28 Şubat vahşetten öte

28 Şubat vahşetten öte
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, kendini boşluğa düşüren ve çokça tartışılacak açıklamalarda bulundu.

Anadolu Ajansı, Demirel ile hastaneye kaldırılmadan önce tatili geçirdiğini Antalya’da yaptığı yaptığı görşümeyi dün abonelerine servis etti. Demirel; eski başbakanlardan Adnan Menderes’in idamı ile ilgili tartışmaların artık geçmişe bırakılması gerektiğini savundu. Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın, “Adnan Menderes, CHP’ye rağmen idam edildi” sözünün hatırlatılması üzerine Demirel, “Keşke o konulara hiç girilmese. Çünkü geçmişte bunları çok tartıştık, geçmişe yönelik, geçmişi bugüne getirmekte bir yarar görmüyorum” diye konuştu.

“MENDERES’İN ASILMASI VAHŞETTİR”

Bu konuyla ilgili muhasebeyi siyasetçilerin değil, tarihçilerin yapması gerektiğini iddia eden Demirel’in, “Adnan Menderes’in asılması vahşettir. Türkiye bu hadiseyi aşağı yukarı 47 sene sonra anlamışsa bu da çok önemli olaydır. Adnan Menderes’in idam edilmesini sadece bugün için değil, geçmişte de ‘vahşet’ olarak değerlendirdik. Memleket çok şey kaybetmiştir, yazık olmuştur, günah olmuştur. Burada kim var, bu işin içinde, arkasında, önünde... Bunları ben şu anda tartışmak istemiyorum, ama zamanında tartıştım. Deniz Baykal da siyasetçi kimliğiyle kendi düşüncelerini kendi istikametinde kullanmıştır” demesi, kendisinin de baş akötrlük yaptığı 28 Şubat sürecini hatırlattı. 

YILMAZ: DEMİREL SİYASETÇİYİ CEZALANDIRMAK İSTEYENLERİN YANINDAYDI

28 Şubat döneminin ünlü parlamenterlerinden Refah Partisi Rize eski Milletvekili Şevki Yılmaz, “Tabii Menderes’in asılması için ‘vahşet’ kelimesine katılmamak mümkün değil. Ama Demirel’in bunu kullanması inandırıcı değil. Çünkü rahmetli Menderes’in naaşını bile milletten esirgeyen bir kişidir. Halk ondan şehitlerin kabrinin İstanbul’a getirilmesini talep ederdi. Her defasında bu anayasa değişikliğini göstermek sebebiyle yalanını atmıştır. ‘Verin 301 altını nakil edelim’ derdi. O zaman anayasa değişikliği 301 oy ile oluyordu. Rahmetli Erbakan Hoca’nın 1974’te çıkardığı kanun ile İstanbul’a nakil edildi. O yüzden Demirel’in samimiyetine inanmıyorum. Şimdi boş olduğu için rahat konuşuyor. Bugüne kadar siyasileri, halkın seçtiklerini sivil irade dışında cezalandırmak isteyenlerin yanında yer almıştır” dedi.

“BÜTÜN DARBELERDE DEMİREL’İN PARMAĞI VAR”

Demirel’in 12 Mart 1971’de de aynı şeklide şapkasını alıp kaçtığını ifade eden Şevki Yılmaz, “12 Mart’ta askeri diktaya direnememiştir. 12 Eylül darbesinde de keza aynı şey olmuştur. Hatta bu oyunun içerisinde rol alarak bir parçası olmuştur. Ama burada ömrünün son demlerinde bunu itiraf etmesi onun için bir gelişmedir. Ondan ziyade asılmayan Demokrat Parti vekillerinin hangisini aday yapmıştır Demirel’e soruyorum? 1960’tan sonra hatta Celal Bayar’ı bile tartışmaya sokmamıştır. Onlar Demokratik Parti’yi kurarak mücadelelerine devam ettiler. Erbakan Hoca’nın 1974’teki çıkardığı kanunlarla onların siyasete dönmeleri sağlandı. Demokrat Parti yasaklanan milletvekillerini siyaset sahnesinde aday göstermedi. Yani zaten bu samimi olmadığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

“27 MAYIS’A VAHŞET DİYENLER, AKTÖRÜ OLDUĞU 28 ŞUBAT’I GÖRMÜYOR”

