Beşiktaşlı Zan: Gönülden bağlıyım
Futbol Federasyonu'nun aylık "TamSaha" dergisine açıklamalarda bulunan Gökhan Zan, sakatlığı ve sözleşme sürecinde yaşananlarla ilgili spekülasyonlara açıklık getirdi.
Sözleşmesinin uzatma aşamasında görüşmelerin uzamadığını belirten milli futbolcu, "Ben yönetimden normalden yüksek bir ücret talebinde bulunmadım. Medyanın beni böylesine taraftarların önüne atması ve üzerimden spekülasyon yapması hiç hoşuma gitmedi, derinden yaraladı. Benim taraftarlarımızdan ricam, basında yer alan bu tür asılsız iddialara inanmamaları. Gerçekleri sadece benim ağzımdan dinlesinler. Başkanımız Yıldırım Demirören ve menajerimiz Sinan Engin, Avrupa Şampiyonası sırasında konsantrasyonumu bozmamak, turnuva bitiminde de 40 günün üzerindeki kamp dönemi sonrasında bana rahat bir dinlenme imkânı bırakmak adına anlayış gösterdiler ve sözleşmeyle ilgili görüşmeleri ilerleyen günlere ertelediler. Tatilim bittikten sonra Başkanımız Yıldırım Demirören beni çağırdı. Daha ilk görüşmede para konusunda uzun pazarlıklar yapmadan imzayı attım ve sözleşmem uzatıldı. Sözleşmemin uzatılması hususunda bana yardımcı olan Başkanımız Yıldırım Demirören ve babası Erdoğan Demirören'e özel olarak teşekkür ederim." dedi.
- "GÖNÜLDEN BEŞİKTAŞ'A BAĞLIYIM" -
Kendisine bir çok takımdan teklif geldiğini belirten Gökhan Zan, küçüklüğünden itibaren siyah-beyazlı takıma gönül verdiğini belirterek, "Teklifler geldiği doğru. Fakat bu tekliflere rağmen takımımdan ayrılmadım, çünkü Beşiktaş'ta kalmayı çok istiyordum. Ben çok iyi bir Beşiktaşlıyım ve yıllardır bu camianın içindeyim. Beşiktaş sayesinde buralara kadar geldim. Her zaman için Beşiktaşlı Gökhan Zan olarak anılmak isterim. Beşiktaş'la görüşmeden başka herhangi bir takımla görüşmeyeceğim diye bir söz vermiştim. Bu sözümü de tuttum. Ben daha Çanakkale Dardanelspor'da oynuyorken, vefat eden babam defalarca beni Beşiktaş'ta oynarken görmek istediğini söylüyordu. Ayrıca, Dardanelspor'da Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünün görev yaptığı dönemde onlarla çalışma imkânı buldum. Ne kadar gönülden Beşiktaşlı olduğumu bir ben bilirim, bir de Allah bilir" diye konuştu.
- "BEŞİKTAŞ PARA KAZANIRSA AVRUPA'YA GİDERİM" -
Avrupa'da oynamanın kendisine gurur vereceğini açıklayan Zan, "Bu tür kararları vermek kolay olmuyor. Bunu yaparken hem eşim hem de ailemin görüşlerini alıyorum. Bu sezon için Beşiktaş'a verdiğim söz doğrultusunda kulüpte kalmamın doğru olacağını düşündük. Ama eğer ileride Avrupa'nın kalburüstü takımlardan biri Beşiktaş'a da iyi para kazandıracak bir teklifle gelirse o zaman transferi düşünebilirim" dedi.
