Atalay'dan PKK'ya yönelik bir strateji daha
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, PKK silah bırakmadıkça güvenlik birimlerinin operasyonlarını sürdüreceğini belirtti. Atalay, terörün bitirilmesi için TBMM’de siyasi kararların alınması, ABD, AB, K.Irak’la görüşmeler ve devlet kurumlarının görüşmeleri dahil ‘tüm enstrümanların’ devrede olduğunu ifade etti. Atalay, devletin farklı kurumlarının İmralı ile de görüşeceği bilgisini verdi.
Terörle mücadele ve ‘Kürt sorunu’nun çözümünde gelinen noktayı ve atılacak adımları Star'a açıklayan Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, terörle mücadelede ‘entegre strateji’ ve ‘tam koordinasyon’a dikkat çekti. Atalay, Başbakanımızın liderliğinde; koordinatör bakan olarak ben, Adalet, İçişleri, Milli Savunma, Dışişleri bakanları, Genelkurmay, MİT, Emniyet... Bütün birimler tam bir koordinasyon içinde bu ‘entegre strateji’yi yürütüyoruz." dedi. Röportajdan dikkat çeken bölümler:
PKK SİLAH BIRAKMADIKÇA OPERASYONLAR DEVAM EDECEK
PKK'nın silah bırakmaktan başka yolu olmadığını ifade eden Atalay, "Terör örgütü silah bırakmadıkça güvenlik birimlerimizin operasyonları aynı hızla devam edecek. Hiçbir tereddüt yok. İçeride alan hakimiyeti, sınır ötesine operasyonlar devam edecek. Bizim amacımız terörü bitirmek, minimize etmek." açıklamalarında bulundu.
Silvan saldırısından sonra operasyonların arttığını hatırlatan Atalay, operasyonlar sürerken, entegre stratejinin diğer bütün enstrümanlarının da devrede olduğu bilgisini verdi. Atalay, diğer enstrümanlara ise şöyle dikkat çekti:
En güçlü enstrüman TBMM: Diğer enstrümanlar dediğimizde TBMM en önemli çatıdır. Biz sakin geçen 2009 ve 2010’da MHP ve CHP’den randevu istedik, vermediler. TBMM’de genel görüşme yapalım dedik, orada da bir şey söylemediler. Sonra, Kılıçdaroğlu’nun Başbakanımızı ziyareti bizi umutlandırdı. CHP dört partili bir çalışma önerdi. Biz de ‘olmazsa, iki parti olarak çalışalım’ dedik. MHP ve BDP’nin katılmayacağı belliydi. Bizim ikili çalışma teklifimiz hala geçerli, ama CHP illa dörtlü olsun derse, bu çözüm istememektir.
BDP ‘siyasi aktör’ olabilir: Meclis milletin iradesiyle oluşuyor. TBMM millet demek. Siyaset kurumu demek. Siyaset kurumunun üzerindeki vesayeti biz kaldırdık, halkın yeniden güvenini sağladık. BDP’nin bu sürece katkı vermesi önemli. Başbakanımızın ‘terörle aralarına mesafe koysunlar’ çağrısı çok önemli. AK Parti’nin siyaset üzerindeki vesayeti kaldırması gibi BDP de kendi üzerindeki vesayeti kaldırmalı. BDP bugüne kadar etkili bir politika üretemedi ama bu süreçte bile çaba sarfederse hala potansiyel var.
İkinci önemli enstrüman; Sivil toplum:TOBB’un organize ettiği bölge işadamları, odalar borsalar toplantıları yapıyoruz. AK Parti de milletvekilleri ve teşkilatlarıyla toplantı yaptı, devam edecek. Başbakanımız onları dinledi, tekliflerini aldı, kendi görüşlerini aktardı. Herşey konuşuldu. Söylenmedik bir söz kalmaz bizim istişare toplantılarımızda, en aykırı şeyler söylenir. Sonunda bir karar alınır ve hepimiz tek ses oluruz. Bölgede aktivitelerimizi arttıracağız. Gitmediğimiz köy kalmayacak. Yaptıklarımızı, yapacaklarımızı, düşüncelerimizi anlatacağız.
Kürtler de silaha isyan etmeli: Burada Kürt kökenli vatandaşlarımıza da büyük iş düşüyor. Bugünleri geçmişle kıyaslasınlar. Vicdanla analiz etsinler. Bizim yaptığımız bir restorasyondur. Herşey çok değişti. İyi niyetle bakıldığında herşey çok değişti, daha çok şey yapılacak. AK Parti bir imkan. Daha fazla özgürlük arayan tüm insanlarımız için bir imkan. Onların da teröre, silaha baş kaldırmaları gerekir. Terör bittiği zaman Türkiye demokratikleşmede daha çok adımlar atacak. Dini liderlerin, kamuoyu önderlerinin, STK’ların daha fazla düşünmesi lazım.
Üçüncü enstrüman; uluslar arası ilişkiler: Terörle mücadelede etkili olabilecek tüm ülkelerle birlikte çalışıyoruz. Kuzey Irak’la daha ileri görüşmeler yapıyoruz. En son Barzani geldi, Başbakan Erdoğan’ bizzat görüştü. Suriye; terörü besliyor. PYD orada destek alıyor. Terör örgütü de Suriye’deki durumdan yararlanmak istiyor. Suriye krizinin bitmesi bizim terörle mücadelemizde olumlu bir gelişme olacak. ABD; Irak’ta ve Kuzey Irak’ta etkili bir ülke. Türkiye’ye terörle mücadelede sınır ötesi operasyonlarımıza istihbarat katkısı veriyor ama beklediğimiz oranda değil. Daha ileri işbirliği, daha fazla destek mümkün. Başbakanımızın ABD başkanlarıyla görüşmelerinde bu konu daima vardır. Başbakan Erdoğan, henüz kesinleşmedi ama Şubat gibi Washington’a gidecek. Planlama yapılıyor. Ondan önce ABD İç Güvenlik Bakanlığı’ndan bana bir davet geldi. Ben önce giderim, liderlerin görüşmesi öncesi hazırlıkları yaparız.
AB; Avrupa ülkeleri terör örgütüne karşı operasyonlar yapmaya başladı. Danimarka ve Hollanda’da oldu en son. Norveç Savunma Bakanı geçen hafta konuğumdu, Roj TV’den sonra orada bir kanal kurmuşlar, onu konuştuk. Onların girişimleri olacak. Erdoğan, Berlin Büyükelçiliğimizin açılışında Merkel’le bu konuyu uzun uzun konuştu.
DAHA ÖNCE GÖRÜŞTÜK YİNE GÖRÜŞECEĞİZ
Dördüncü enstrüman; görüşmeler: 2005’te Başbakan’ın Diyarbakır konuşmasıyla odaklanan bir süreç vardı. 2009’da Milli Birlik Kardeşlik Projesi’ni başlattık. İşler iyi gidiyordu. Devletin kurumları belli görüşmeler yapıyordu. Kalıcı çözüme yönelik çalışmaları Silvan saldırısı etkiledi. Ama biz Başbakanımızın da ifadesiyle, ülkemizin milletimizin menfaati için adımları yine atacağız. Terörün bitirilmesi için elinizdeki enstrümanları iyi değerlendirmemek de eksikliktir. Devletin değişik kurumları vardır bu görüşmeleri yapmak için. Bunlar görüşmezse eksiklik yapmışlar demektir. Neden görüşülüyor demek yanlıştır. İmralı dahil her enstrüman bunun içindedir. Bundan sonraki her çalışmanın temel hedefi örgütün silahları bırakmasıdır. Ama tekrar ediyorum; silahlı terörist oldukça güvenlik birimlerimizin operasyonları devam edecektir.
TSK 35. MADDE DEĞİŞECEK
Demokratikleşme ve sivilleşme yolunda atılacak daha çok adım olduğuna dikkat çeken Atalay, darbe anayasasının, TSK iç hizmet kanununun 35. Maddesini , darbeye bahane edilebilecek diğer maddeler ve mevzuatın değişeceği bilgisini paylaştı.
JANDARMA İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NA BAĞLANACAK
Genelkurmay’ın MSB’ye bağlanması konusunda bir çalışmalarının bulunmadığını söyleyen Atalay, Jandarma'nın İçişleri’ne bağlanması gerektiğini belirtti.
ajanslar
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.