TCDD’de 156. Yıl Coşkusu
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) kuruluşunun 156. yıl dönümü coşkuyla kutlandı. Uzun yıllar kaderine terk edilmiş bu denli köklü tarihe sahip az sayıda kurumdan biri olan TCDD’nin son yıllardaki başarılı faaliyetler ve gösterdiği atılım göz kamaştırıyor. Bu coşku, TCDD’nin 156. kuruluş yıldönümü etkinliklerine de yansımış bulunuyor. Kutlamalar çerçevesinde istasyonlar ve bölge müdürlükleri bayraklarla süslendi. Kurum, huzurevinde kalan 156 yaşlı vatandaşa da jest yaparak Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile Konya turuna çıkardı.
DEMİRYOLLARINDAKİ BÜYÜME SON 10 YILDA ZİRVEYE ULAŞTI
Protokol konuşmalarında, demiryollarında son 10 yılda yaşanan büyük değişime vurgu yapıldı. 1,5 asrı deviren tarihi geçmişiyle ülkenin en önemli kurumları arasına adını altın harflerle yazdıran Demiryolları teşkilatının 156 yıl önce başlayan büyüme çalışmalarının, özellikle son on yıl içinde zirveye ulaştığı kaydedildi.
DURAKLAMADAN YÜKSELİŞE GEÇİLDİ
1950'li yıllardan 2003 yılına kadar geçen süreyi demiryollarının ''duraklama dönemi'' olarak nitelendiren yetkililer, söz konusu dönemde yanlış politikalar nedeniyle gerekli mesafenin kat edilemediği, umulan atılımın gerçekleştirilemediğinin altını çizdiler. İstatistikler 1950'den 2003 yılına kadar yıllık 18 kilometre demiryolu yapımı gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor. 2003'ten sonraki dönemde hükümetin demiryollarında başlattığı seferberlik kapsamında yılda 135 kilometre demiryolu yapımı sağlanmış oldu. 2003'ten bugüne kadar 1.100 kilometre yeni demiryolu yapımının yanısıra, 6.455 kilometre de demiryolu onarımı gerçekleştirildi.
HEDEF 28 bin 500 KM.LİK AĞ
Kurumun sloganında da belirtildiği üzere ‘Hedef 2023 - 28 bin 500 kilometrelik demiryolu ağı’na ulaşılması planlanıyor. Hükümetin 2003 yılından itibaren demiryollarına 20 milyar liraya varan desteğiyle bugünkü noktaya gelindiği kaydediliyor. Türkiye’nin bu atılım sürecinde ilk defa daha önce hayal dahi edilemeyen Yüksek Hızlı Tren projesini de gerçekleştirdiğini belirten uzmanlar, yakın bir tarihte Ankara-İstanbul YHT seferlerinin başlayacağını da hatırlatıyorlar. 2013’ün bu işin tamamlanması için hedef alınan eşik olduğu bildirilirken, asrın projesi olan Marmaray’la bütünleşecek proje ile büyük bir hayalin gerçekleşmiş olacağı belirtiliyor. Yeni tesis edilen yan ağların, ana ağlarla bağlantıları kurularak adeta dev bir canlı ulaşım sistemi ortaya çıkıyor.
TÜRKİYE’Yİ TÜRKİYE YAPAN KURUMLARDAN
TCDD'nin 156 yıllık geçmişiyle ülkemizin olmazsa olmaz kurumlarından biri olduğunun altını çizen kaynaklar, bu ulu çınarın Türkiye'nin gidişatına uygun bir şekilde yaşadığı dönüşümün ve modernleşmesinin hızlandırılması gerektiğine vurgu yapıyorlar. Uzmanlarca, bu dönüşümde hükümet tarafından milyonlarca lira para aktarılarak, yüksek hızlı tren projesinin hayata geçirilmesiyle önemli mesafe kaydedildiği belirtiliyor. Bu arada Yüksek Hızlı Tren projesinin Edirne'den Kars'a, kuzeyden güneye her yere yayma arzusunun hayata geçirilmesine yönelik çalışmaların da tüm hızıyla sürdürüldüğü öğrenildi.
EN ÜCRA KÖŞELERDE OLAN KURUMUN ADI TCDD
Türkiye’nin en topraklarında bulunan Kars’ın birkaç zaman evvel bir muhtarlıkla yönetilen 3400 nüfuslu Akaya Belediyesi’ne kadar, demiryolu seferlerinin gerçekleştirildiğini belirten uzmanlar, TCDD’nin Türkiye'nin en ücra noktasına yolcu var mı yok mu diye bakmadan raybüs çalıştırdığını, hiçbir vatandaşın ihmal edilmediği bildirildi. Kurumun 15. yıl etkinlikleri Yedi bölge ve bağlı ortaklıklarının bulunduğu İstanbul, İzmir, Sivas, Malatya, Adana, Afyon, Eskişehir ve Sakarya başta olmak üzere demiryolu geçen her yerde coşku ile kutlandı.
YATIRIMLAR NE DURUMDA?
