Seda Sayan'ın Başbakan'a gönderdiği şiir

Seda Sayan'ın Başbakan'a gönderdiği şiir
Seda Sayan'ın Başbakan'a yazdığı mektubun içeriği ortaya çıktı...

Son günlerde Türkiye'de yaşanan terör olayları nedeniyle üzüntü yaşayan Seda Sayan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a mektup yazdı. Sayan, isminin bir dönem aşk dedikodularına karıştığı Erkan Çelik'in şiiriyle Erdoğan'a seslendi.

BAŞBAKANIM'A ÖZEL YAZILDI

Yazdığı mektup hakkında açıklama yapmak istemeyen Sayan, 'O mektup Başbakanım'a özel yazılmış bir mektup. Onu benim paylaşmam doğru olmaz' şeklinde konuştu.

EMİRLERİNİ BEKLEDİĞİMİ SÖYLEDİM

Başbakan Recep Tayyip Erdoğana yazdığı mektupta "Ben Türkiyenin Seda Bacısı olarak şehitlerimiz ve şehit ailelerinin acısını yüeğinde yaşayan biri olarak yapabileceğim herşeyde emirlerinizi bekliyorum" diyen Seda Sayan mektubunu Çoşkun Yıldız'ın seslendirdiği sözleri Erkan Çelik'e bestesi Ahmet Özden'e ait olan "Bugün Benim Ölüm Değil Düğün Günüm" şarkısının sözleri ile bitirdi.
Dikkat! Bu yöntemle ingilizceyi ana diliniz gibi konuşabileceğiniz aklınıza gelir mi?
Konut Kredisi Başvurusu İçin Tıkla. 10 Yılda %0,95 BURADA!

İşte Seda Sayan'ın Başbakan'a gönderdiği o şiir:

Bugün Benim Ölüm Değil Düğün Günüm

Gözlerim hafiften ıslak ama buğulu da olsa görüyorum ve her şeyi duyabiliyorum

Neden toplandı bu insanlar nedendir bu kalabalık bilmiyorum

Herkes bir ağızdan konuşuyor anlamıyorum

Off bak yine kilitlendi trafik ve başımı ağrıttı korna sesleri

Garip bir durum var ortada ve herkes bana bakıyor

Aslında çok özel bir şey de yapmıyorum.

Birileri koşturuyor sağa sola nedir bu telaş bir sakin olun bile diyemiyorum

Tepkisizce bakakaldım insanların bu mahşeri kalabalığına

Güneş tepemde alnımdan bir şeyler akıyor terliyorum

Galiba diycem ama üşüyorum ve üzerimi örtün bile diyemiyorum

Sanki ayaklarımın üzerinde bir buz dağı var soğuk ve kıpırdayamıyorum

Hafiften de uykum var galiba, gözlerim dalıp dalıp gidiyor

Bu saatte de uyunmaz ki be, gözlerim açık ama rüya gibi bir şeyler görüyorum

Ailem,dostlarım,sevdiklerim sevmediklerim iyi kötü sıradan rüyalar işte o ağlayan ses annemin mi yoksa ben halen rüya damıyım

Babamın ne işi var burada iş saatinde buraya gelmiş

O da ağlıyor, eyvah diyorum kesin bir şey oldu

Kardeşlerim de burada, annem elini alnıma koyduğunda anladım yaralı olduğumu

Ve bu kalabalık bu ağıt sesleri her şey birbirine girdi

Hep derlerdi kıyamet koparken çığlıklar ağıtlar birbirine karışır diye

Bana kıyamet çoktan kopmuştu, en son duyduğum ses bizi bırakma olmuştu

Şimdi daha rahat görüyorum her şeyi ve iste oradayım kahpe kurşunun hedefiyim

Ve daha 21 yaşındayım

Alnımdan akan kan suya hasret toprağın yeşerme umudu olmuştu

Hiçbir şey değil de en çok annemi öpemeden gitmek bana çok koymuştu

Bazen yine de düğün gibi geliyor insanların benim için oluşturduğu kalabalıklar

Ben son olmak istiyorum bitsin artık bu ağıtlar

Biz ölsekte yine de bizden sorulur ve bir gün yemyeşil olacak bu dağlar

Neyse artık geldik

Hep vardır ya son durak kara toprak bedenimde son bir acı kara taşa değen başım

Üç günlük dünya'da vatana feda olsun naaşım

Bir kurşun saplanır garip bedenime

O an ateş düşer anamın yüreğine

Şehit diye yazsalar da mezar taşımın üzerine

Bugün benim ölüm değil düğün günüm anne

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum