Aslı'dan skandal yazı
"Böyle gideceksen hiç gitme..." Milliyet'ten Aslı Aydıntaşbaş'ın bugünkü yazısının ilgili kısmının başlığı aynen böyle. Hedef bayram için Hakkari'ye giden İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin var.
Hakkari'de terör yandaşları tarafından taşlı saldırıya maruz kalan Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı'na "Hakkari'ye gitme" diyor. Bakanı satır arasında "işgalci" diye nitelendiriyor. Ve yazısında Nasrettin Hoca'nın kıssasında olduğu gibi "Bakan'a saldıranların" yani hırzısın hiç suçu yok.
Sanki Oslo görüşmeleri devam ederken bile saldırmaya devam PKK değil...
Sanki 13 askerin şehit olduğu sürecin kesildiği Silvan Saldırısını yapan PKK değil...
Sanki zorla halka kepenk kapattıran KCK, seçim zamanında halka BDP'ye oy vereceksin diye baskı yapmıyor...
Sanki PKK'nın bile "paralel devlet" yapılanması olduğunu deşifre ettiği KCK, sadece Kanarya Sevenler Derneği?
İşte Milliyet'ten Aslı Aydıntaşbaş'ın bugünkü yazısından ilgili bölüm;
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in Hakkâri gezisinin fotoğraflarını şöyle bir koyun önünüze. Nereden baksanız utanç verici.
BAKANI KENDİ ÜLKESİNDE "İŞGALCİ" DİYE TANIMLADI
Bir Bakan, hem de İçişleri Bakanı, kendi ülkesinin bir köşesinde adeta işgal gücü, düşman gibi algılanıyor, taşlanıyor. Bir Bakan, hem de İçişleri Bakanı, kabinenin en önemli isimlerinden biri, gövde gösterisi yapmak için gittiği ilde internet kafeye saklanmak zorunda kalıyor. Bir Bakan, hem de İçişleri Bakanı, ”teröristleri yendik” mesajı verme hayaliyle gittiği ilin çarşısında, koruma ordusu, özel harekatçılar, keskin nişancılar ve asker olmadan iki adım atamıyor.
Eğer tablo buysa, herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Hamasi nutuklar atmak, Twitter’da saydırmak kolay da, hükümetten kimse, bu resimlere bakıp, nerede hata yaptık da Hakkâri’yi kaybettik demiyor mu?
14 TEMMUZ'DA SİLVAN SALDIRISYLA PKK MASAYI DEVİRMEDİ Mİ?
Ankara’nın Kürt meselesinde son bir yıldır götürdüğü strateji, bana göre bir Rus ruleti. Birilerinin “konsept” diye hala pazarlamaya çalıştığı politikanın, ne ahlaki ne de “akılcı” yanını bulabilmiş değilim. Hissi ve anlık kamuoyu yoklamalarıyla yönlendirilen adımlar bunlar. Türkiye’yi geçmişte büyük açmazlara sürükleyen bir zihniyetin yeniden hortlaması gibi geliyor bana ve fikrine güvendiğim herkese...
“Efendim memleket bu kadar şehit verilirken, sen şimdi çıkıp teröristleri mi savunuyorsun?” dediğinizi duyar gibiyim.
OSLO SÜRECİ DEVAM EDERKEN PKK SALDIRMAYA DEVAM EDİYORDU
Hayır terörü savunmuyorum, asker dahil masum insanlara yönelik şiddeti kınıyorum. PKK’nın ne olduğunu, ne yapmaya çalıştığını ben de biliyorum.
Ama kimseye hayrı olmayan, iflas etmiş politikaları koro halinde alkışlamak niyetinde de değilim. Memleket topyekün bir beyin yıkama seansına girdi diye, bildiğim doğrulardan mı şaşayım? Gerçek şu ki:
1) Türkiye bu noktadan sonra Kürt meselesini askeri yöntemlerle değil barışçıl bir siyasi çözüm çerçevesinde halledebilir.
2) Kürt meselesini çözmeyen Türkiye kolu kanadı kırık kalır; Orta Doğu’da hak ettiği liderlik rolünü oynayamaz.
KCK KÜRT HALINA OY BASKISI YAPIYOR
Şimdi, duymak istemiyorsunuz ama, gelelim Hakkâri gerçeğine.
Son seçimlerde BDP’nin Hakkari’de %79 oy aldığını biliyor musunuz? Peki, 2009’da %80 oy aldığını? Kabul edelim ya da etmeyelim, PKK’nın Türkiye’nin güneydoğusunda belli bir toplumsal tabanı var. Hakkâri en güçlü olduğu yer.
KCK SANKİ KANARYA SEVENLER DERNEĞİ
Peki, Sayın İçişleri Bakanı, bu kadar zamandır insanlara hakaret ederken; “dinsiz”, ”Zerdüşt” derken; 8 bine yakın insanın KCK davasından içeri alınmasını savunurken; seçilmiş belediye başkanlarını terörist diye görevden alırken, Hakkarilinin kendisini bağrına basmasını mı bekliyordu?
BARIŞ İSTEYEN "DAĞDAKİ GENÇ ÇOCUKLAR" DİĞER KAÇIRDIKLARINI NEDEN SERBEST BIRAKMIYORLAR
Bu yol, yol değildir. Hüseyin Aygün’ün ‘genç çocuklar’ sözünü hazmedemiyorsak, daha çözümden çok uzağız demek. Türkiye Kürt meselesini gövde gösterisiyle, hakaretle değil, daha rasyonel, daha insani temelde halletmek zorunda. Demiştiniz ya “Analar ağlamasın...” diye. Hah işte öyle.
Neden biliyor musunuz? Başka bir seçenek olmadığı için...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.