terörist ilan edilen fikir adamı Mirazbeyoğlu’nun yeniden yargılanması için girişimlerine devam ediyor. Fikre Özgürlük Platformu, Salih Mirzabeyoğlu’nun yeniden yargılanmasının önünün açılması için imza kampanyası başlattı. “imza.la/salihmirzabeyoglunaozgurluk” ve “www.salihmirzabeyoglunaozgurluk.com” adlı internet sitelerinde toplanan imzaların belli bir sayıya ulaştıktan sonra Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı ile Yargıtay’a gönderileceği belirtildi.
“‘İbda Fikir Hareketi lideri Salih Mirzabeyoğlu’na Özgürlük’ diyenlerin imza kampanyamıza destek vermesi özgürlük isteyen herkesin boynunun borcudur. Son ve nihai hamle olan 28 Şubat yargı kararlarının yenilenmesi yönünde sembol isim, sembol dava olan Salih Mirzabeyoğlu davasındaki haklılığımızı yüksek sesle duyuralım...” başlığıyla yürütülen imza kampanyasına aralarında akademisyen, yazar, düşünür ve sanatçıların da olduğu çok sayıda kişi ve STK’nın destek verdiği ifade edildi.
“BİR AN ÖNCE HAREKETE GEÇİLMELİ”
Platformun sözcüsü Umman Şahin, 28 Şubat döneminde millete kan kusturan cuntacıların bir bir tutuklanmasının milli irade açısından fevkalade önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Şahin, sanıklarının hakim karşısına çıkmaya başladığı cuntanın yol açtığı tahribatın da giderilmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, “Sanıkları cezaevinde toplanmaya başlasa da kararları halen can yakmaya devam ediyor. Brifingci medya ve yargının linçine uğrayan fikir ve ilim adamlarımızın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. 28 Şubat’ın bir darbe olduğunu kabul ediyorsak, o darbecilerin verdiği kararları da sorgulamalıyız. Bu açıdan 28 Şubatçılar tutuklu, kararları ise serbest olmamalı” dedi.
DAVANIN HAKİMİ AKİT’E İTİRAF ETMİŞTİ
28 Şubat dönemi cunta medyasının asparagas haberlerinin gölgesinde görülen İBDA-C davasında, kitap yazdığı ve arabasında “ruhsatlı av tüfeği” bulunduğu gerekçesi ile Salih Mirazbeyoğlu’nu silahlı terör örgütü lideri yapıp idam cezasına çarptıran hakimin, emekli olduktan sonra devasa cephaneliklerin ele geçirildiği Ergenekon örgütü davasında avukatlık yaptığı ortaya çıkmıştı. “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini yıkmaya teşebbüs”, “silahlı terör örgütüne üyelik” suçlamasıyla yargılanan Kemal Alemdaroğlu’nun avukatı Metin Çetinbaş’ın, Mirzabeyoğlu’na idam cezası veren hakim olduğu öğrenilmiş, gazetemize konuşan Çetinbaş, Ergenekon sanığını savunmasını, “Ne yapayım, Kemal Alemdaroğlu’nu savunmayayım mı?” şeklinde izah ederken, Mirzabeyoğlu’na verilen idam cezası ile ilgili ise şok bir ifade kullanmıştı. Çetinbaş, “Allah’ın adaleti değil ki mutlak ve kesin olsun. Hiçbir hakim verdiği kararların yüzde yüz doğru olduğunu söyleyemez. Ben hata yapılmadığını düşünüyorum ama o dosyada yüzde yüz hata yapılmadı demek değildir. Hakimler de hata yapabilir” dedi.
KOMİK GEREKÇELERLE ÖRGÜT LİDERİ YAPILMIŞTI
6 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi 2001 yılında Salih Mirzabeyoğlu’nu “anayasal düzeni cebir ile değiştirip tüm Ortadoğu ülkelerini kapsayan dini esaslara dayalı federal yapıda bir İslâm devleti kurmaya teşebbüs” suçlaması ile yargılamış, Mirzabeyoğlu’nun “yazmış olduğu kitaplardan etkilenen şahısların herhangi bir hiyerarşik yapılanması olmaksızın birbirlerinden bağımsız hareket eden cephe hareketleri oluşturulduğu, kendiliğinden zuhur adıyla oluşturulan bu cephelerin bağımsız olarak değişik eylem kararı alarak bu eylemleri gerçekleştirdikleri” gerekçesiyle “TCK’nın 146/1 maddesi gereğince idam cezası ile cezalandırılmasına” karar vermişti.
ZORLA TIRAŞ VE İŞKENCEYİ GÖRMEZDEN GELMİŞTİ
Müvekkili Kemal Alemdaroğlu’nun Ergenekon davası kapsamında gözaltına alınıp polis aracına bindirildiği sırada başını tavana çarpmaması için yapılan müdahaleyi işkence olarak tanımlayan Metin Çetinbaş, davasına baktığı İBDA-C sanıklarının zorla tıraş edilmesi ve işkence yapılmasını umursamamıştı.
Murat Alan / Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.