Kim yalan söylüyor?

Kim yalan söylüyor?
Assistline Çağrı Merkezi Operasyon Müdür Yardımcısı Hayat Ulusoy’un “Namaz kılan personel çalıştırmıyoruz, bu şirkette çalışan kimsenin namaz gibi bir ihtiyacı da yok” şeklindeki açıklamasını haberleştirmemiz üzerine Assistline Yönetim Kurulu, şirketin ge

Assistline isimli çağrı merkezine iş başvurusunda bulunan Marmara Üniversitesi 3. Sınıf Elektrik Öğretmenliği öğrencisi Hasan Kürüz’ün işe uygun bulunmuşken namaz kılmak için mescit sormasının ardından işe alınmaktan vazgeçilmesini “Namaz kılıyor diye işe almadılar” başlığıyla haber yapmıştık. Söz konusu haberimizin ardından açıklama yapan Assistline Yönetim Kurulu, namaz konusunda çalışanlarına bir baskıda bulunmadıklarını savunarak şirketin genel müdürü Fatma Öztürk’ün odasında beş vakit namaz kılmasını kanıt göstererek kendini aklamaya çalıştı.

Yüzlerce çalışanı olan bir şirkette yer darlığı bahane edilerek bir mescit açılmaması ve çalışanların da genel müdür gibi odalarının bulunmaması göz önüne alındığında yönetim kurulunun açıklamasının gayri ciddi olduğu belirtiliyor. Ancak; Operasyon Müdür Yardımcısı Hayat Ulusoy’un “Açıkçası burada çalışanların namaz kılma ihtiyaçları yok. Burası acil servis, mesai saatleri içinde burada namaz kılınması mümkün değil” açıklamaları ile Assistline Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklama karşılaştırıldığında ise akıllara “Kim yalan söylüyor?” sorusu geliyor.

GENEL MÜDÜR, ODASINDA NAMAZ KILIYORMUŞ

Assistline Yönetim Kurulu’nun yaptığı savunma açıklamasında şirketin Genel Müdürü Fatma Öztürk’ün beş vakit namaz kılması örnek gösterilerek, şu ilginç savunma yapıldı: “Şirketimizin Genel Müdürü Sayın Fatma Öztürk beş vakit namazını odasında kılan, orucunu tutan, babası, kız kardeşi ve eniştesi hacı olan bir kişidir. Bu inançlara sahip olan bir kişinin genel müdürlük yaptığı bir şirkette dil, din, ırk, cinsiyet hiçbir zaman işe alma veya almama kriteri olmamıştır.”

ASSİSTLİNE: “DİNİ İNAÇLAR KONUSUNDA BİR BASKI YOK”

Assistline Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada ayrıca; “Şirketimizde yer darlığı nedeniyle namaz kılınacak yer olmamakla beraber iş hanının yemekhane katında tüm bina çalışanlarının kullanabilecekleri bir yer mevcuttur. Ayrıca bulunduğumuz çevrede 3 adet cami bulunmaktadır. Şirketimizin dini inançlar konusunda bu güne kadar bir kısıtlaması asla olmamıştır” denildi.

ULUSOY, “BAŞKA İŞ BULSUN” DEMİŞTİ

Operasyon Müdür Yardımcısı Hayat Ulusoy, “Namaz kıldığını öğrendiğiniz Hasan Kürüz’ü işe almışken neden vazgeçtiniz?” sorumuza “Burası acil yardım hizmetleri veren bir firma beyefendi. Burada mesai saatleri içinde namaz kılınması mümkün değil” diye konuşmuş, arkasından da “O kimse kendine uygun bir yer arayacak. Burası acil yardım. Burayı aramayacak” diye eklemişti.

ÖZTÜRK, “BURASI CAMİ DEĞİL İŞYERİ” İFADELERİNİ KULLANMIŞTI

Personel Müdürü Mehmet Öztürk ise, “O arkadaşla ilk görüşmeyi ben yaptım ve o arkadaşı ben kabul etmedim. Burası 7 gün 24 saat çalışan bir çağrı merkezi ve o arkadaş buraya uygun değildi. Diksiyonu bozuktu. Ben bu kişiye eksi puan verdim. O kimse işi çarpıtmasın. Namaz kılma mevzusuna gelince, burada gösteri yaparak namaz kılınmaz. Kazası var, her türlü imkânı var” şeklinde konuşmuştu.
Öztürk, “Burası bir iş yeri. İş yerinin kurallarına uyduğu takdirde kimse kimseye karışamaz. Ama işini aksatıyorsa kazaya bırakır. Dolayısıyla arkadaş birinci hedefe namazı niyazı koyarsa olmaz, burası cami değil ki. Birinci hedefi yapacağı iş olacak” demişti.

Koray Taşdemir / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum