'Tarihe kara not'
Ortak bir bildiri yayınlayan çok sayıda STK, “Artık yeter! ayıbı ayıpla örtenler, hak ve özgürlükler yerine kısıtlama ve mağduriyetlere sebebiyet verenler tarihe kara not olarak düşülmektedir. Bu ayıptan bir an önce dönülmeli ve bir daha böylesi bir olaya mahal verilmemelidir” çağrısında bulundu.
AKDAV (Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı), AKDER (Ayrımcılığa Karşı Kadın Hakları Derneği), AKV (Araştırma Kültür Vakfı), ASDER (Adaleti Savunanlar Derneği), ASKON (Anadolu Aslanları İşadamları Derneği), BAKIRKÖY ÖNDER, GENÇ SİVİLLER, HUKUKÇULAR DERNEĞİ, İHH (İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı), MAZLUMDER (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği), MEDENİYETDER (Medeniyet İlim Kültür ve Dayanışma Derneği), ÖZGÜRDER (Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği) ve TÜKETİCİLER BİRLİĞİ’nin ortaklaşa yaptığı açıklama şöyle:
“ANLAMSIZ YASAKLARDAN SIKILDIK”
Cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili, ordu mensubu veya eşi olmaktan, öğrenciliğe, herhangi bir kamu yada özel sektör çalışmasından tutun da hastanelerdeki refakatçi annelere, oğlunun, kardeşinin yemin törenine katılmak üzere kışla kapısına gelen vatandaştan, müze gezmek isteyen hanımefendiye, herhangi bir sınava girmeye çalışan genç kızdan, hak ettiği ödülü burnundan getirilen öğrencilere… hayatın her karesine sirayet ettirilmeye çalışılan kanunsuz, anlamsız ve insan haklarına aykırı yasaklardan sıkıldığımızı dile getirmek istiyoruz.
“YASAĞI KALDIRMASI BEKLENİRKEN...”
Başörtüsü yasağının kaldırılması konusunda yetkin mercilerde bulunduğu düşünülen kişilerin yaşanan haksızlıklara seyirci kalmaları bile duyarlı insanları çileden çıkarırken, bizzat hukuksuzluğa sebebiyet vermeleri kabul edilemez bir durumdur. Yapılan açıklamada "Okula başı açık devam eden öğrencinin başı kapalı olarak sahneye çıkarılması mevzuata aykırılıkla birlikte iyi niyetle de bağdaştırılamamıştır" iddiası, her alanda özgürlük, inanç ve eğitim hakkının rahatlıkla yer bulabilmesi yerine, daraltma ve kısıtlama getiren, tabularla, korku ve yasaklarla insanların yaşam alanını kısıtlayan, tektipleştirmeye yönelik çaba ile geleceğe ve hukukun üstün olduğu bir ülkede yaşama dair ümitlerin baltalanmasına sebebiyet vermektedir. Hangi mevzuatta “yarışmada dereceye giren öğrenci ödül törenine başörtülü giremez” şeklinde bir ibare vardır? Böyle bir ibarenin olması halinde dahi hukuka uygunluğu tartışılmalı iken sosyal, adil, eşit hukuk devleti anlayışı nerede kalmıştır?
“BAŞBAKANDAN HASSASİYET BEKLİYORUZ”
Geçtiğimiz günlerde Adana’da yaşanılan olaydan sonra mağdur edilen öğrenciyi arayıp teselli eden, bu hukuksuzlukların kendisini de üzdüğünü dile getiren başbakanın, bizzat kendi kabinesindeki bir bakanın sebep olduğu ayıbı örtmek için aynı hassasiyeti sergileyip sergilemeyeceği ise merak konusudur. Asıl olan başbakanın mağdurları araması değil mağduriyeti oluşturan durumu düzeltmesidir. Öğretmen yada juri heyetleri dereceye girenleri tesbit ederken bilgilerinin yanında birde kıyafetlerine göre mi değerlendirecektir? Başörtlülü öğrencilerde bu tür yarışmalara ilgi duymayacaklardır. Fırsat eşitliği ve adil değerlendirme adına sakıncalı bir durumdur. Öğretmenlerin hakkında soruşturma açılması, dereceye girebilecek kabiliyette öğrenciler yetiştirmesinin karşılığımıdır?
“ARTIK YETER”
Haklarında soruşturma açılan öğretmenlerin ve başörtülü olarak ödül almaya gelen öğrencinin, yargısız infaza maruz kalmalarını kamu vicdanı adına reddediyor, yapılan yanlıştan bir an evvel dönülmesi yönünde olayda dahli bulunan yöneticilere çağrıda bulunuyoruz: Artık yeter! ayıbı ayıpla örtenler, hak ve özgürlükler yerine kısıtlama ve mağduriyetlere sebebiyet verenler tarihe kara not olarak düşülmektedir. Bu ayıptan bir an önce dönülmeli ve bir daha böylesi bir olaya mahal verilmemelidir.
(habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.