62 yıldır zulüm ediyorlar
Aslında bölgede her şey 1917 yılında imzalanan ve Osmanlı'dan kopuş anlamına gelen Balfour Deklarasyonu'nun imzalanması ile başladı. İngiliz bakan Arthur Balfour, Siyonistlerin lideri Lord Rotshild'e resmi bir mektup yazdı. İngiltere'nin Filistin'de bir Yahudi devleti kurulması için Siyonistleri sonuna kadar destekleyeceği yazıyordu.
Bu deklarasyon uyarınca Yüz binlerce Yahudi Siyonizm projesi kapsamında İngiliz mandası altındaki Filistin'e göç ettiler.
Planlı Yahudi göçü ve bunun sonucunda Filistin'de Arapların 6'da 1'i kadar çoğalan Yahudi nüfusuna karşı bir tepki olarak Nisan 1920'de iki büyük Filistin ayaklanmaları yaşandı. 1947de İngiltere, Filistin sorununun çözümünü Birleşmiş Milletler'e devretti. Birleşmiş Milletler Filistin'i iki parçaya böldü. Filistin bu fikre sıcak bakmamasına rağmen, 33 ülkenin oyuyla bu plan kabul edildi. Bir yıl sonra 14 Mayıs 1948de İsrail bağımsızlığını ilan etti.
5 Haziran 1967de 6 gün savaşı başladı. Orta Doğunun haritası bu savaşta değişti. Israil Gazze ve Sina yarımadasını Mısır'dan, Golan tepelerini Suriye'den aldı ve Batı Şeria ile Doğu Kudüs'ü işgal etti. İsrail toprakları bu savaştan sonra neredeyse 2 kat büyüdü. Birleşmiş Millet bu savaştan sonra 242. kararını alıp İsrail'in bu savaşta kazandığı toprakları işgal edilmiş olarak kabul ederek, bir an önce çekilmelerini istedi ancak İsrail, 500.000 Filistinli'nin mülteci durumuna düştüğü bu savaş sonucunda işgal ettiği topraklardan çekilmedi. 1982de Ariel Şaron, savaşı başlattı. Binlerce Filistinli sivil öldürüldü.
1994te Filistin Özgürlük Harekâtı ve İsrail Kahire'de görüştü. Bu görüşmelerde yapılan anlaşmanın sonucunda İsrail'in Gazze'nin çoğunu ve Batı Şeria'daki Erila şehrini Filistin'e bırakmasına karar verildi. 2006-2007 yılları arasında Bu kez El Fetih ve Hamas arasındaki çatışmalar gündeme damgasını vurdu. Bağımsız Filistin için mücadele eden bu iki gücün birbirine düşmesi İsrail'in işine yaradı.
Uluslararası kamuoyu, İsrail yönetimine Batı Şeria'da daha fazla Yahudi yerleşimi yapmaması çağrısında bulundururken İsrail İşgal haritasını büyütüyor. Yaklaşık 6 ay önce Savunma Bakanlığı’nın ortaya çıkan haritası, bu topraklarda sistematik bir işgal olduğuna yönelik şüpheleri güçlendirmişti. Batı Şeria ve Gazze'de yaşayan Filistinlilerin, Toprak Günü anması için kitlesel eylemler düzenlediği günlerde ortaya çıkan harita, tartışmalara neden olmuştu.
Dror Etkes adlı bir yerleşim karşıtı eylemcinin bilgi edinme hakkı kapsamında bakanlığa başvurmasının ardından yaklaşık 6 ay önce yayınlanan haritada, Batı Şeria'da İsrail'in sistematik bir işgali olduğuna yönelik iddiaları tekrar gündeme getirmişti.
Harita, İsrail yönetiminin gizlice Batı Şeria'daki toprakları parsellediğini ve buralara yerleşimler inşa edildikten sonra adlandırdığını ortaya koymuştu.
Etkes, haritada İsrail toprağı olarak belirlenen bölgelerin, İsrail'in Batı Şeria'da inşa ettiği duvarla ayırdığı Filistin topraklarını da kapsadığının altını çizmişti.
Tel Aviv, Lahey Adalet Divanı'nda bu duvarın güvenlik gerekçesiyle inşa edildiğini ileri sürmüştü. Batı Şeria'yı parçalara ayıran duvar, Filistinliler tarafından "işgal duvarı" olarak adlandırılıyor. Haritadaki parsellerin duvar ile kesişmesi, İsrail'in resmi teziyle çelişiyor.
Haritada belirlenen 569 parselin toplam kapladığı alan, 627 kilometrekareye ulaşıyor. Bu da Batı Şeria'nın yüzde 10'una tekabül ediyor.
Etkes'e göre, yerleşimler sistematik olarak büyütülüyor. Bu da İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğine işaret ediyor.
1990'dan sonra inşa edilen 23 "yasal olmayan yerleşim", haritada "uygun araziler" olarak gösteriliyor. Etkes, bu durumun işgali genişletme politikasının bir parçası olduğunu savundu. Haritada dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise bazı isimlendirilmiş parsellerin, yasal olmayan yerleşimlerle aynı adı taşımaları ve bunlardan sadece birkaç kilometre ötede olmaları.
Etkes, İsrail'in böylelikle yerleşimleri bu alanlara doğru genişletmek istediği sonucuna vardığını söylüyor.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, Batı Şeria ve doğu Kudüs'te Yahudi yerleşim birimlerinin inşaatını incelemek için bir heyet göndereceğini açıklamıştı.
İsrail yönetimi ise BM heyetinin ülkeye sokulmayacağını duyurmuştu. İsrail'in Golan Tepeleri, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yerleşimleri bulunuyor. Uluslararası Adalet Divanı, bu yerleşimlerin yasadışı olduğuna karar vermişti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.