Özal’ı kim zehirledi

Özal’ı kim zehirledi
Özal’ın otopsisinde ‘striknin krestin’ çıktığı iddialarını yalanlayan Adli Tıp Kurumu Başkanı İnce, “Ancak çıkan bazı sonuçlar var” diyerek Özal’ın zehirlendiği yönündeki görüşleri güçlendirdi. Kamuoyu şimdi Özal’ı kimin zehirlediğini tartışıyor...

Ölümü şüpheli bulunarak mezarı açılan merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dan alınan örneklerde yapılan analizlerde yüksek miktarda etkili bir zehir olan ‘striknin kreatin’ maddesi belirlendiğinin öne sürüldü. Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof. Dr. Haluk İnce ise bulunduğu iddia edilen maddeyi doğrulamamsına rağmen, zehirlendiğini ima eden birtakım bulguların olduğunu ifade etmesi tartışmaları alevlendirdi. Özal’ın en yakın arkadaşlarından eski Başbakan Yardımcısı Ekrem Pakdemirli merhum cumhurbaşkanın kendisine Kürt meselesini çözeceğini söyledikten sonra hayatını kaybettiğini kaydetti. AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş Ergenekon örgütüne işaret ederken, dönemin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın ise “Yaşamasın, yaşatılmasın için tedbir almışlar; yaşaması için tedbir yok” dedi.

ADLİ TIP KURUMU BAŞKANI: BİRTAKIM BULGULAR VAR 

Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümü konusunda yapılan otopsi çalışmaları hakkında, çıkan bir takım sonuçlar olduğunu, ama bu sonuçları hep birkaç defa çalışarak teyit haline getirdiklerini söyledi.

Antalya’da konuşan Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın cenazesine yapılan otopsiyle ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, cenazeyi 2 Ekim tarihinde Adli Tıp Kurumu’na getirdiklerini hatırlattı. 2 Ekim akşamı ve 3 Ekim’de gerekli otopsi ve örnek alım işlemlerini bitirdiklerini vurgulayan İnce, 4 Ekim tarihinde de Özal’ın cenazesini defnettiklerini söyledi. Laboratuvardaki çalışmaların sürdüğünü vurgulayan İnce, “Eylül ayından itibaren bu çalışmayı disiplinli bir şekilde yürütüyoruz. 2 Ekim’de bu sonuçların 2 aydan önce açıklanmayacağını aktarmıştım. Çalışmalarımız şu anda sürüyor. Biten herhangi bir rapor yok” dedi. Zehirlendiğine yönündeki iddiaları yalanlamaktan kaçınan İnce, “Çıkan birtakım sonuçlar var, ama bu sonuçları hep birkaç defa çalışarak teyit haline getiriyoruz. Birtakım bulgularımız var, ancak bu bulgularımızı mutlaka rapor haline getirmemiz gerekiyor. Bu çalışmamız iki aşamalı. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. 2 Ekim’de deklare ettiğimiz süreç halen sürüyor. Sadece toplumun bu çalışmaları disiplinli bir şekilde yürüttüğümüzü bilmesini istiyoruz. Söylediğim sürede de raporumuzu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndereceğiz” diye konuştu.

ELİTAŞ ERGENEKON’A İŞARET ETTİ

AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş ise 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın zehirlendiğinin ortaya çıkması halinde Ergenekon’la ilgili işin daha ciddi boyutlara doğru gitmesi gerekeceğini kaydetti. Elitaş, Meclis’te 8. Cumhurbaşkanı Özal’ın zehirlendiği iddiaları ile ilgili soruları cevapladı. Olayın ne olduğunu tartışmak yerine, sonucu beklemenin daha doğru olacağını aktaran Elitaş, “Umuyorum ve diliyorum ki vadesiyle bir dünya değiştirme gerçekleşmiş olsun. Aksi takdirde, rahmetli Özal’ın 20 yıl önce Türkiye üzerine yaptığı gelişmeler ve ortaya koyduğu tezlerin birilerini aşırı derecede rahatsız ettiği, Türkiye’nin önündeki ufku daraltmak, önündeki aydınlığı karartmak için suikast sonucu hayatına son verildiği, bir şehit haline dönüştürüldüğü görülecek ki Ergenekon ile ilgili işin daha ciddi boyutlara doğru gitmesi gerekir” dedi.

KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMSÜZ BIRAKILMASI İÇİN Mİ?

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın en yakın arkadaşlarından eski Başbakan Yardımcısı Ekrem Pakdemirli, merhumun ölmeden önce kendisine Kürt Meselesini çözeceğini söylediğini aktardı. Otopsi raporunun açıklanmasıyla birçok gerçeğin de ortaya çıkağını belirten Pakdemirli, “Kürt meselesini çözeceğim diye bize de söyledi. Ana hatları şöyle: 1824 yılında, yani aşağı yukarı 200 sene evvel İngiltere’nin Liverpool şehrinde Kürt Teali (Kürtleri Yükseltme) Cemiyeti kurulmuş ve her sene para aktarılmış. ABD’de lobileri oluşturulmuş. Rahmetli Turgut Bey buraları biliyordu. Biz de onunla dolaşırken buraları gördük. Turgut Bey, ‘Er veya geç, bu batılılar burada Kürt devletini kurduracak. Benim güdümümde kurulursa bana zararı olmaz’ ana felsefesiyle hareket etti” şeklinde konuştu.
Turgut Özal’ın ölümündeki sis perdelerinin kalkması için dönemin Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in de nasıl öldürüldüğünün ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Ekrem Pakdemirli, ancak bu şekilde derin yapının bir kısmının ortaya çıkarılabileceğini söyledi.

YAŞAMASI İÇİN DEĞİL YAŞAMAMASI İÇİN UĞRAŞILDI

Özal döneminin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın ise Özal’ın ölümünün normal olmadığını, bir anormallik olduğunu belirterek “Yaşamasın, yaşatılmasın için tedbir almışlar; yaşaması için tedbir yok” dedi. Özal’ın kriz geçirdiğinin söylendiğini dile getiren Şıvgın, şöyle devam etti: “Kriz geçirdiğinde Köşk’te bir doktor olması gerekiyor, ama yok. İlk müdahaleyi bir yaveri yapıyor. İkincisi; hastaneye kaldırmak lazım, ambulans, tam donanımlı ambulans, o yok. 1975’lerden kalma, kıytırık bir araba. Ambulans demeye bin şahit; onla götürüyorlar. Üçüncüsü en yakın hastaneye götürülmesi lazım, bir kriz geçirmişse çünkü vakit çok önemli. En uzak hastaneyi seçiyorlar, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne gidiyorlar. Yolda değiştiriyorlar Hacettepe’ye yöneliyorlar. Hacettepe’de acile direkt girmiyorlar, hastane çevresini dolaşıyorlar, 5- 6 dakika geziyorlar. Bunlara ben ihmal derim. Bunlarda kasıt var mı yok mu; araştırılsın. Bunlar araştırılmadı. Güldü geçtiler. Komplo teorileri dediler. Sonra aile zehirlendi iddiasıyla ortaya çıktı.”

l TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili iddialara ilişkin “Bu konuda resmi bir açıklama yok, bundan dolayı da bir açıklama yapamayız” dedi.
l Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise, “Şu anda Adli Tıp Kurumu, savcı ve Adalet Bakanlığı tarafından yapılmış resmi bir açıklama yok. Yapılan açıklama bu konudaki incelemelerin sürdüğü yönündedir ve henüz inceleme bitmemiştir. Bittikten sonra açıklanırsa üzerine değerlendirme yaparız” dedi.

l Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın zehirlenerek öldürüldüğü iddialarına ilişkin, “Gerçekten çok vahim bir durum. Zaten şüpheler vardı. Maalesef Türkiye’nin önünü kesmek için bazı çetelerin değişik zamanlarda bu şekilde melanetleri işledikleri anlaşılıyor” dedi.

Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
10 Yorum