607 km.si ana hat olmak üzere 10508 km. demiryolu ağına sahip olan Türkiye’nin nüfusu, yüzölçümü ve ekonomik potansiyeli dikkate alındığında bu demiryolu ağının yetersiz olduğu da bir gerçek olarak altı çiziliyor. Diğer taraftan mevcut hatların geometrik ve fiziksel standartlarının düşük olmasının hat kapasitelerini sınırladığından, bu hatlar üzerinde çağdaş bir işletmecilik yapılamadığı belirtiliyor. Demiryollarının bu durumu, ülke genelinde taşımacılıktaki payının yük taşımacılığında %7, yolcu taşımacılığında %4 seviyelerine kadar düşmesine neden olmuş. Söz konusu bu darboğazın, mevcut şebekenin modernizasyonu ve projelendirilmesi, planlanan hatların gerçekleştirilmesi ile çözülebileceği, bunun içinde çalışmaların yürütüldüğü kaydediliyor.
LOJİSTİK MERKEZLER FABRİKA GİBİ İSTİHDAM SAĞLAYACAK
Yurt içindeki çalışmaların yanı sıra yapımı devam etmekte olan Kars-Tiflis- Bakü Demiryolu projesi gibi projelerde yurtdışı yatırımlarına da devam etmekte olan Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD, Kars- Tiflis- Ceyhan’dan petrol nasıl akıtılmışsa, bu hattan trenlerin de yürütülmesi için hızla çalışıyorlar. Hattın tamamlanmasının ardından Kars’ta büyük bir lojistik merkezi de oluşturularak, bölgesel kalkınmaya da katkı sağlanmış olacak. Demiryollarının bu gibi sonuçları ile daha anlamlı hale geldiğini belirten yetkililer, kurulacak lojistik merkezleriyle, vatandaşların istihdamına da katkı sağlanacağını, ticaretin gelişmesine katkıda bulunulacağını belirtiyorlar.
TREN ve RAYOTOBÜSLER DE YENİLENİYOR
Yetkililer vatandaşların trene sahip çıkmasının, trenlerin vatandaşın istediği yere sefer yapmasının sağlayacağını hatırlatıyorlar. Demiryollarındaki bakım, onarım çalışmalarının yanısıra yeni hatlar da hızla ekleniyor. Gelişmeler sadece hatlar noktasında değil, bu hatlarda sefer yapacak araçlar noktasında da ilerleme gösteriyor. Eski tip tren vagonları ve muhtelif araçların yerini daha modern, daha konforlu (klimanı) trenler, rayotobüsler ve banliyö trenleri hizmete sokuldu.
ÖZELLEŞTİRME TARTIŞMALARI VE YAPICI MÜZAKERE
Kurumun her şeye rağmen gerçekleştirdiği atılımlarla beraber, demiryollarındaki bazı birim hizmet ve kullanım haklarının özelleştirilmesine yönelik bazı girişimler, sendikalar ve dernekler tarafından tepki görüyor. TCDD ile ilgili sendika ve dernekler arasında bu ve benzeri meseleler diğer kurumlara örnek olacak şekilde yapıcı bir diyalog ve fikir alışverişi çerçevesinde ele alınıyor.
GENEL MÜDÜR KARAMAN : 1856’DAKİ ÇOŞKU İLK GÜNKÜ GİBİ YAŞANIYOR
Kutlamalar esnasında bir konuşma yapan TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman şunları söyledi: “Bugün burada ‘Her gün bir karış demiryolu’ diyerek çalışan ilk dönem demiryolcularının heyecanını görüyorum. Deldiği tünelin girişine ‘Bu dağı da deldik, ne mutlu vatan evladına’ diyen Cumhuriyetin ilk mühendislerinin azmi var, kararlılığı var. Bugün burada, Türkiye’yi yüksek hızlı trende dünyada sekizinci, Avrupa’da altıncı yapan, Marmaray’ı ile Bakû-Tiflis- Kars projesiyle, Pekin’den Londra’ya İpek Demiryolu’nu hayata geçirmek için gece gündüz çalışan, yerli demiryolu endüstrisini geliştirmek için alın ve akıl teri döken, 100 yıldır, 150 yıldır el değmeyen yolları yenileyen, lojistik merkezlerle ülkemizi lojistik üs haline getirmek için uğraşan, kent içi raylı sistem projeleriyle yeni bir kent içi ulaşım vizyonunu ülkemize kazandıran, üretim merkezlerini, organize sanayi bölgelerini demiryoluna bağlayarak küresel rekabette ülkemizin elini güçlendiren, 156 yıllık demiryolu mirasına canı gibi sahip çıkarken, ülkemizin geleceğini kendi geleceği gören, günümüz demiryolcularının azmi var, heyecanı var, sevinci var. Hepinizi gözlerinizden öpüyorum.”
