Reçetemde secde yazıyor

Reçetemde secde yazıyor
Hayatı boyunca bir tek aspirin bile içmediğini ifade eden 104 yaşındaki asırlık çınar Ali Yıldırım Hoca, “Hem dünya hem ahiret hayatımız için reçeteyi Allah vermiş. Benim reçetemde secde yazıyor. Secdeye kapandığım zaman nerem ağrıyor olursa olsun o ağrı

“Asırlık çınar” olarak bilinen Ali Yıldırım Hocaefendi ile Büyük Hamidiye Otel’in lobisinde Murat Karadayı’nın vesilesiyle tanıştım. 1909 yılında İstanbul Bebek’te doğan Ali Yıldırım, 3 padişah görmekle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün dönemlerine tanıklık etti. 1935 yılında Süleymaniye Medresesi’nden mezun olduktan sonra imam-hatiplik vazifesine başlayan Ali Yıldırım Hocaefendi, 1978’deki emekliliğinden bu yana da serbest vaizlik yapıyor. Gençlere çok çalışmalarını öğütleyen 104 yaşındaki Ali Yıldırım Hoca, “Son dakikaya kadar emr-i bi’l maruf, nehy-i ani’l münker yapacağız” dedi.

- Gençliğin sırrı nedir hocam?

- Dünya işini, olmuş-olmamış diye kendime sıkıntı yapmıyorum. Bir aspirin bile içmedim şu ana kadar. Benim vücudum ağrımıyor mu? Tabii ki ağrıyor. Hemen doktora koşmuyorum. Önce beni yaradana koşuyorum. Yalvarırım Allah’a, Rabbim de şifasını veriyor. Kırık olur, çıkık olur, doktora da gidersin. Ama ufacık bir yerin ağrıdığında doktora gidip yalvaracağına gidip Allah’a dua edeceksin. Sıhhatli zamanında olduğu gibi, hastalıklı zamanında da Allah’tan isteyeceksin ki nasıl bir kul olduğun ortaya çıksın. Her şeyi olduğu gibi şifayı da Rabbimizden isteyeceğiz. Hem dünya kurtuluşu için hem de ahiret hayatımız için reçetemiz Allah’tan. Benim reçetemde secde yazıyor. Secdeye kapandığım zaman nerem ağrıyor olursa olsun o ağrıyı unutuyorum. Gençliğin sırrı budur işte!

“ÖLENE KADAR ALLAH YOLUNDA ÇALIŞACAĞIZ”

- Sağlığınıza nasıl dikkat ediyorsunuz?

- Az yiyorum. Hamur işini, yemekleri az yiyorum. Meyveyi bolca yiyorum. Sağlıklı beslenmek önemli. Akşam yemeğini çok erken yiyorum. Saat en geç 6’da akşam yemeğimi yemiş oluyorum. Elhamdülillah; içki, sigara zaten kullanmadım. Spor yapıyorum. Zaten bunlar bir Müslümanın sağlıklı yaşamak için yapması gerekenler... Ben de buna uydum, elhamdülillah halen sıhhatliyim.
- Allah nazardan saklasın. Sağlıklı olmanızda ibadet faktörü olduğunu düşünüyor musunuz?
- Tabii, bolca tevbe-i istiğfar edeceksin. Tevbe-i istiğfar günahlarından arındırır insanı. Temiz kılar, temiz olan insan sağlıklı olur. Gençlik yıllarında tevbe-i istiğfar edip primini dolduracakın. Genç yaşta SGK primini doldurunca erkenden emekli ediyorlar. Aynı şekilde gençler de tevbe etmeyi yaşlılık zamanına bırakmasınlar. Bir günah işledikleri zaman tevbe-i istiğfar etsinler. Dedikoduyu, boş konuşmayı bırakacağız; Allah’ı zikredeceğiz. İnsan, hayatın tadına o zaman varır. Elhamdülillah 7 yaşımdan beri namazlarımı kılıyorum. Oruçlarımı halen tutabiliyorum. Gençler namazlarını kılsınlar. Namazsız ibadet olmaz. Namazını kıl, göreceksin ki Rabbin diğer ibadetlere de kapı açıyor.
- “Artık yaşlandım. Gideyim Anadolu’da bir köye yerleşeyim” demiyor musunuz?
- Asla! Ölene kadar çalışacağız. Bak bir günüm boş geçmiyor. Randevu istiyorlar, biliyor musun? Allah razı olsun biz de onlarla vakit geçiriyoruz. Anadolu yakasında, Avrupa yakasında ayrı ayrı menajerlerim var. Bir talepleri olduğu anda koşuyoruz, İslamı anlatıyoruz. Dilim döndüğü, gücüm yettiği son güne kadar da anlatacağım. Son günümüze kadar İslamı anlatacağız. Son dakikaya kadar emr-i bi’l maruf, nehy-i ani’l münker yapacağız.

“İNSANLAR NE ALLAH’TAN NE DE DEVLETTEN KORKUYOR”

- Yaşayan Osmanlısınız siz... Osmanlı beyefendilerinin yaşadığı devirden, öz kültüründen kopan insanların yaşadığı devre taalluk ettiniz. Bu nasıl bir duygu?
- Zaten benim canımı da bu sıkıyor... Bir kere insanımıza tarihini doğru düzgün öğretmediler. Sultan Abdülhamid’e “Kızıl Sultan” dediler, Sultan Vahdettin’e “Hain” dediler. Bunların hepsi kandırma... Osmanlı dediğimiz dönem kimsenin kimseye karışmadığı, huzur ikliminin olduğu bir dönemdi. İnsanlar arasında hürmete dayalı ilişki vardı. O dönemde Ramazan’a girildiği zaman lokanta işleten gayrimüslimler bile dükkanları kapatırlardı. Şimdi Müslüman işletmeciler bile dükkanlarını kapatmıyor Ramazanlar’da... İnsanlar, Allah’tan da devletten de korkarlardı. Şimdi Allah’tan korkmadıkları gibi devletten de korkmuyorlar. Geldiğimiz hal de ortada!

“İNSANLAR ALLAH’I UNUTTU”

- Hocam ahir zamanda yaşıyoruz. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?
- Açık saçıklık, yalan, dolan, her şey var! Ne diyebilirim ki? İnsanlar Allah’ı unutmuşlar. Daha da kötü olacak zaten! Yarın, bugünü arayacağız. İyi gün yok. Ne mutlu ki böyle günlerde, fenalığın zirve yaptığı günlerde Rabbine sarılanlara, iyilik yapanlara. Müslüman kötülüklerden kaçınacak. Yalan söylemeyecek, haram yemeyecek. Hanım olanı açık saçık giyinmeyeceği gibi erkekleri de bu açıklıklara bakmayacak. Böyle olan kendini kurtaracak.
- Aile ilişkileri de kötü durumda...
- Tabii, boşanmalar artmış. Hanımlar kocalarına, kocalar da hanımlarına iyi davranacak. Bu kötülüğün içinde insanlar ailelerini, çoluk çocuğunu koruma gayretinde olacak. Kurtarana ne mutlu!

TEK PARTİ’DEN ALLAH MUHAFAZA!

- Tek parti dönemini de yaşadınız tabii. Nasıl hatırlıyorsunuz o dönemi?
Allah muhafaza!.. Anlatmayayım daha iyi!.. (Ses kayıt cihazı kapandıktan sonra bir anısını anlatıyor)

Fahrettin Dede / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum