Oslo Sürecinin Türkiyeye Maliyeti
KCK operasyonlarıyla ortaya çıkan gerçekler ve terör uzmanlarının tespitlerini sizler için derledik. İşte ortaya çıkan acı tablo:
PKK/KCK terör örgütünün kuruluşundan günümüze bütün ideolojik, stratejik ve taktik değişimlerinde Öcalan belirleyici oldu. Bu sebeple Öcalan'a cezaevinden örgüt yönettirmek çok hatalı bir durum olarak değerlendiriliyor.
Öcalan yakalanıp cezaevine konduktan sonra da örgüt üzerindeki etkisini ve korku ve baskıya dayalı otoritesini sürdürdü. Üstelik bunu yasal bir hak olarak tanınan avukat ve aile görüşmelerini istismar ederek, görüşmelerde örgüte talimat ileterek yaptı.
AVUKATLARIN ÖRGÜT YÖNETİMİNDE ÜSTLENDİĞİ ROL
Öcalan'ın avukat görüşmeleri Asrın Hukuk Bürosu’nda görevli avukatlar tarafından metin haline dönüştürülerek, örgütün kadrolarına talimat olarak gönderildi. Kandil'e giden talimatlar ise telsiz üzerinden örgüt mensuplarına okundu.
Bu talimatlara genel olarak bakıldığında; örgüte eylem stratejisi sunulduğu, eylem talimatları içerdiği, belirttiği çerçevede hareket etmeyen örgüt sorumlularına karşı eleştirilerde bulunduğu, ortaya konmasını istediği hareket tarzı hayata geçirilene kadar sürekli gündeme getirmeye devam ettiği, sonuçta da örgüt üst yönetiminin bunları talimat olarak ele alıp açıklamalarına yansıtmalarının yanı sıra pratiğe geçirerek gereğini yaptıkları görülüyor.
ÖCALAN: GÜVENLİK SAĞLIK VE ÖZGÜRLÜK ŞARTLARIM YERİNE GETİRMEDEN BARIŞ GELMEZ!
örneğin Öcalan 27 Temmuz 2011’de güvenlik, sağlık ve rahat hareket edebilme imkânının kendisine sağlanmasını istedi ve şartlar gerçekleşmezse aradan çekilmekle tehdit etti. Ardında da KCK’nın 1 hafta içerisinde Devrimci Halk Savaşı’nı başlatmasını istedi ve meydana gelecek eylemlerden AK Parti’nin sorumlu olacağını söyledi.
Bu tehditlerin ardından örgüt tarafından eylemselliğin arttırıldığı ve eylemlerde bir çok güvenlik görevlisinin şehit edildiği saldırılar yaşandı.
KALKAN: ÖCALAN SÖYLEYECEĞİNİ SÖYLEDİ ARTIK İŞ BİZDE
Örgütün üst düzey sorumlularından terörist Duran Kalkan’ın 13 Eylül'de Selahattin Erdem mahlasıyla, Yeni Özgür Politika gazetesinde yazdığı köşe yazısında; "Öcalan’la ile görüşme önemli olmakla birlikte her şeyi avukat görüşmesine bağlamanın doğru olmayacağı, Öcalan’ın söyleyeceğini söylediği ve yapacağını yaptığı, mücadele etme sırasının kendilerinde olduğu"nu belirterek, örgütün Öcalan’ın önerisi olan devrimci halk savaşı talimatının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
ÖCALAN: DURUŞUMDA DEĞİŞİKLİK YOK EYLEMLERE DEVAM EDİN!
Öcalan’ın 12 Ekim 2011'de de kardeşi Mehmet Öcalan ile yaptığı görüşmede; "Son avukat görüşmesindeki düşüncelerini muhafaza ettiği, duruşunda herhangi bir değişikliğin olmadığı, eski Apo neyse şimdi de o olduğu, bu hususların medyada işlenmesini istediği"ni söyleyerek, “devrimci halk savaşı başlatılması” talimatını verdi.
ÖCALAN-MEHMET ÖCALAN GÖRÜŞMESİNDEN SONRA GERÇEKLEŞEN SALDIRILAR
Mehmet Öcalan'la 12 Ekim'de gerçekleşen görüşme sonrasında terör örgütünce; 19 Ekim 2011’de Hakkari/Çukurca İlçesi Jandarma Komutanlığına, Asayiş Tepe, Keklik Tepe, Kale Tepe tabir edilen askeri üs bölgelerine ve ilçe rolis lojmanlarının da aralarında bulunduğu hedeflere eş zamanlı saldırılar düzenlendi, toplam 24 askerimiz şehit oldu, 18 asker yaralandı.
ÖCALAN 1984'DE NEYSE BUGÜN DE O
Cezaevinde örgütünü yönetmeyi başaran Öcalan, 2009'da yani müzakerelerin başladığı süreçte PKK'yı bir üst hareket stratejisine yöneltti ve sözde Devrimci Halk Savaşı başlattı. İşin ilginç yanı bunun müzakere sürecinde yapılmış olması.
Öcalan, Mayıs 2009'dan itibaren PKK'ya "devrimci halk savaşı" olarak nitelendirdiği bir sürecin alt yapısını oluşturmaları için avukat görüşmeleri üzerinden sürekli talimatlar iletti.
2009 yılında daha çok "topyekün savaş" olarak nitelendirdiği bu süreci, 2010 Nisan-Mayıs ayalarından itibaren "devrimci halk savaşı" olarak adlandırmaya başladı.
