Özgür-Der AYM'nin kararını böyle değerlendirdi
22 Temmuz seçimlerinin ardından halkın yarısının oyunu almış bir partinin, liderinin ve mensuplarının konuşmalarından, açıklamalarından ve niyetlerinden ötürü “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olduğu suçlamasıyla kapatılmak istenmesi sonrasında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar sert eleştirilere neden oldu.
Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti’ye uyarı niteliğindeki kararı ve verilen hazine yardımı cezasını değerlendiren Özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci, “Kararın mahiyetinde halka karşı bir dayatma, toplumun hizaya sokulmasına yönelik bir mühendislik çabası açıkça görülmektedir. Bu açıdan AYM'nin AK Parti hakkında kapatma kararı vermemesini adeta büyük bir ‘hukuki olgunluk göstergesi’ şeklinde algılayan ve sunan yaklaşımlara katılmak mümkün değildir” dedi.
“Mazisi itibariyle en büyük işlevi Türkiye'yi siyasi partiler mezarlığına dönüştürmek olan bir yargı kurumu ile karşı karşıya olduğumuzu görmezden gelmiyoruz” diyen Şekerci, 367 skandalı ve üniversitelerde başörtüsü serbestisi getiren anayasa değişikliklerinin iptali kararlarını hatırlatarak, Anayasa Mahkemesi’nin kendisini her hangi bir hukuk kuralıyla bağlı görmediğini kaydetti.
Şekerci, Mahkeme’nin, kapatmama yönünde karar vermesini de şu sözlerle özetledi: “Ortaya çıkabilecek zincirleme krizlerin bedelini göze alamaması ve bilhassa da Ergenekon ifşaatının kapatma davası sürecine ‘ışık’ tutması karşısında AYM daha fazla riski göze alamayıp kapatma kararı verememiştir.”
Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsü yasakçılığından taviz vermemek için anayasayı nasıl ihlal ettiğinin izahını hala yapamadığının altını çizen Şekerci, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Yüksek mahkeme üyeleri ile Ergenekon zanlılarının görüşme trafiğine, kapatma davasına ilişkin olarak daha dava açılmadan Ergenekon sanıklarının sahip olduğu bilgilerin mahiyetine, mahkeme üyeleriyle bu sanıkların irtibatlarına dair herhangi bir bilgilendirme, izah çabası içinde gözükmemektedir.”
Kararla kapatma tehdidinin ortadan kalkmadığını, kararın Anayasa Mahkemesi’ni özgürlükler önünde esaslı bir barikat konumundan çıkartmaya yetmediğini kaydeden Şekerci, Bu durumda başta Meclis ve Hükümet olmak üzere halkın iradesini temsil etme iddiasında bulunan tüm kurumlar sorumluluklarının gereğini üstlenmeli ve mevki ve makamlarını üç beş gün daha fazla sürdürme uğruna bu dayatmayı sineye çekmemelidirler” uyarısında bulundu.
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.