'Cahil prof'
Prof. Ünal, “Mazıcı ne Osmanlı’yı ne de İslâm hukukunu biliyor. Cahil cüretkâr olur” dedi.Osmanlı Padişahları hakkında “Veled-i Zina” ifadelerini kullanan Prof. Nurşen Mazıcı’ya öfke kabarıyor. Prof. Dr. Mehmet Ünal, “Ne İslâm hukuku biliyor ne de Osmanlı teamüllerini. Cahil cüretkâr olur” derken, tarihçi yazar Murat Bardakçı, “Hanımefendi profesör olmuş, maaşallah her konuda konuşuyor... Siz taşıdığınız o profesör unvanını kuaförünüzden mi, yoksa manavınızdan mı aldınız. Madam Cehalet” diye tepk gösterdi.
CAHİL CÜRETKÂR OLUR
Denizli Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Ünal, Osmanlı padişahları hakkında "veled-i zina" ifadesini kullanan Prof. Dr. Nurşen Mazıcı hakkında, "Ne İslâm hukukunu biliyor ne de Osmanlı teamüllerini. Cahil olan, cüretkâr olur. Meşhur olmak için padişahlara saldırırsa ilgi çekeceğini düşünüyor" dedi.
Ünal, Mazıcı'nın iddiasının Osmanlı padişahlarına iftira olduğunu vurguladı: "İslâm hukukuna göre nikâh yapmadan cariyelerden çocuk sahibi olunabilir. Bu meşrudur. Bunun meşru olmadığı, ne batıda ne de Osmanlı'da tartışıldı. Hiç kimse böyle bir iftirayı tarihimize atma cüretini göstermedi."
MEŞHUR OLMAK İÇİN
Prof. Dr. Mazıcı'nın, meşhur olmak için Osmanlı tarihine saldırdığını dile getiren Prof. Dr. Ünal, "Her hanedanın bir üreme politikası olduğu gibi Osmanlı Devleti'nin de vardı. Osmanlı, İslâm hukukuna uygun böyle bir tercihte bulunmuş. İllâ hür bir kadından çocuk sahibi olması gerekmiyordu" şeklinde konuştu. Veled-i zinanın, gayrimeşru ilişki sonucu doğan çocuk olduğunu anlatan Ünal, "Osmanlı'da böyle gayrimeşru ilişki yok. Bu Avrupa'da var. Kralların bir karısı vardı, bir de metresleri. Metreslerden doğan çocukların, taht üzerinde hakkı yoktu. Bu onların problemi, padişahlarda böyle bir problem yok. Cariyeden doğan da padişah olabilir. Bu, Osmanlı'nın köle olsun hür olsun her insana önem verdiğini gösterir" ifadelerini kullandı.
MADAM CEHALET
Tarihçi Yazar Murat Bardakçı ise, Madam Cehalet diye nitelediği Prof. Nurşen Mazıcı için şunları yazdı:
“HANIMEFENDİ, profesör olmuş! Maaşallah her konuda malûmat sahibi, hatta bilmekten de öte âlim mi âlim...
Tarih biliyor, hukuk biliyor, sanat biliyor, biliyor da biliyor... Hele, ilahiyat mevzularında üstüne yok... Aslında âlimden değil âlim-i küll, hattâ kutup mübarek!
Hanımefendi geçen gün bir televizyon programına çıktı ve tarihçiler ile hukukçuların asırlardan bu yana farkedemedikleri bir konuyu keşfedip cihâna ilân buyurdu: Hani bizim "hükümdar", padişah", "han", vesaire dediğimiz geçmişte yaşamış olan o adamlar var ya, meğerse hepsi "veled-i zina" imiş, yani af buyurun "piç"!(...)
BU KİTABI DUYDUNUZ MU?
Şimdi, çıktığı ekranda bilgi falan vermeyen, hattâ dişe dokunur tek lâkırdı bile etmeyen ve sadece saçmalayan "profesör" unvanlı bu hatuna kısaca hatırlatayım: Hiç işittiniz mi bilmiyorum ama "İslâmiyet" denen dinin mensuplarının "Allah kelâmı" kabul ettikleri, bundan 1400 küsur sene önce nâzil olan kutsal bir kitap vardır ve adına "Kur'an-ı Kerîm" denir. İtikad bahislerinin yanısıra mal, para, evlilik, cariye, çocuk, miras vesaire gibi dünyevî bahislerin kuralları da bu kitapta yazılıdır ve "Hür erkeğin cariyeden doğan çocuğunun hür ve meşru olduğu" ifade edilir ve bunu herkes bilir! Hanımefendinin, padişahların hacca vekil göndermemiş oldukları iddiasına gelince:
Padişahlar Mekke'ye ve Medine'ye her sene hac mevsiminde bir hediye kervanı yollamışlardır. Bu kervana "surre-i humâyun", kervanla ilgili her her çeşit kaydın tutulduğu belgelere de "surre defterleri" denir.
Bu "surre defterleri"nden hem Osmanlı, hem de Topkapı Sarayı Arşivi'nde dünya kadar vardır. Ekranlarda keramet savurmaktan vakit bulursanız ve o kayıtları okuyabilecek Osmanlıcanız varsa zahmet buyurup surre defterlerini incelediğinizde padişahların surre alayı ile beraber hac için her sene kaç kişiye vekâlet verdiğini görür ve anlarsınız. Açık söyleyeyim: Türkiye geçmişe küfretmeyi kendisine sermaye edinenleri şimdiye kadar çok gördü ama bu zavallıların hiçbiri işi bu hanımın yaptığı gibi "padişahlar piç idiler" seviyesizliğine getirmemişti...
Siz taşıdığınız o "profesör" unvanını kuaförünüzden mi yoksa manavınızdan mı aldınız Madam Cehalet?
Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.