Deplasman yasağına karşı çıktı

Deplasman yasağına karşı çıktı
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, sporda şiddetin önlenmesi için medyaya önemli görevler düştüğünü söyledi.

Sporda şiddetin sona ermesi için eğitim alanında çalışmalar yaptıklarını ve bunları derinleştireceklerini belirten Bakan Kılıç, "Kanun dikkatle uygulandığında, uygulayıcılar ve tüm taraftarlar kendine düşen görevi yerine getirdiğinde, sorunlar büyük ölçüde ortadan kalkacaktır. Ama tabi ki olimpizm ruhunu yeni nesillere yayabilmek, sporun barış ve centilmenlik yönüne herkese benimsetebilmek, spor salonunda kavganın olması gereken son şey olduğu konusunda herkesi ikna edebilmek için eğitime de ağırlık vermek gerekiyor. Bu yönde milli eğitim müfredatına, beden eğitimi derslerine bir kaynak kitap olabilecek şekilde Milli Eğitime öneride bulunmak üzere biz bir çalışma yürütüyoruz" dedi.

Bu konuda özellikle medyanın üzerinde düşen önemli görevlerin bulunduğunu vurgulayan Bakan Kılıç, "Burada medyaya, spor yazarlarına düşen çok önemli görevler var. Televizyon yayınlarına, yayıncılarına ve yorumcularına düşen çok çok önemli görevler var. Hiçbir şekilde 'tahrik oldum, tahrip ettim' savunmasını haklı bir savunma olarak görmüyorum. İnsan tahrik olmaz, tahrik olmamalıdır. Tahrik olmak insanca bir durum değildir, insana özgü bir durum da değildir. Buna rağmen insanları kışkırtmaya yönelik, insanların duygularıyla, hassasiyetleriyle, taraftarlık duygularıyla oynayan yorum ve yazılara da herkesin özen ve dikkat göstermesi lazım" diye ifade etti.

"TÜRKİYE'DE SPORUN FUTBOLDAN İBARET SANILIYOR"

Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, Türkiye'de sporun futboldan ibaret sanıldığını vurgulayarak, "Eğer bu salonda oynanan tekerlekli sandalye basketbol maçında olaylar çıkmasaydı, gazetelerin satır aralarında bu maçın sonucuna ilişkin tek satırlık bir bilgi bulmamız mümkün olmayacaktı. Dolayısıyla iğneyi hep kendimize değil, biraz da başkalarına batırmakta, biraz da medyanın kendisini sorgulamasında ve öz eleştiri yapmasında fayda olduğu kanaatindeyim. Ne zaman ki burada olay oldu, sandalyeler, camlar kırıldı döküldü, sporcularımıza yönelik çok çirkin ve kabul edilemez saldırılar gerçekleştirildi, bu salondaki spor müsabakası ondan sonra haber değeri kazandı. Burada hepimizin bir kabahati yok mu? Burada herkesin kendisini sorgulamasının bir gereği yok mu? Bu salonlarda intizamı sağlamak, Türkiye'de spor ahlakını yerleştirmek, fanatizmi önüne geçmek, holiganizmi sona erdirmek sadece Gençlik ve Spor Bakanlığının ve bağlı birimlerinin görevi midir" dedi.


"DEPLASMAN YASAĞINA KARŞIYIM"

Tekerlekli sandalye basketbol maçında yaşanan olaylara rağmen, deplasman yasaklarına karşı olduğunu belirten Bakan Kılıç "20-30 kişilik fanatik grupların yapmakta olduğu eylemler nedeniyle tüm kulüpler, bunca kuvvetli yapılar, milyonlarca taraftarı olan ve taraftarı hiçbir kabahate bulaşmamış olan devasa bayraklar, voleybola da, basketbola da, tekerlekli sandalye basketboluna da taraftar götürmeyecek olursa, burada milyonlarca sporsever, onlarca fanatiğin esiri haline getirilmiş olur" dedi.

"SPOR ALANLARINDA YAŞANAN SORUNLARIN BİR NEDENİN DE DEPLASMAN YASAĞI"

Spor alanlarında yaşanan sorunların bir nedenin de deplasman yasağı kararları olduğu kanaatini taşıdığını belirten Bakan Kılıç, "İnsanlar birbirlerinden uzaklaştırıldığına göre demek ki bir saldırı potansiyeli var. Fanatikler de zaten bunu düşünüyor. Eski Türk filmi repliklerinden hareket edilecek olursa, 'Biz ayrı dünyaların insanlarıyız' yaklaşımı sporseverlerin arasına yerleştirilmek isteniyor ki bunu asla benimsemiyorum, tasvip etmiyorum. Buna pabuç bırakmamamız gerektiğini düşünüyorum. Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'nin, Trabzonspor'un, cephede teröre karşı birlikte mücadele eden kendi taraftarlarını, kendi camialarını salonlarda ve tribünlerde birbirlerine yabancılaştırmaya artık daha fazla izin vermemesi gerektiği kanaati taşıyorum" ifade etti.
Sporda iyi örneklerden hareket edilmesi gerektiğinin hatırlatan Kılıç, "Deplasman yasağı konusunda kulüp yönetimleri, başkanları, hocaları, takım kaptanları maçlar öncesinde taraftar gruplarını, yol açabilecekleri eylemlerin faturasını kendi kulüplerinin ödeyeceği konusunda bilgilendirirlerse, o taraftarın herhangi bir eyleme neden olacağı kanaatini ben taşımıyorum. Orada kameralar iyi çalışırsa, orada polis ve özel güvenlik görevlileri görevini iyi yaparsa, orada polisin yargıya götürdükleri konusunda, yargı 6222 sayılı kanunun gereklerini yerine getirdiği tekdirde bu gibi olayların bir kaç maçlık periyot içerisinde sonlanacağı kanaatini taşıyorum" dedi.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Gelecek hafta İstanbul'da, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), bazı federasyonlar, spor bilim adamları, bazı gazeteci ve televizyoncular ile değişik sektör temsilcilerinin katılacağı bir toplantının yapılacağını belirterek "Nihayetinde RTÜK tabii olduğu kanunları uyguluyor. Önemli para cezaları gerçekleşiyor Türkiye'de ama buna rağmen spor camiasını çok rahatsız eden yayınlar da bir taraftan devam ediyor. Dediğim gibi bu Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın işi değil, ama şu yaşanılanlara bakıldığı zaman herkesin, yayın kuruluşu sahiplerinin de durumdan kendilerine pay çıkarmaları gerektiği kanaatini taşıyorum. Bütün olayları sona erdirecek bir mucizeyi kimse bizden beklemesin. Mucize birlik ve beraberliktedir. Yaşanan bu görüntüler 2020 olimpiyat adayı Türkiye'ye ve İstanbul'a yakışmamaktadır" diye konuştu.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum