Mumcu, bildiklerini komisyona anlatmadı

Mumcu, bildiklerini komisyona anlatmadı
Gazeteci yazar Uğur Mumcu’nun suikastı davası avukatlarından Cüneyt Toraman, Umut Davası’nda yaşanan aksaklıkları ve Mumcu’nun eşi Güldal hanımın Yeşil’le ilgili açıklamalarını Akit gazetesi'e değerlendirdi. Toraman; “Güldal hanım bildiklerini 12 yıl önce

Gazeteci Uğur Mumcu’nun öldürülmesine ilişkin açılan davada sanıkların avukatlığını yapan Cüneyt Toraman, gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Toraman, sanıklara ait olduğu iddia edilen silahların Susurluk’ta kaybolan silahlar olduğunu, söz konusu silahlara Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin (DGM) balistik inceleme dahi yapılmadığını söyledi. Toraman, “Ormanda 52 adet susturucu bulundu. Bu silahlar herhangi bir sanığın evinde de çıkmadı, ormanda bulundu. Bu Susurluk silahlarını, cinayet silahlarını ormana gömdüler, sonradan da bunları 28 Şubat sürecinde tasfiye etmek istedikleri gruplardan çıkmış, yakalanmış gibi gösterip örgüt haline getirmek için yamamaya çalıştılar” dedi.

“HEDEF SAPTIRDILAR”

Umut Davası diye adlandırılan Mumcu suikastı davasının eksik yönlerini en iyi bilenlerden biri… Umut davasının ayrıntılarını ve Uğur Mumcu’nun eşi CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu’nun yazdığı kitapta, suikastten sonra Yeşil’in kendisini ziyaret etmesini anlatmasını Akit’e değerlendirdi.

“UMUT OPERASYONU MUMCU’YA FAİL BULMAK İÇİN YAPILMIŞ BİR OPERASYONDUR”

Uğur Mumcu suikastı diye nitelenen davanın Umut davası ve Umut operasyonu diye adlandırıldığını ifade eden Toraman, söz konusu davanın Uğur Mumcu’ya öldürülmesine fail bulma davası olduğunu söyledi.
Umut Operasyonu’nun Uğur Mumcu’ya fail bulma amacıyla yapılmış bir operasyon olduğunun altını çizen Toraman, “Ama baltayı taşa vurdular. O fail diye gösterdikleri kişilerin cinayetin işlendiği gün Fatih’te düğünde oldukları ortaya çıktı. Ondan sonra başka bir dava var mı? Başka bir dava yok. Uğur Mumcu katili diye damgalanan biri var mı? Yok. Demek ki hala faili meçhul. İnsanın eşi niçin bu failleri aramaz, oğlu niçin bu failleri aramaz. Sabancı suikastında yakınları ısrarla kim öldürdü diye olayın üstüne gittiler. Arkasında da karanlık bir takım güçler çıktı ortaya” dedi.

“SANIKLARA ATFEDİLEN SİLAHLAR SUSURLUK SİLAHLARI”

Cüneyt Toraman, “Davada avukat Hasan Kılıç’ın vekili, avukatı idim. O davada ben çok ilginç ir şey söyledim. Bu sanıklara ait olduğu söylenen onlara atfedilen silahlar Susurluk’ta kaybolan silahlardır. Bu silahlar Susurluk’ta olan silahlara tıpatıp benziyor dedim” diye konuştu.
Toraman, ormanda 52 adet susturucu bulunduğunu söyleyerek, “Bunlar herhangi bir sanığın evinde de çıkmadı, ormanda bulundu. Bu Susurluk silahlarını, cinayet silahlarını ormana gömdüler, sonradan da bunları 28 Şubat sürecinde tasfiye etmek istedikleri gruplardan çıkmış, yakalanmış gibi gösterip örgüt haline getirmek için yamamaya çalıştılar” dedi.
Bunun üzerine silahlara balistik inceleme yapılmasını talep ettiğini ancak mahkemenin bunu reddettiğini belirten Toraman, “Bu silahlarla faili meçhul pek çok cinayetin işlendiği ortaya çıkacaktır” dediğini aktardı.

“CEYHAN MUMCU VE TURGUT KAZAN OLAYI ÖRTBAS ETMEYE ÇALIŞTILAR”

Ceyhan Mumcu’nun da davaya katıldığını ve bütün bu taleplerinin reddedilmesini istediğini söyleyen Toraman, “Turgut Kazan da mağdur taraf müdahil vekili olarak duruşmaya katılmıştı. Beni hatta ‘çok güzel savunma yaptın’ diye tebrik etti. Ben de ‘Peki gerçekten güzel bir savunma yaptın niçin gerçek faillerin ortaya çıkmasını istemiyorsunuz örtbas etmeye çalışıyorsunuz’ dedim. Ceyhan Bey’e de dedim ki ‘Kardeşinizin kemikleri sızlıyor. Eğer sizin bu tavrınızı görseydi herhalde karşı çıkardı. Siz kardeşinizin kemiklerini sızlattınız’ dedim. ‘Siz gerçek faillerin ortaya çıkmasını istemiyorsunuz, tam tersine olayı örtbas etmeye çalışıyorsunuz’ dedim” diye konuştu.
Toraman, “Ceyhan Mumcu, Turgut Kazan’la birlikte bizzat olayı örtbas etmeye çalıştılar. Zaten o davada ‘Uğur Mumcu suikastının failleri yakalandı’ diye manşet atıldı Hürriyet gazetesinde daha sonra bu kimselerin düğünde oldukları ortaya çıktı. İddianame de Uğur Mumcu ile alakalı tek bir kelime bile yer almadı. Bu operasyonun amacı Uğur Mumcu cinayetini bu adamların üzerine yıkmaktı” dedi.

“ALPARSLAN ARSLAN’IN ARKASINDA KİMLER VARSA BUNUN DA ARKASINDA ONLAR VAR”

“Alparslan Arslan’ın arkasında kim varsa Uğur Mumcu cinayetinin arkasında da aynı kişiler vardır” diye konuşan Toraman, bundan zerre kadar tereddüdünün olmadığını söyledi.
Toraman, “Bu, devlet içindeki operasyonun bir sonucu. Bunu herkes biliyor, Güldal Mumcu da biliyor, Özgür Mumcu da biliyor. Zaten kendisi de söylüyor bunu. Ceyhan Mumcu da biliyor. Ama örtbas etmeye çalışıyorlar. Oğlunu da babamı İslamcıların öldürdüğünü sanmıyorum” demesinden dolayı tecrit ettiler. Bir evladın babasının gerçek katilini bulmak istemesinden daha doğal ne olabilir. Bu nasıl suçlanabilir?” şeklinde konuştu.

“GÜLDAL MUMCU, BİLDİKLERİNİ SUSURLUK KOMİSYONUNA NEDEN ANLATMADI?”

Güldal Mumcu’nun gazetelere yansıyan sözlerini de değerlendiren Toraman, “Yeşil geldi diyor. Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu kuruldu, sen bu komisyona bildiklerini niye anlatmıyorsun? O komisyon rapor hazırladı. Eğer bunlar o rapora yansısaydı o tarihlerde araştırma yapılacaktı. Ama bunlar söylenmedi, aradan 10-12 yıl geçiyor, ondan sonra söyleniyor. Niçin söylemez insan” diye konuştu.
Yeşil’in gelmesini basit bir olay olmadığını, bu adamın derin devletin ölüm makinası olduğu, adının duyulduğunda insanların kimyasının bozulduğu bir adam olduğu kaydeden Toraman, “Böyle birisi Güldal Mumcu’dan randevu alıyor, Mumcu itiraz etmiyor, karşı çıkmıyor. Kim gönderdi o zaman bu kişiyi? Eğer cinayet ile ilgili bir şey söylediyse bunun da söylenmesi lazım. Belki de yanlış bilgi vermek için gönderdiler Güldal Mumcu’ya. Hedef saptırdılar, belki de derin devletin öldürmediğine dair ikna ettiler” dedi.

Koray Taşdemir / Yeni Akit



HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum