Derin yapı her yerde

Derin yapı her yerde
Özal’ın vefatındaki çok açık suikast belirtilerine rağmen “Bunların hepsi komplo” yaygarası kopartanlar, ABD’deki benzer bir olayı akıllara getirdi. ABD’de, köleciliğe karşı mücadele ederken şüpheli bir şekilde ölen Başkan Taylor’ın 1991’de mezarının açıl

Turgut Özal’ın vefatının aydınlatılma girişimi, karanlık odakların “Bunların hepsi komplo” yaygarasıyla karşılanırken, gelişmeler geçmişte ABD’deki benzer bir olayı akıllara getirdi. ABD’de, toplumsal huzuru bozan köleciliğe karşı mücadele ederken şüpheli bir şekilde ölen Başkan Zachary Taylor’un 1991 yılında mezarının açılarak arsenikle zehirlendiği bulgularına ulaşılması üzerine ülkedeki merkez medya, “Komplo teorilerini bırakın” kampanyası başlatmıştı.

BİZDE KÜRT, ABD’DE KÖLECİLİK SORUNU

Merhum Turgut Özal’ın, toplumsal huzuru bozan ve büyük bir kaynak yutan Kürt sorununu statükoyu değiştirecek radikal girişimlerle çözmeye hazırlandığı sırada şüpheli bir ölüme kurban gitmesine benzer bir biçimde ABD’nin 12. Başkanı Zachary Taylor da, ülkesinin iç barışa kavuşabilmesi için kölecilik sisteminin kaldırılması girişiminde bulundu. Ancak Taylor, 5 Mart 1849’da geldiği görevde kölecilik konusunda radikal girişimlerde bulununca görev süresi fazla uzun sürmedi. Taylor, 9 Temmuz 1850’de çok şüpheli bir ölümle hayata veda etti. Michael Parenti’nin Aykırı Tarih Yayınları’ndan çıkan “Gizem Olarak Tarih” isimli kitabında anlattığına göre, Taylor’ın ölümü yıllarca tartışmalara konu oldu. Ölümünden 140 yıl sonra Clara Rising isimli bir yazarın ısrarlı yayınları sonucunda devlet otoriteleri başkanın mezarını açmak zorunda kaldı.

ABD MERKEZ MEDYASINDAN “TANIDIK SESLER”

Mezarın açılma girişimi sırasında New York Times, Washington Post, ABC TV gibi yayın kuruluşları, yapılanları, “Ölüye saygısızlık, mezar soygunculuğu, komplo teorilerine teslim olmak” gibi başlıklarla eleştirdiler. İncelemelerin ardından Kentucky Eyalet Tabipliği, “Taylor’un zehirlenmediğini” açıkladı, ancak taleplere rağmen kurulun raporunu basına göstermeyi reddetti. Raporda, “Taylor, kiraz ve sütten kaynaklanan doğal bir ölüm”le hayata gözlerini kapamıştı. Raporun ardından, yine ABD yaygın medyası, yazar Clara Rising’i ve onun iddialarına inanan kamu görevlilerini ağır bir dille eleştirdi.

MEĞER ARSENİKLE ZEHİRLENMİŞ

Zachary Taylor olayı böyle bir sonuçla karşılaşırken, “Gizem Olarak Tarih”in yazarı Michael Parenti işin peşine düştü. Kentucky Eyalet Tabipliği’ni ısrarlı talepleriyle bunaltarak, “raporun bir nüshası olduğunu” iddia ettikleri evrakları göndermeye ikna etti. Gelen raporda, cesedi inceleyen doktorların, “vücutta yoğun bir biçimde arseniğe bağlı zehirlenme bulguları görmekle birlikte ölümün doğal bir ölüm olduğu” şeklindeki “kanaatleri” yer alıyordu. Paranti, bu çelişkili ifadeleri tabipliğe sorduğunda onlardan, “Taylor’un çok sayıdaki doğal hastalığın etkisinde olduğu ancak akut arsenik izlerinin de görüldüğü” (?) cevabını aldı. Yazar Parenti bunun üzerine İsviçreli bir toksikologtan direkt arsenik zehirlenmesine maruz kalan bir kurbanın vücudundaki arsenik miktarının ne olabileceği yönünde rapor istedi. Uzmandan gelen raporda yer alan miktarlar, ABD Başkanı’nda bulunan arsenik miktarından daha azdı.

TAYLOR DA BİR GEZİ  SONRASI FENALAŞTI

Parenti kitabında, Zachary Taylor’ın ölümünden kısa bir süre önce kuzey eyaletlerini kapsayan bir geziye çıktığını, burada köle ticareti ile servetlerine servet katan zengin çevrelerle “Ülkenin huzurunu bozan köleciliği artık bırakın” mesajlı görüşmeler yaptığını, başkanın bu çevrelerle gerçekleştirdiği toplantılarda çok gergin anların yaşandığını da anlatıyor.

Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum