Tiynetini Hiç Bu Kadar Açık Etmemişti
Çandar, piyasaya yeni çıkan "Mezopotamya Ekspresi" kitabıyla ilgili t24 adlı siteye verdiği demeçte, “Ya Türkiye Kürt sorununu çözecek ya da Kürt sorunu Türkiye'yi” iddiasında bulundu… 30 bin insanın ölümünden sorumlu bebek katili Öcalan’ı Meclis’te görmek istediğinden söz etti. Hem de Erdoğan ile yan yana…
Cengiz Çandar’ın PKK yorumu şöyle:
“Türkiye'nin kendine özgü şartları bu hareketin kök salmasına yol açtı. 1989-91 aralığında Soğuk Savaş bitince bu tür hareketler dünyada çok zayıflayarak kaldı. Fakat PKK güçlendi. Buna sebep olan da 90'lı yıllarda Türkiye'nin izlediği politikalardı. İkinci neden de PKK’nın Soğuk Savaş sonrası döneme görece adapte olması ve bağımsızlık taleplerini ortadan kaldırması oldu. Ayrılık talepli bir hareket olmamasına rağmen Türkiye'nin ayrılıkçı hareket muamelesi yaparak Kürt bölgelerine genel bir baskı uygulaması hareketin kök salmasına neden oldu. Üstüne Öcalan'ın tutuklanması müthiş bir ivme yarattı.”
“Şu an alacakaranlık kuşağındayız. Ulus-devlet aşınan bir format, yakın bir gelecekte bu model yok olabilir, ama Kürtler yok olmayacak, peki ne yapacaklar? Milletin tüylerini diken diken etse de Öcalan'ın demokratik özerklik ve konfederasyon önerisi tam da bu durumu karşılıyor. Bu tezde mevcut sınırlar değişmeksizin ve Kürt ulus-devleti oluşmaksızın Kürtlerin tarih sahnesinde yeni bir formatta yer almasının bir formülasyonu var.”
“ERDOĞAN ÖCALAN’IN KIYMETİNİ BİLMELİ”
Çandar, “Dediklerinizden ‘Erdoğan, Öcalan'ın kıymetini bilmeli’ gibi bir sonuç mu çıkıyor?” sorusuna da şu cevabı verdi:
“Barışçıl ve siyasi çözüm şansı için değerlendirilmesi anlamında, evet.”
Cengiz Çandar, Başbakan Erdoğan’a şu tavsiyede bulundu: “Çözüm yönünde daha cesur ol. Bu, bazı makamlara mal olacak olsa bile, ismini tarihe yazdırmaktan kaçınma. “
Çandar, söyleşinin devamında, “Erdoğan ile Öcalan’ı Meclis’te yan yana görmek istediğini” söylüyor:
“-Peki, sizin statüden kastınız tam olarak ne; federasyon, konfederasyon, özerklik?
Federasyon da olabilir, otonomi de; önemli olan Türkiye bütünlüğü içinde Kürtlerin kendi kendini yönetir durumda olması; prensip adem-i merkeziyetçilik.
- Aklınızda Mehmet Ali Birand’ın geçtiğimiz günlerde söylediği “Öcalan, parti başkanı olarak Meclis’e girmeli” düşüncesi de var mı?
Elbette, öyle olmak zorunda. PKK’nın silahı bırakabilmesi için “Talep ettiklerinizi silahsız da talep edebilirsiniz” diyebileceğiniz bir mekanizma yaratmanız lazım. Bu da PKK’nın siyasi taleplerinin taşıyıcısı olan kadroların siyaset yapabilmesi demek. Sonucu da Abdullah Öcalan’ın meşru zeminde siyaset yapabilmesi, parlamentoya girebilmesi demek.
- Cengiz Bey, siz Erdoğan ve Öcalan’ı yan yana TBMM’de hayal edebiliyor musunuz?
Öyle bir hayalperest tarafım yok.
- Bu, hayalperestlik mi?
Çok iyi olur, ama olabileceğine dair hiçbir sinyal almıyorum.”
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.