Örgüt, kırsalda alan hakimiyeti sağlanarak şehir merkezlerinin baskı altına alınmasını, eş zamanlı olarak şehir merkezlerinde "kent isyanları" adı altında halkın isyan ettirilmesini amaçlayan bir strateji izledi.
Kırsalda eylemler silahlı saldırılar artırılırken aynı zamanda şehirlerde canlı bomba veya bomba yüklü araçlarla eylemler de teşvik edildi.
VE ACI TABLO : ONLARCA EYLEM, 100’DEN FAZLA ŞEHİT
OSLO SÜRECİNİN DE İÇİNDE OLDUĞU O SÜREÇTEKİ PKK EYLEMLERİNDEN ÖNE ÇIKANLAR ŞÖYLE
19 Haziran 2010'da Hakkari Şemdinli Gediktepe'de Tekeli Taburuna bağlı askeri üs noktasına yapılan saldırıda 9 asker şehit oldu 14 asker yaralandı. 2 terörist öldürüldü.
14 Temmuz 2010'da Hakkari/Yüksekova'da Uzman Çavuş Yasin AK isimli PKK/KCK terör örgütü mensupları tarafından başına tabanca ile ateş edilmesi neticesi şehit edildi.
20 Temmuz 2010'da Hakkari Çukurca Hantepe'de yapılan silahlı saldırıda 6 asker şehit oldu.
26 Temmuz 2010'da Hatay/Döntyol ilçesi Toki Konutları bölgesinde nöbet değişimi yapan güvenlik kuvvetlerine terör örgütü PKK/KONGRA-GEL mensupları tarafından yapılan silahlı saldırı neticesi 4 Polis Memuru şehit oldu.
14 Temmuz 2011'de Diyarbakır/Silvan İlçesi Bayrambaşı Beldesi'nde silahlı saldırı neticesinde 13 asker şehit oldu, 7 asker yaralandı.
1 Ağustos 2011'de Van/Başkale Karayolu üzeri Ova Dinlenme Tesisleri yakınında askeri konvoya düzenlenen saldırıda 3 asker şehit oldu, 4 asker yaralandı, Başkale Kaymakamı ve koruması yaralandı.
8 Ağustos 2011'de Hakkari/Merkez Cumhuriyet caddesinde kiralık ev aramak amacı ile giren 1 Polis Memuru yüzleri siyah bezle kapalı terör örgütü mensupları tarafından yapılan silahlı saldırı neticesi şehit edildi.
15 Ağustos 2011'de Osmaniye/Merkez Olukbaşı Yaylası ile Zorkun Yaylasında silahlı saldırıda 1 asker şehit oldu, 1 asker yaralandı.
4 Eylül 2011'de Tunceli/Merkezinde Munzur Halı Saha tesislerinde maç yapan Emniyet personeline gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu 1 Komiser ve öğretmen olan eşi şehit oldu, 1 Emniyet Amiri ve 9 Polis Memuru yaralandı.
20 Eylül 2011'de Siirt/Merkez'de 1 araca 4-5 kişilik terör örgüt mensubu tarafından yapılan silahlı ve bombalı saldırıda 4 sivil kadın hayatını kaybetti, 2 kadın şahıs ağır yaralandı.
21 Eylül 2011'de Bitlis PMYO'unda intibak eğitimi gören öğrencilere yönelik 4 örgüt mensubu tarafından yapılan silahlı saldırıda Öğrencilerinden 1 'i olay yerinde şehit oldu, 1 'i ağır olmak üzere toplam 6 öğrenci yaralandı.
22 Eylül 2011'de Diyarbakır/Merkez Sur ilçesi Turistik Cadde üzerinde Motosikletli Yunus Timine yönelik silahlı saldırıda, 2 Polis şehit oldu, 2 vatandaş yaralandı.
24 Eylül 2011'de Siirt/Pervari ilçesine bağlı Siirt-Van sınırında bulunan Belenoluk Jandarma Karakoluna terör örgütü mensupları tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla yapılan saldırıda 1 Astsubay ve 6 Asker şehit oldu, 10 Asker yaralandı.
26 Eylül 2011'de Batman'da örgüt mensupları tarafından uzun namlulu silahlarla güvenlik güçlerine ait zırhlı araca silahlı saldırı neticesi 1 Komiser Yardımcısı şehit oldu, 2 kadın vatandaş, 1 bebek hayatını kaybetti, 1 erkek vatandaş, 2 bayan vatandaş yaralandı.
7 Ekim 2011'de Ağrı/Merkeze Yukarı Pamuktaş Köyünde ikamet eden 1 şahıs ikametine 4 kişilik silahlı terör örgütü mensubu tarafından yapılan saldırıda 1 kişi yaşamını yitirdi, eşi yaralandı.
28 Ekim 2011'de Osmaniye/Merkez Fakıuşağı Mahallesinde trafik polislerine terör örgütü mensupları tarafından açılan ateş sonucu 2 Polis Memuru şehit oldu.
Bingöl'de 29 Ekim'de gerçekleştirilen canlı bomba eyleminde ise 2 vatandaş hayatını kaybetti.
19 Ekim 2011'de Hakkari/Çukurca ilçesi Keklik Tepe askeri üs bölgesine terör örgütü mensupları tarafından yapılan silahlı saldırı neticesi 21 asker şehit oldu, 18 asker yaralandı.
SONUÇ
Sonuç olarak, Öcalan için kendi özgürlüğü Bağımsız Kürdistan amacından da önce geliyor. Öcalan müzakerelere “kendi özgürlüğüne gidecek yolda yaşanacak süreçler” olarak bakıyor ve bu açıdan PKK'nın terör eylemlerini durdurmak gibi bir yönü bulunmuyor.
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.