Hızını alamadı

Hızını alamadı
Fazıl Say'ın açıklamalarını habervaktim'e değerlendiren Eski Bakan Hasan Celal Güzel: 'Türkiye kendi insanının ihanetine ne yazık ki sık sık maruz kalmıştır.'

SAY ŞOV
Japon sevgilisinden ayrıldıktan sonra bir süre bunalıma giren ve bir aylık askerlik yapan piyanocu Fazıl Say, önceki gün bir Alman gazetesine verdiği demeçte Çankaya Köşkü’ne davet edilmediği için Türkiye’yi terk edeceğini söylemişti.

AVRUPA, ANADOLU… HIZINI ALAMADI
Açıklamaları Türkiye’deki otoriteler tarafından kaale alınmayan ve Cumhurbaşkanlığı tarafından da yalanlanan Say, bugün de hız kesmedi ve “Ben, çağdaş uygarlık düzeyini amaçlayan bir kültürün insanıyım” diyerek besteci ve piyanist yönüyle Avrupa müzik kültürünü temsil etmesine rağmen, kökeni olan Anadolu halk kültüründen hiç kopmadığını; bunu, herkesin bildiğini iddia etti.

MEYDAN DA OKURMUŞ
Bütün eserlerinin halk kültürüyle yoğrulduğunu öne süren Fazıl Say, Avrupa Birliği'nin “Kültürlerarası Diyalog Yılı”nda kendisini “Elçi” unvanıyla görevlendirmesinin temelinde, bu özelliğinin yattığını söyledi ve AK Parti hükümetinin kendisine dostça davranmadığını da iddia etti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın müzik eğitimine yeterli önemi vermediğini de iddia eden Say, “Orta Çağ karanlığı”nı yineleyerek şu ilginç ifadeleri kullardı: “En çok da gelecek kuşaklar için kaygılanıyoruz. Eğer, günün birinde karanlık güçler Cumhuriyetimize ve ulusal değerlere hayat hakkı tanımazsa, onlara teslim olacak değiliz” görüşüne yer verdi.

ESKİ BAKAN GÜZEL’İN YORUMU
Say’ın son günlerdeki çıkışlarını habervaktim’e değerlendiren Eski Bakan Hasan Celal Güzel, “Fazıl Say’ı şahsi kabiliyeti ve bazı eserleri bakımından ele aldığınızda güzel eserlerini görürüz. Ancak Türkiye’de kabiliyetli olsun ya da olmasın bazı sanatçılar, yazarlar ve aydınlar kendi ülkelerinin insanı ile bağdaşamıyorlar, ters düşüyorlar” dedi.

“TÜRKİYE’NİN SIK SIK MARUZ KALDIĞI İHANET”
Güzel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha da acısı yabancı basın  yayın organlarında Türkiye, Türk insanı ve kültür aleyhinde beyanlarda bulunup takdir toplamaya çalışıyorlar. Bunun en tipik örneği bu sayede Nobel ödülü alan Orhan pamuk olmuştur. Şimdi Orhan Pamuk, Nobel ödülünden elde ettiği para ile Newyork Manhattan’da satın aldığı trilyonluk dairesinde Türkiye’ye tepeden bakarak ömrünü sürdürüyor. Fazıl Say’ın da nihayet en fazla yapacağı bundan ibarettir. Türkiye kendi insanının ihanetine ne yazık ki sık sık maruz kalmıştır.”

“GİDERSE GÜLE GÜLE DERİZ”
Güzel, “Bizim milletimizin yüzde 90’ından fazlası milli manevi değerleri sahip, Türk milletinin bütün vasıflarına haiz, kimlik sorunu olmayan, demokrasiye inanan insanlardan meydana geliyor” dedi ve ekledi: “Eğer kendi zorba mantığınızla bu insanları beğenmiyorsanız, bu tip beyanlarda bulunabilirsiniz. Biz buna üzülürüz. Çek git demeyiz ama her halde bu melektin de Orhan Pamuk’lara, Fazıl Say’lara, çağdaş yaşamcılara kendisini beğendirmek için asırlardır içinde yaşadığı hayatı değiştirmesi de mümkün değildir. Kısaca onlar yolcu biz hancıyız. Hanımıza gelirlerse o hanın kadelerine göre yaşarlar. Giderlerse de ‘güle güle’ deriz.”

(Engin Kaşdaş-habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.