PKK cenazeleri böyle istismar ediyor
PKK yandaşları, TSK operasyonunda ölü ele geçirilen terörist cenazelerini, provokasyon amacıyla günlerdir Diyarbakır’da mezarlıkta bekletip gömmüyor. Etrafa da “Polis cenazelerin toprağa verilmesine izin vermiyor” yalanını yayıyor. Hain örgütün cenaze istismarcılığı, Van’daki KCK yapılanmasına yönelik hazırlanan iddianameyle deşifre ediliyor.
İddianamede, KCK’nın ölen örgüt mensuplarının defin işlemlerini takip etmek, ailelerine yönelik yapılan örgüte kazandırma ve propaganda faaliyetlerini yürütmek amacıyla Meyader ile sözde Şehit ve Gaziler Komitesi adlı iki birim kurduğu belirtildi. Bu sözde birimlerle irtibat halinde olan şüphelilerin, çatışmada ölen PKK’lıların cenazelerinde defin işlemlerini üstlenmek başta olmak üzere, cenaze törenine yüksek katılım sağlama, ‘bunlar PKK’nın değil Kürtler’in şehitleridir’ gibi söylemlerle cenazeleri topluma mal etme, mevlüt okutma, ailelerine değer/şehit ailesi olarak hitap edip bir değer atfetme ve nihayet geride kalan yakınlarını ziyaret ve mezarlık ziyareti gibi faaliyetler yürütmek suretiyle devlete isyan eden ve çatışmada ölen terör örgütü mensuplarını halk kahramanı gibi göstermek, nihayetinde örgüte meşruiyet kazandırmak ve daha çok taraftar bulmasını sağlamaya çalıştıkları kaydedildi.
“MASUMANE BİR DEFİN İŞLEMİ DEĞİL”
KCK’lıların terörist cenazelerini sahiplenmesinin masumane cenaze defni mahiyetinde olmayıp, tek taraflı bir sahiplenme olduğunun vurgulandığı iddianamede, şöyle denildi: “Bu taraf ise PKK’nın tarafıdır. Bu aşamadan sonra kimsenin bunu masum bir cenaze defni ve insanlık vazifesi gibi gösterme imkanı yoktur. Zira Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın protokol eşliğinde Hatay’da ölen teröristin cenazesini şehrin 150 km kadar dışında karşılaması, Yabancı uyruklu olanların dahi cenaze işlemlerine bizzat katılmaları, şehit olarak kabul etmeleri, ailelerine (ihtiyacı olmayanlara bile) sırf örgüt bağı dolayısıyla yardım etmeleri, mevlüt okutmaları, cenaze işlemleri sırasında örgüt propagandası amaçlı örgüt mensuplarının posterlerinin açılması, örgüt bayrağı açılması, slogan atılması ve nihayet bu ölümlerden sorumlu tutarak kamu görevlileri ve araçlarını taşlamaları, cenaze işlemlerine katılmalarının masumane bir cenaze defin işleminden ibaret olmadığını ortaya koymaktadır.”
ŞOFÖR CENAZE TAŞIMAKTAN BİTKİN DÜŞMÜŞ!
KCK’lılar, depremzedelere yardım etmeyen Van Belediyesi’nin cenaze araçlarıyla Adana’ya terörist cenazesi almaya gitmiş. İddianamedeki dikkat çekici telefon görüşmesi şöyle:
Mehmet Şirin Girinci: Ben gelip seni görseydim bir şey söyleyecektim sana.
Telefonda söylesem bir şey olmaz değil mi?
Cüneyt Caniş: Hayırdı abe?
M. Şirin: Yarın sabah erken Adana’ya gitsek cenaze arabasının şöförü yarına kadar dinlense, yarın erken gidelim akşam dokuzda Adana oluruz. Orda yatar saban altıda Adana’dan çıkarız. Şöför nasıl tekrar ordan dönüp gelecek, yani dayanamaz onun için dedim iyimi nasıl sen bilirsin.
Cüneyt: E tamam yani ambulansı İshak ayarlayacaktı. Eğer olursa kalabalık gidelim.
M. Şirin: Ama cenaze arabası ayarla biz sabah beşte altında yola çıkalım. Saat dokuzda adana da oluruz Adana’da oluruz orda cenaze arabası da dinlenir uyur ne zaman derlerse o satatte çıkarız.
Cüneyt: Diğer araba nerde?
M. Şirin: Arabayı diğer arabayı biz bulacağız.
Cüneyt: Araba var mı?
M. Şirin: Ya biz ya siz bulacaksınız.
Cüneyt: Ben bir sorayım.
M. Şirin. Tamam cenaze arabasını ayarla. O diğer arabayı sen bulmazsan biz bulacağız mecburen.
Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.