Çelik'ten sendikacılara öneri
Memur-Sen Van Şubesi açılışında sendikacılık ve kurallarından bahseden Bakan Hüseyin Çelik, kendisinin eğitimciler için en önemli sendikacı sayılabileceğini ifade etti. Türkiye'de memur sendikacılığının henüz emekleme düzeyinde olduğunu vurgulayan Çelik, işçi sendikacılığının ise daha uzun bir geçmişe sahip olduğunu kaydetti. Sendikacılık ve politikanın rekabet zemininde yapılması gerektiğinin altını çizen Çelik şöyle konuştu.
"Siz bir işçi sendikasıysanız sizin rakibiniz federasyonlar ve konfederasyonlar olacak. Memur sendikasıysanız hakeza rakipleriniz olacak. Ama işin püf noktası şudur. Biz nezaketi asla elden bırakmayan bir rekabet anlayışı içerisinde olacağız. Eğer rekabeti nezaketten arındırırsanız o sivil toplum örgütünü de işçiyi de canavarlaştırır. Siyasette rekabeti bir tarafa bıraktığınız zaman Türkiye'de son zamanlarda bazı insanların şöyle kürsülerde hırçın tavırlarını görüyorsunuz. İşte o tür manzaralar ortaya çıkar. Nezaketi asla bir tarafa bırakmayacağız. Rekabeti de husumetle karıştırmayacağız. Siz diyorsunuz ki sendikacılığı biz daha iyi yaparız. Başkasını kötüleme yerine kendinizin iyiliklerini ve güzelliklerini anlatın. Herkes kendi malını teşhir etsin, feraset basiret sahibi olan insanlar gelip bunu tercih edecekler. Kendimizin iyiliğini kendimizin doğruluğunu anlatma yerine, nedense insanlar daha çok başka tarafa karşı tarafı karalama yolunu seçiyor. Bunun doğru olmadığın ifade etmek istiyorum"
Öğrencinin gözü önünde yapılan karalamalar, öğretmenlik şerefiyle bağdaşmaz
Bazı sendikaların yaptıkları gösterilerde öğretmenliği karaladığını, onur, şeref ve haysiyetiyle oynadığını belirten Çelik, milli eğitim mensuplarının ve üyelerin daha iyi sosyal haklar, daha iyi ücretler talep etmesinin her zaman hakkına sahip olduğunu kaydetti. Bunun eğitimcilerin varlık sebeplerinden biri olduğuna değinen Çelik, "Ama hiç bir zaman için işi böyle ucuz bir popülizme götürmeyelim. Çıkıyor biri, öğretmenlere diyor ki 'öğretmen Hint fakiri, öğretmen açtır, sefildir' ve öğrencisinin gözü önünde bu yapılıyor. Bu öğretmenlik mesleğinin onurunu şerefi ve haysiyetle duruşuna bağdaşan bir söylem değil. Öğretmenimize daha çok, daha çok isteme hakkına sizde bende sahibiz. Ben her zaman öğretmen arkadaşlarıma söylüyorum sendika arıyorsanız, sendika başkanınız benim. Sizler adına daha iyi ve daha güzeli talep etme hakkı daha doğrusu görevi sizden önce bana aittir. Ama birlikte bu işi yaparsak nezih bir şekilde yaparsak bize yakışan bir makam ve üslupla yaparsak bu karşı taraf nezdinde de değer bulunup daha çok etki eder. Ama sabah akşam böyle sokaklarda ve hakikatten o mesleği icra edenlerin zati kendileri ile de bağdaşmayan ve yakışmayan bir üslup ve tarzla yapıldığı zaman maalesef nahoş olur" dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.