Yılmaz, tepkisini şu cümlelerle sürdürdü: “28 Şubat’a gelince zaten baş aktörü Süleyman Demirel’dir. Ekonomik aktörü belli ama siyasi aktörü ise Demirel’dir. Çünkü o dönemde askerin Cumhurbaşkanı’ndan cesaret almadan adım atma şansı yoktu. Ya ihtilal yapacaktı ya da emekli olacaktı. Demirel bu dikta özentisi askerlere cesaret vermeseydi darbe mümkün değildi. Erbakan Hoca o dönemde her grup toplantısında ‘Şu Demirel’e şaşıyorum. Biz konuşuyoruz. ‘Aferin, tebrik ederim yahu ne iyi konuştunuz’ diyor. Arkadan da askerlere cesaret veriyor’ derdi. Bize böyle dediğini ifade ederken askerlere de cesaret verdiğini belirtiyordu. Demirel, bugün 28 Şubat sürecini başlatan Çevik Bir ve arkadaşlarına cesaret vermeseydi, bugün Silivri’de yatmazdı. Balyoz davası ve diğer davalardan yatan generallere de cesareti Demirel verdi maalesef. Bir tanesinin emekliliğine izin vermedi. Şunu açık ve net bir şekilde ifade ediyorum. Demirel yerine Turgut Özal olsaydı 28 Şubat süreci asla ve de asla olmazdı. Demirel’in ifade ettiği gibi 27 Mayıs nasıl bir vahşet ise 28 Şubat’ı yapan kendisi de bu vahşete ortak olmuştur. Yani o zaman Erbakan Hoca, Çiller’e hükümeti devrettiğinde hatırlıyorum 276’nın üzerinde noter yoluyla yeni hükümete güven oyu vereceğimizi belgeledik. Erbakan Hoca formalite için köşke çıktı, istifa edecek, Demirel de görevi Çiller’e verecekti. Yaklaşık 280 noter tasdikli garantili güven oyunu Demirel geçersiz saydı. Ve maalesef kaos hükümetinin, çete hükümetinin yolunu açtı. Allah ona hidayet versin. Dua ediyoruz ama çok zor. Bu milletin 40 yılını oyunlarla, sloganlarla yok etti, mahvetti.”

SOBACI: DEMİREL 27 MAYIS’I SÖMÜRDÜ, O YÜZDEN ÖYLE KONUŞUYOR

28 Şubat sürecinin yasaklı mağdur siyasilerinden biri olan Fazilet Partisi Tokat Milletvekili Bekir Sobacı ise Demirel’in 27 Mayıs’ı ve merhum Menderes’i “Biz Demokrat Parti’ni devamıyız” diyerek 30 yıl boyunca kandırdığını ifade ederek, “Demirel Menderes’i ve 27 Mayıs mağduriyetini sonuna kadar kullanmıştır, sömürmüştür, Adalet Partisi’ni Menderes’in, Demokrat Parti’nin mağduriyeti üzerine kurduğundan zamanında da ‘27 Mayıs vahşettir’ şeklinde konuştu. Geri adım atamazdı” dedi. Demirel’in 28 Şubat’ı elbette ki vahşet olarak tanımlayamayacağını belirten Sobacı, “28 Şubat’ın vahşet olması için kanlı olması mı gerekir? 28 Şubat’ta büyük bir toplumsal mağduriyet vardı. Onu tabii ki öyle söyleyemez, neticede kendisi 28 Şubat’ın mimarlarından ve bu sürece müdahil olanlardan biri” şeklinde konuştu. Sobacı, Demirel’in başından beri 28 Şubat’ın içinde olduğunu da dile getirerek şunları kaydetti: “Demirel, 1973’ten beri kendisine tek başına iktidar göstermeyen Milli Görüş lideri merhum Sayın Necmettin Erbakan’dan 30 yıllık intikamını 28 Şubat’ta almıştır. Bu bir siyasi intikamdır. Tabii bu ibretamiz bir şeydir. Ayrıca Demirel’in Balyoz kararı açıklanınca hastaneye kaldırılması da ibretliktir. Karar dokundu herhalde kendisine, ‘Bu memleket nereye geldi’ dedi galiba.”

Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum