PKKyı kullanan kullanana
Örgütün kara kutusu “Zeki” kod adlı Nevzat Çiftçi, eli kanlı örgütün dış bağlantıları hakkında şok ifşaatlarda bulundu. Bir dönem Abdullah Öcalan’dan doğrudan emir alacak kadar yakın olan sözde Dersim Komutanı Nevzat Çiftçi, başta Almanya, Yunanistan, Suriye, Rusya, Ermenistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve hatta İran’ın PKK’ya destek verdiğini aktardı. Örgütten kaçıp güvenlik güçlerine teslim olan Çiftçi, Malatya’daki sorgusunda örgüte maddi desteğin Türkiye’yi zayıflatmak isteyen Avrupa’dan geldiğini, her türlü lojistik ihtiyacın Suriye istihbarat örgütü El Muhaberat tarafından giderildiğini belirtti. Çiftçi, çatışmalarda ağır yaralanan örgüt militanlarının Suriye, Güney Kıbrıs ve Yunanistan devlet hastanelerinde tedavi edildiğini, protez kol ve bacak masraflarının dahi bu devletler tarafından karşılandığını vurguladı.
ÖRGÜTÜN KİMLERİN TAŞERONLUĞUNU YAPTIĞINI İTİRAF EDİYOR
1990 yılında terör örgütü ele başlarından Murat Karayılan vasıtasıyla PKK’ya katılan, İmralı’da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan’dan aldığı direktiflerle bir çok kanlı eylem gerçekleştiren Nevzat Çiftçi (kod adı K. Zeki), yakalandıktan sonra Malatya DGM’de verdiği 47 sayfalık ifadede örgütün dış bağlantılarını açıkça ortaya koyuyor.
Başta Almanya, Yunanistan, Suriye, Rusya, Ermenistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve hatta İran’ın PKK’ya destek verdiğini vurgulayan Çiftçi, “Benim PKK terör örgütü içerisinde yer aldığım süre zarfında bu örgütün çeşitli ülkeler ve devlet adamları ile işbirliğini bizzat yaşadım ve gördüm. Özellikle Yunanistan, Suriye, Ermenistan, İran ve diğer Avrupa ülkeleri ile ilişki içerisinde olduğunu biliyorum” dedi.
ATİNA’DAN KONTROL EDİLİYOR
Sorgusunda PKK’nın faaliyette bulunduğu ülkelerle ilgili geniş bilgiler veren Çiftçi, Yunanistan’daki yapılanma ile ilgili şu ifadeleri kullanıyor: “Yunanistan’la aramızda resmi anlaşma olduğundan her konuda çok rahattık. Yunanistan’da Hasan kod, Rojhat kod, Cemil kod ve ismini şu an hatırlayamadığım diğer bir şahıs olmak üzere toplam 5 örgüt mensubu koordine ediyordu. Yunanistan devleti tarafından açılmasına müsaade edilmiş bir nevi resmi sıfat taşıyan bir komitedir. Bu komite evinde bir gece kaldıktan sonra Atina’nın güneybatısında yer alan asıl örgüt evine geçtik. Burası lüks bir semtte 4 katlı bir binanın 2. katında bulunuyor. Bu evin 20 metre kadar altında büyük eski bir kilise mevcut. Buraya Avrupa bürolarından telefonla bilgiler geliyor, kırsaldaki eylemler hakkında bilgiler ile örgütün son durumları hakkında değerlendirmeler yapılıyordu.”
YUNAN PARLEMENTERLER VE GENERALLER NASIL FAYDALI OLABİLECEKLERİNİ SORUYOR
“Ulusal Komite adı altındaki büroya Yunanistan meclisinden milletvekilleri ve parlamenterler geliyorlardı. Bunlarla yaptığımız sohbet ve toplantılarla PKK’nın son durumu, daha fazla etkili olabilmesi için Yunanistan devleti olarak neler yapılabileceği konuları konuşuluyordu. Söz konusu komitenin çalışmalarında Yunanistan ordusundan emekli bir general de vardı. Güney Kıbrıs’taki bürolarla irtibatı direkt kendisi yönetiyordu.”
“ATİNA DEVLET HASTANESİ’NDE BAKILIP TEDAVİ EDİLİYORLAR”
“Türk güvelik güçleriyle girdikleri çatışmalarda ağır yaralanan veya ayağı, bacağı, kolu kopan örgüt mensupları Yunanistan’a getirilerek Atına Devlet Hastanesi’nde ücretsiz tedavi ediliyorlardı. Bu konuda PKK ile Yunanistan devleti arasında resmi bir anlaşma mevcuttur. 1993 yılı Ekim ayında Adnan kod adlı örgüt mensubunu tedavi ettirmek üzere Atina’daki devlet hastanesine götürdük. Görevliler bana resmi bir yazı ile müracaat etmemi ve yazının altında da sözde Atina’da bulunan Kürt Komitesi’nin mührünün bulunması gerektiğini belirttiler. Ben de söyledikleri gibi yaptım. Resmi olarak yapılan müracaatta tüm masraflar Yunan resmi makamlarınca karşılandı. Bu hastaneye bu tür başka yaralı arkadaşlar da götürdüm.”
PASAPORTLAR ALMANYA’DAN
Örgüte maddi desteğin Türkiye’yi zayıflatmak isteyen Avrupa’dan geldiğini kaydeden Çiftçi, Almanya tarafından gönderilen pasaportlarla rahatça seyahat edebildiklerini belirtti. İfadesinde Çiftçi, “Almanya’dan gönderilen pasaporta kendi resmimi yapıştırdım. Kırşehir nüfusuna kayıtlı Levent Aydın adına düzenlenmiş sahte pasaportla Atina Havaalanı’ndan Şam’a geçtim” şeklinde konuştu.
SURİYE GİZLİ SERVİSİ HİMAYESİNDE FAALİYET
Örgütün devrilmek üzere olan Esed ailesinden ciddi derecede destek gördüğünü kaydeden Çiftçi, Öcalan’ın Suriye gizli servisi tarafından uzunca bir süre korunduğunu, PKK’nın her türlü faaliyetine açık destek verildiğini belirtti. Çiftçi, “Suriye’de PKK yarı devlet niteliğinde bir konuma sahipti. Suriye meclisindeki Kürt milletvekilleri Abdullah Öcalan tarafından seçilmişti. Suriye devleti ile PKK terör örgütü gizli olarak birbirleriyle bağdaşmış, dengelerini birbirleriyle kurmuş, iç içe yaşamaktadır. Suriye güvenlik güçleri göstermelik olarak bazı PKK mensuplarını yakalayarak tutuklamakta. Suriye’nin başkenti Şam’da bulunan devlet hastanesinde PKK örgütü mensupları bedava tedavi edilmektedir. Bütün faaliyetler Muhaberat’ın kontrolü altındadır. Ben Şam’da 5 ay eğitim aldıktan sona Tunceli bölgesine yönetici olarak gittim” dedi.
TALABANİ OPERASYONLARI HABER VERİYOR
Türkiye ile sınırı olan ülkeler arasında en dikkatli davranın İran olduğunu belirten Çiftçi, Zagros dağlarından Kars Ardahan bölgesine geçiş yapan ve İran bölgesinde konaklayan örgüt mensuplarına göz yumulduğunu ifade etti. Finlandiya, Norveç, İsveç, Almanya, Hollanda, Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinden milletvekillerinin örgütle irtibatlı olduğun ifade eden Çiftçi, Celal Talabani’nin ise hava operasyonları hususunda PKK’yı bilgilendirdiğini, “TSK’nın Zeli Kampı’na düzenlediği 50 uçaklık hava operasyondan bir gün önce Talabani’ye bağlı ekipler PKK militanlarına hava saldırısı olacağı şeklindeki uyarıda bulunmaları üzerine örgüt mensupları kampı boşaltmışlar ve saldırıda zayiat olmamıştır. Eğer haber verilmemiş olsaydı yaklaşık 600 kişilik çadırlarda barınan örgüt mensuplarının büyük çoğunluğu imha olurdu” diye ifade etti.
Murat Alan / Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.