- "SİVOK VE ZAPOTOCNY İYİ OLDUKLARI İÇİN BURDALAR" -
Takıma yeni gelen Sivok ve Zapotocny fazla tanımadığını söyleyen Gökhan Zan, "Beşiktaş forması giyen her futbolcu kıymetlidir. İkisi de kaliteli oyuncular ki burada bizimle birlikteler. Daha önce İtalya'da oynamışlar. Mutlaka takımın gücüne güç katıp çok faydalı olacaklardır. Tuna da Gençlerbirliği'nden tanıdığımız başarılı bir oyuncu. Defansın bu denli alternatifli olması rekabet ortamını arttıracak ve başarıyı beraberinde getirecektir. Beşiktaş'ın eskileri olarak bizler yeni oyunculara elimizden geldiğince yardımcı olacağız ki takıma adaptasyon süreçleri kısa olsun" diye konuştu.
Sık sık sakatlık yaşadığı için kendisine takılan "Cam adam" lakabıyla ilgili de konuşan Gökhan, "Kamuoyunda ben tepeden tırnağa sakatmışım gibi bir görüş hâkim. Şu anda omzumdaki problem dışında hiçbir sakatlığım yok. Geçen sene kaç maç oynadığıma iyi baksınlar. 20 tane Turkcell Süper Lig maçı, 5 tane de Fortis Türkiye Kupası ve UEFA Kupası maçı oynadım. Evet, belki daha fazla oynamam gerekiyordu ama sakatlıklara rağmen bu kadar oynayabildim. Daha önceki sezonlarda 35-40 maç yaptığım unutulmasın lütfen. Ayrıca, böylesine arka arkaya sakatlık yaşayan tek oyuncu da ben değilim. Örneğin, Villarreal'de oynayan futbolcumuz Nihat Kahveci'nin çapraz bağı ve üst adalesi koptu. Emre Belözoğlu Newcastle'da oynarken sakatlıkla ilgili birçok şanssızlık yaşadı. Bunlardan daha ağır sakatlıklar geçirenler de var. Çok şükür, benim yaşadığım ağır sakatlık yok ama sanki tek sakatlanan benmişim gibi bir tablo oluşturuluyor. Ayrıca, ne Fenerbahçeli ne de Galatasaraylı bir futbolcuya bu yapılıyor" dedi.
- "ÜZÜLMEZ VE TORAMAN'IN YOKLUĞUNU ARAMAYIZ" -
İbrahim Üzülmez ve İbrahim Toraman arasında yaşanan olayla ilgili görüşünüde belirten Beşiktaşlı futbolcu, "İkisi de uzun zaman birlikte oynadığımız futbolcular. Çok üzüldüm. Onlar da hadisenin bu aşamaya gelmesini istemezlerdi. Olayın boyutları ve öncesi hakkında da tam fikir sahibi değilim. Kadro dışı bırakılmaları yönetimin kararıdır ve benim bunun üzerine konuşmam yerinde olmaz. Taktiksel açıdan bakarsak, o bölgeye yapılan transferlerle yeni bir sistem oluşacaktır ve herkesin bu sisteme ayak uydurması gerekecektir. Bu bakımdan, iki oyuncunun yokluğunun bizleri çok etkileyeceğini düşünmüyorum" dedi.
Özel hayatında ailesiyle ilgili bazı sağlık problemlerinin bulunduğunu belirten milli futbolcu, "ıÜüBaşımı yastığa koyduğum zaman çok da rahat uyuduğumu düşünmüyorum. Allah'a şükür sağlığım yerinde ama ailemi ve geleceğimi düşünüyorum. Engelli babam beş yıl önce vefat etti. Annem böbrek hastası, kız kardeşim de engelli. Evli ablalarıma bile ben yardım ediyorum. Belki bu benim kaderim ama bunu seviyorum. Onlara el uzatmaktan, bakmaktan mutluyum. Sağlıklı olduğum müddetçe onların yanındayım. Bu durum bana ister istemez bir stres yüklüyor. Kazandığım paraları düşünürseniz, bunu sırf zevk ve eğlence için değil, ailemin geleceği için kullanıyorum. Onlara güzel bir hayat yaşatmak istiyorum" diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.