TCDD’NİN KISA TARİHİ
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), Türkiye Cumhuriyeti'ndeki demiryolu taşımacılığını düzenleyen, işleten ve kontrol eden resmi kurumun adı. Osmanlı Devleti döneminde daha çok yap-işlet modeli ile sermaye sahiplerince işletilen demiryolları, 24 Mayıs 1924 tarihinde çıkarılan 506 sayılı Kanun ile devletleştirilmeye başlanmış ve Anadolu - Bağdat Demiryolları Müdüriyeti Umumiyesi adı ile yapılandırılmıştır. Daha sonra demiryollarının yapımı ve işletilmesinin bir arada yürütülmesi ve daha geniş çalışma imkânları verilmesini sağlamak amacıyla çıkarılan 31 Mayıs 1927 tarih ve 1042 Sayılı Kanun'la Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi adını almıştır. 1953 yılına kadar katma bütçeli bir devlet idaresi şeklinde yönetilen kuruluş, 29 Temmuz 1953 tarihli 6186 Sayılı Kanun ile "Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD)" adı altında Kamu İktisadi Devlet Teşekkülü haline getirilmiştir. Son olarak uygulamaya konulan 233 sayılı KHK ile "Kamu İktisadi Kuruluşu" hüviyetini almıştır.
OSMANLI DEMİRYOLUNDA DA ÇAĞININ ÖNÜNDEYDİ
Dünyada ilk kez 1825 yılında İngiltere’de başlayan demiryolu ulaşımının, toprakları 3 kıtaya yayılan Osmanlı İmparatorluğu'na girişi diğer birçok büyük ülkeye göre çok daha erken olmuş. Henüz 1856 yılında Osmanlı toprakları üzerindeki demiryolu hattının uzunluğu 519 km'dir. Bu hattın 1/4'lük yani 130 km'lik bölümü Anadolu toprakları üzerinde, geri kalan 389 km'lik bölümü Köstence-Tuna ile Varna-Rusçuk arasında yer alır. Anadolu'daki demiryolu tarihi 23 Eylül 1856 yılında ilk demiryolu hattı olan 130 km'lik İzmir- Aydın hattının bir İngiliz firmasının ilk kazmayı vurmasıyla başlar. 130 km'lik bu hat 10 yıl süren bir çalışmayla 1866 yılında Sultan Abdülaziz zamanında tamamlanmış. Daha sonra imtiyaz verilen başka bir İngiliz şirketi de İzmir-Turgutlu-Afyon hattı ile Manisa-Bandırma hattının 98 km'lik kısmını 1865 yılında tamamladı.
ABDULHAMİD HAN ANLATIYOR:
1876 yılından 1909 yılına kadar 33 yıl Osmanlı Padişahı olan Sultan II. Abdülhamid hatıralarında şunları ifade eder; “Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına hız verdim. Bu yolun gayesi Mezopotamya ve Bağdat'ı, Anadolu'ya bağlamak, Basra Körfezi'ne kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde bu başarılmıştır. Eskiden tarlalarda çürüyen hububat şimdi iyi sürüm bulmaktadır, madenlerimiz dünya piyasasına arzedilmektedir. Anadolu için iyi bir istikbal hazırlanmıştır. İmparatorluğumuz dahilindeki demiryollarının inşaatı mevzusunda büyük devletler arasındaki rekabet çok garip ve şüphe davet edicidir. Her ne kadar büyük devletler itiraf etmek istemiyorlarsa da bu demiryollarının ehemmiyeti yalnızca iktisadi değil, aynı zamanda siyasidir” Sultan Abdulhamid, demiryollarının, Anadolu ile kutsal topraklar arasındaki kısmıyla ilgili çok geniş perspektiften bakabilmişti. Olayın Hacc farizası gibi dini yönleriyle beraber, askeri ve iktisadi yönlerini de görebilmiş ve buna uygun politikalar yürütebilmiştir.
ALMANLAR DEMİRYOLU DAVAMIZDA DA STRATEJİK MÜTTEFİKİMİZDİ
Osmanlı Hükümeti de, Haydarpaşa’yı Bağdat’a bağlamayı, dolayısı ile Hindistan’ı Avrupa ile birleştirecek olan hattın İstanbul’dan geçirilmesini düşünmektedir. 1871 yılında saraydan çıkarılan bir irade ile Haydarpaşa-İzmit hattının devlet tarafından yapımına başlanır ve 91 km'lik hat 1873 yılında bitirilir. 8 Ekim 1888 tarihli başka bir fermanla da bu hattın İzmit-Ankara kısmının inşaat ve işletme imtiyazı Anadolu Osmanlı Şimendifer Kumpanyası’na verilir. 15 Şubat 1893 tarihinde alınan bir imtiyazla aynı kumpanya Alman sermayesi ile Eskişehir-Konya, Alayunt-Kütahya kısımlarını inşa ederek işletmeye açar. 31 Ağustos 1893 yılında Eskişehir’den Konya’ya doğru başlayan inşaat, 29 Temmuz 1896 yılında Konya’ya varır. 1896 yılında yapım imtiyazı Baron Hirsch’e verilmiş olan 2000 km'lik şark demiryollarının milli sınırlar içerisinde kalan 336 km'lik İstanbul-Edirne ve Kırklareli-Alpullu kesiminin 1888’de bitirilerek işletmeye açılmasıyla da İstanbul, Avrupa demiryollarına bağlanmış olur.
Osman Yiğit / Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.